Nurcan Bekar Utancık
Tarih: 24.06.2020 22:23
ÖLÜM GERÇEĞİ
Vurma taşa gelir başa!
Vurma tahtaya gelir haftaya!
Ağzından yel alsın !
Vs. günlük yaşayışımızda, ölümle ilgili ne çok telkinde bulunuyoruz. Bütün bu telkinler ölümlü olmanın farkında olan insanoğlunun, sonsuz yaşama arzusundan gelir. Evet, bütün canlılarda olduğu gibi, insan içinde ölüm kaçınılmaz bir zorunluluktur. Ve her insan ölümü tadacaktır. Bilinç altına ötelediğimiz, soğuk yüzüyle yüzleşemediğimiz ölüm de hayat kadar gerçektir. Yaşamımızın bir sonu olduğunu içselleştirmek, ölümle hayat arasında sürekli bir bağlantı kurmak,yaşama dair sağlıklı bir bakış olacaktır. Çünkü, ölümün farkındalığı insana has bir duygudur. Ölüm, hayat kadar gerçektir ve yaşamla iç içedir. Biz insanoğlu,
ölümü düşünmeli; öldüğümüzü, başımızda ağlayanları, yıkanıp kefene sarındığımızı, toprağa gömüldüğümüzü vs. zihninizde canlandırmalıyız. Böylelikle nefsi ölüme ölümden önce alıştırır ve terbiye etmiş oluruz. Ölümle rabıtalı olmaktır bu.
Dünyayı titreten salgın, bizi ölümün soğuk yüzüyle yüzleştirdi. Fâni olduğumuzu bir kez daha hatırladık. Ölüm gerçeğiyle beraber, her hangi bir statünün, veya zengin olmanın, şu ya da bu aileye mensup olmanın hiç bir öneminin olmadığını gördük. Her ne kadar tıp gelişti, şu veya bu testleri yapın, şunu tüketin ötekini bırakın gibi, söylemlerle ölüm gerçeğini bastırmak istediyseler de dünya ölüm haktır gerçeğini acı bir şekilde yaşamıştır. Kadîr-i Mutlak Rabbim, hayatı ve ölümü bütün canlılar için taktir etmiştir.
Ecdadimizin duasını, bizlerde devam edelim. Mevlam güzel ölümler nasip etsin inşallah. Sevdiklerinizle helalleşerek, Kuran okunarak, zemzem suyu içirek bir vedalaşma nasip olsun inşallah. Salgınla yaşanan toplu ölümler, cenaze ritüellerinin yerine getirilememesi, güzel ölümler için ne çok dua etmemiz gerektiğini göstermiştir. Ölümün de hayırlısını istemek gerekir. Ölüm gerçeğini kavramamız dileği ile..
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —