‘Senin gibi düşünenlerle değil, senin gibi düşünmeyenlerle de konuşmalıyız.Toplumumuzun buna ihtiyacı var’

Zafer Özpolat ile Pazar Sohbetleri’ röportaj serimizin bu haftaki konuğu Alman Sosyal Demokrat Parti(SPD) Milletvekili Güngör Yılmaz siyasetteki başarısını ve Şubat ayında yapılacak Hamburg Eyalet seçimlerini konuştuk.

Zafer ÖZPOLAT'in Ropörtajı 17 Aralık 2019 21:25
‘Senin gibi düşünenlerle değil, senin gibi düşünmeyenlerle de konuşmalıyız.Toplumumuzun buna ihtiyacı var’
-A +A

Sizi tanıyabilir miyiz Güngör hanım
 
12 yaşında Almanya’ya geldim. Yüksek Eğitimimi Hamburg’da yaptım. İktisat okudum. Yaklaşık 30 yıldır Çevre Bakanlığın da çalışıyorum.
 
 Siyasete ne zaman girdiniz?
 
Siyasete atılmam çok olmadı. 8 yıldır Alman Sosyal Demokrat Partisi içerisinde siyaset yapıyorum.
 
Neden SPD?
 
 Benim için siyasete girdiğim yıllar iki parti söz konusuydu. Yeşiller partisi de olabilirdi. Yeşiller bana çevreci olarak cazip geliyordu. Sonra düşündüm çevreci olmak her parti içinde mümkün gelir ve olmalı da. Bir de sosyal demokrasi benim için çok önem verdiğim bir değerdir. Benim fikirlerime düşüncelerime daha yakın gördüğüm için tercihim SPD oldu.
 
Partide belli bir göreviniz var mı?
 
 Kendi bölgemin yönetimindeyim. Çünkü hem çalışıyorum hem de milletvekili olarak çalışma yürütüyorum. Milletvekili olarak da biliyorsunuz Katip olarak Meclis Başkanlık Divanında yer alıyorum. Kaç yıldır SPD milletvekilisiniz? Şubat ayında beş yılımı tamamlıyorum.
 
 Gördüğüm kadarıyla profesyonel bir kadro ile çalışıyorsunuz. Kemal Doğan gazeteci arkadaşımızda sizin basın danışmanız olarak görev yapıyor. Profesyonel kadro ile çalışmak avantaj mıdır ?
 
Evet kesinlikle avantajdır. Sonuçta milletvekili olarak halkın vekilisiniz. Halka profesyonel bir kadro ile hitap etmek başka olur. Kemal Doğan arkadaşımızın her sözüne inanıyorum. Kendisine çok güveniyorum ve bu açıdan kendimi çok şanslı görüyorum. Çok konularda kendisi ile istişare ediyorum. Ayrıca Ayşe Hanımda kısıtlı bir zamanla yanımda yer alıyor ve bana özellikle halkla ilişkiler ve duyurular konusunda asistanlık ediyor. Oda benim için çok özel bir insan ve her zaman verdiğim görevde çok güvendiğim bir insan. Ona da çok teşekkür ediyorum. Burada şunu tespit ediyorum. Yanıma aldığım insanlar hep doğru insanlar oldu. Sorunun diğer kısmına gelince: Beni halk seçti. Ben Eyalet Meclisinde halkın vekili olarak halk ile ilgili alınan kararları, Eyalet meclisinde konuşulanları halkla paylaşmak istedim. Her Meclis oturumunda sonra bir Bültenle kamuoyu ile paylaşan ilk milletvekili oldum. Gördüğüm kadar benden önce ve bu güne kadar kimse bunu yapmamış. Çok büyük kitleye de ulaştırıyorum. Benim için bu bilgileri halkla paylaşmak çok önemli, çünkü Türkiye kökenli insanlarımızın Hamburg siyasetinden çok fazla bilgileri yok. İnsanlarımızın büyük bir kısmı Türkiye haberlerini daha yakından takip ediyor, daha fazla Türkçe televizyon seyrediyor. Ama yaşadığımız ülkenin ve kentin içinde olan biteni ve konuşulan ve karara bağlanan konuları bilmesinde fayda var diye düşünüyorum. Türkçe Almanca olarak ulaşabildim Alman toplumu ile de paylaşıyorum. Bunu partim SPD’ye de önerdim. Böyle çalışmayı partimin de yapmasını isterim.

 
 
 Yakında Hamburg Eyalet seçimleri var. Bu seçimde seçilme şansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Bu dönem seçilmek geçen seçimden daha zor. Bunu söyleyebilirim. Sosyal Demokrasi tüm Avrupa’da hatta dünyada zor bir dönem yaşıyor. Hamburg SPD’sinin durumu daha iyi olsa da yine de bu etki alanında. Buna rağmen Hamburg’da Ben seçileceğime güvenle bakıyorum. Çünkü milletvekili olarak çok hizmet verdiğime inanıyorum. Ayrıca Hamburglular için her hafta güncellediğim ve servis ettiğim Etkinlik Takvimi bile çok istenilen bir çalışma. İhtiyaç olduğunu gördüğüm için bu çalışmayı başlattım. Çok insan şimdi faydalanıyor. Seçileceğime yürekten inanıyorum. Beni seven ve çalışmalarımı takdir eden herkesi bu seçimde sandığa davet ediyorum.
 
Ali Şimşek’te sizin bölgeden aday oldu. Sizi seçimde zorlar mı?
 
 
Ali Şimşek kardeşimiz geçen seçimde de vardı. Beni zorlayacağını tahmin etmiyorum. Onun kitlesi ile benim kitlem farklı. Ayrıca listede olan herkes herkesi biraz etkiler, bu Alman adaylar için de geçerli. Ben bu seçimde de tekrar meclise gireceğime inanıyorum. Tercih oylar etkili olacak. Tercihli oylar hemen hemen tüm Türkiye kökenli adaylar için önemli.
 
 
Genelde milletvekili olarak kurum, kuruluş, dernek ayrımı yapmadan her toplantıda genelde bulunuyorsunuz. Diğer Türk asıllı bazı vekillere baktığımızda belirli kesimlerin toplantılarında daha çok görüyoruz. Sanki belirli kesimin vekilimiş gibi hareket ediyorlar. Sizde bunu göremiyoruz . Neden?
 
 
 Önce bu tespit için teşekkür ederim. Ben seçilmeden önce de milletvekili olursam, halkın vekili olacağım dedim. Faşist, ırkçı kesimlerin toplantılarına tabiiki, katılmam. Ama ayrım yapmadan belirli bir kesimin değil herkesi kucaklayan milletvekili olarak toplantılara katılıyorum. Benim özelliğim yaşam görüşüyle ilgili bir durum. Hiçbir etnik veya dinsel kökene bakmadan insan olduğuna bakarım. İnsanları anlamak için onların içinde olmanız lazım. Alman Cumhurbaşkanı Steinmeier’in bir sözü vardır. Ben o sözleri o kadar çok beğendim ki, çünkü benim düşüncelerimi yansıtıyor. ‘Senin gibi düşünenlerle değil, senin gibi düşünmeyenlerle konuş. Toplumumuzun buna ihtiyacı var‘. Bu sözü çok beğendim. Halkın milletvekili de bence böyle olmalıdır. Ön yargılardan kaçınmak lazım. Ön yargılarla mücadele etmek lazım. Bakıyorsunuz düşüncesinden dolayı çekindiğiniz insanların içine girdiğinizde, kendilerini biraz yakından tanıdığınızda öyle çekinecek bir durum olmadığını görebildiğiniz anlar oluyor. Birbirimizle yaşamanın tek yolu birbirimize gitmektir. Mesela senin de bildiğin bir Kadınlar matinesi vardı. Ben Milletvekili olarak oraya gideyim mi?, gitmeyeyim mi? diye çok düşündüm. Milletvekili olmadan önce de hiç bir matineye katılmamıştım ve öyle sadece kadınlara yönelik bir eğlenceye de sıcak bakmıyordum. Sonra İnsanların tercihlerine saygı duymam gerektiğine ve oraya giden kadınları görmem, tanımam ve konuşmam gerektiğini düşünerek gittim. İlk kez milletvekili görmüş insanlarla karşılaştım. Aralarına girdiğim için sevinen, bana sarılan kadınlar oldu. Bir milletvekili için değişik toplumlara girmek bir şanstır.
 
Toplumda vekillerimize tepkilerde var. Bir çok insanımız Türk vekillerimizin seçimden seçime kendilerini hatırladığını söylüyorlar.
 
 
Bu her zaman söyleniliyor. Ben de diyorum ki, ben seçildiğimden bu yana aileme bile doğru dürüst vakit ayıramadım. Çünkü seçildikten sonra ister istemez uğraş vermek zorundasınız. Üstlendiğin bir sorumluluk var. Çevre bakanlığındaki işime gidiyorum. Meclis oturumları, akşamları komisyon oturumları parti toplantıları, hafta sonları etkinlikler oluyor. Şunu da söyleyeyim davet edildiğim hemen hemen her toplantıya gittim. Herkes benimle konuşabilir. Sosyal medyada ulaşabilir. Özel telefonum bile ortalarda. Bazı insanlarımızın oturum dahil kurumlarla ilgili değişik sorunları var, onlarla ilgilendiğim oluyor. Kurumlar içinde bazı işlemlerde düzeltmelerin olması gerekiyor. Bazı yerlerde işinin hakkını vermeyen personellerin olduğunu düşünüyorum. Böyle konuların üzerine ancak içerden gidebilirsiniz ve mekanizmalar çok yavaş işliyor. Sorunu olan insanımız ister istemez seni buluyor. Bizi onlar seçtiği için onlara hizmet için elimden geleni yapıyorum. İlerde Bakanlıktaki iş saatimi daha da azaltmayı düşünüyorum.

 
 İnter Hamburg Futbol kulübünün saha sorunu vardı. Saha verilmediği için ligden çekildi. Sizin bu konuda çalışmanız oldu mu?
 
Önce bir yazı okudum. Sizin bir haberinizdi galiba ‘Türk kökenli vekiller nerede? ‘ diye. Şimdi bilmediğiniz bir konuda sesiniz çıkmaz elbet. Her şeyden haberdar olup, kendiliğimizden orada olmamamız mümkün değildir. Bana doğrudan bir yardım o kulüp yöneticilerinden gelmedi. Bu haberi okuduktan sonra bu kulübümüzün yöneticisini aradım ve bir konuşma aramızda geçti. Bu durumla ilgilendim. Yetkili kişilere anlattığımda onlar bu durumdan haberdar olduklarını söylediler. Kazım Abacı başta olmak üzere bir çok ilce milletvekili de bu konu ile ilgileniyormuş. Hal böyle olunca benim de araya girmemin anlamı yoktu. Hatta kurumlarda tepki uyandırıyor. Bir şey yapacaksanız elli kişiyi bu işin içine karıştırmayacaksınız. Ben bu duruma girince baktım ki bana gerek kalmadı. Çünkü bir çok kişi işin içinde.
 
Şubat seçimlerinden sonra bir Türk kökenli milletvekilinin bakan olma şansı var mı?
 
 Ben beklemiyorum. Koalisyon hükümetlerinde partnerlere düşen bakanlık sayısı azalıyor. Bakanlık yapmış tecrübeli insanları muhtemelen yeniden bakan yapacaklardır. Onlar dururken bu işleri yapmamış, yüksek düzeyde deneyimi olmayan birinin bakan olacağını tahmin etmiyorum.

 
 
Güngör Yılmaz’ın siyasetteki hedefi nedir?
 
İlk önce Şubat ayında yapılacak Hamburg Eyalet seçimlerinde milletvekili olarak seçime girmek istiyorum. İlk hedefim budur. Daha sonra başlatmış olduğum çalışmaları daha derinleştirerek genişletmek istiyorum. Siyaseti insanlara aktarabilmek, Hamburg’da olan biteni kamuoyuna bilgilendirmek. Kadınlara ve çocuklara yönelik yaptığım çalışmaları daha yoğunlaştırarak yapmak istiyorum. Bir kadın milletvekili olarak en ücra yerdeki kadınlarımıza ulaşmak istiyorum. Erkek milletvekilinin yapamadığını yapmak istiyorum. Onların sorunlarını siyasete taşımak istiyorum. En önemlisi çocuk hakları konusu var. Bu konu beni çok etkiledi. Bu konuya çok önem vereceğim. Almanya’da çocuk haklarının anayasaya girmesi söz konusu bugünlerde, bu bir siyasi talep. Bir çocuğun sağlıklı yetişmesi, ihtiyaçlarının her şeyden önce olması ve devlet tarafından korunması, şu anda var. Ama Anayasal hak değil. Bütün dünyada çocuk haklarının anayasal hak olmasını istiyorum.
 
 
Gençlerimize tavsiyeleriniz var mı?
 
 
Evet var. Önce bulundukları toplumu tanımalarını ve kendi gruplarının dışına çıkmalarını istiyorum. Almanya’da çok renklilik var, çok renkliliğin en güzel biçimde yaşanmasını istiyoruz. Ama kendimiz teklik içinde kalıyoruz. Mesela bir okulda gençler Türk grupları içerisinde kalıyorsa gelişmesi açısından yetersiz kalabilir. Başka kültürde yaşayan insanları da tanıma imkanı varken, sadece kendi kültüründeki insanlarla bir arada kalmaları olmamalıdır. Her türlü bilgiyi almaları lazım. Almanya bilgi toplumu sosyal ve ekonomik yarış birazda bilgiden geçiyor. Çoğumuz aile içerisinde o kadar geniş bilgiyi alamıyoruz. Bilgili gençler yarışta her zaman bir adım ilerde olacaklardır. Ona önem vermelerini, ailelerin de bu konuda kendilerine yeterli destek vermeleri gerektiğine inanıyorum. Gelelim meslek kısmına. Yine bilgi eksikliği var. Ailelerde de eksiklik var. Çoğunlukla kalıplaşmış meslekler aklımızda ama dünya değişiyor, teknoloji değişiyor. Ona göre meslek seçimlerini en geniş bilgi çerçevesinde iyi şekilde yapmaları lazım. Başarılı bir iş hayatı için iyi bir meslek seçimi gerek. Gerekirse bu konuda danışmanlık alsınlar.
 
Güngör Hanım, verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Şubat ayında yapılacak Hamburg Eyalet seçimlerinde size başarılar dilerim.
 
Zafer bey, bana bu fırsatı verdiğiniz için bende size teşekkür ederim.
 

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı