‘Gelecek nesiller için el ele verelim’

Gazetehamburg röportajlar serisinin konuğu Hamburg Türk Kültür Merkezi başkanı Şahin Almaoğlu önemli açıklamalarda bulundu

Zafer ÖZPOLAT'in Ropörtajı 5 Mart 2019 22:53
‘Gelecek nesiller için el ele verelim’
-A +A

Röportaj Zafer ÖZPOLAT


Sizi tanıyabilir miyiz? 

Şahin Almaoğlu kimdir?
 
1975 İstanbul Kasımpaşa doğumluyum. Yaklaşık 1988 yılında Almanya’ya gelmiş bir şahsiyetim.
 
Nasıl Ülkücü harekete girdin? Neden Ülkücü hareket
 
Almanya’ya geldikten sonra sizde biliyorsunuz  Yunus Emre teşkilatı vardı. Ben Almanya’ya geldikten sonra spor ile tanıştım. Spor ile tanıştıktan sonra  yol güzergâhında Yunus Emre camisi ile tanıştım.  Orada bulunan Ülkücü abilerimle tanıştım. 1990 yıllarında ülkücü hareketin içine girmiş oldum.
 
Türkiye’de Ülkücü hareketin içinde miydiniz?
 
Hayır değildim.
 
Türkiye’de siyasi düşüncen farklı mıydı?
 
Zaten ben buraya 13 yaşında geldim. O yaşlarda bazı şeyleri duyuyorsun ama  Türkiye’de yetişen ortaokul öğrencisi bir gencin  düşünceleri hele hele 1980’lı dönemleri  atlatmış bir kuşağız. 1980 yıllarının kuşağı biz değiliz. Buraya geldiğimde oradaki durum ile buradaki durumun farklı olduğunu gözlemleyebildim. Neydi oradaki farklılık
Bizim Alevi vatandaşlarımızla hiçbir ayrımcılığımız yoktu. Benim sıra arkadaşımı bile yıllar sonra öğrendim Alevi olduğunu, biz onların evine giderdik yer içerdik. Oturup sohbet ederdik. Ancak buraya geldikten sonra  artık ne hikmetse buradaki körüklenen efendime söyleyeyim Alevi Sünni yarasını deşmek isteyen insanlar burada daha mı faaldi, Türkiye’de ki, olayları o zamanlar benimseyemedik mi? Artık ne derseniz deyin.
 
Hamburg’da Ülkücü harekete ait derneğin başkanlığını kaç yıldır yapıyorsunuz?
 
Şu anda mevcut iki yıldan bu yana yapıyorum. 2005 yılında da ben dernek başkanıydım.
 
Kaç üyeniz var?
 
Şu anda üye sayımızı tam olarak söylemeyeyim.  Hitap etmiş camianın sizde biliyorsunuz, Hamburg’da 93 bin insanımız yaşamakta bu insanlardan 50 bine yakını Türkiye’de seçime katılabilen insanlarımızdır. Bize gelen istatistiklerde 31 Aralık 2018 tarihi itibari ile  seçmen sayısı bu kadar.
 
Türkiye’de kurulu bir parti MHP’nin temsilcisi ülkücü hareketsiniz. Fakat sizi Avrupa’da özellikle Almanya’da Faşistlikle suçluyorlar. Gerçekten faşist düşüncede misiniz? Siz kendinizi tanıtamıyor musunuz?
 
Sesimizi yeterince tanıtmamaktan bu sorun değil, biz  Türk federasyonuna bağlı bir derneğiz. Yaklaşık 270 tane Türk Federasyonuna bağlı derneklerden biriyiz. Bu soruların sorulması gereken merci  Türk Federasyonudur. Çünkü biz Türk federasyonuna bağlıyız. Eğer derseniz Hamburg’da ne gibi girişimlerde bulundunuz. Biz yapmış olduğumuz faaliyetlerle sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ama bizim sesimiz gerek Alman  mercilerinde olsun,  gerek Alman mercilerine odaklanmış zihniyetler  kendi tabirleriyle Türkiyeli olan şu andaki mevcut milletvekilleri olsun  bizleri burada değişik lanse ettiriyorlar.  Biz bunlardan üzüntü duyuyoruz.
 
Ülkücü Hareketin sembolü Bozkurt işareti Avusturya’da yasaklandı. Almanya’da da böyle bir girişim var?
 
Sevim Dağdelen Hanım efendi ben yine de Hanım efendi diyeyim. Söylemleri oldu .Fakat Almanya’da Allaha şükür böyle bir durum yok. Sadece bildiğim kadarıyla Avusturya yasakladı. Sadece ülkücü hareketin sembolü bozkurt değil, Rabia  ve zafer işareti de yasaklandı. Üzücü olan bizim Bozkurt işareti ile  Rabia işaretinin  terör örgütlerinin işareti ile bir tutan zihniyeti kınıyorum.  Çünkü Bozkurt’un ne anlama geldiğini bilmeyip, kültürel anlamda nasıl bir özdeyiş olduğunu bilmeden yargılamak ne kadar tarihsel bir bilgi ile yapılıyor onu onların inisiyatifine bırakıyorum.
 
Milliyetçilik faşizmimdir mi?
 
Milliyetçilik faşizm değildir. Bugün dinimizin içeriğine baktığınız zaman  hatta Kuran-ı Kerimde ben sizleri kavim kavim yarattım. Diyor. Birbirinizle tanışıp koklaşın  hasbihal edin diyor.  Peygamber efendimiz bile bana Bilal’i Habeşi çağırın bana demiş. Millet itibariyle çağırmak demenin faşizm ile ne alakası olur. Faşistlik nedir?
Sadece yaşamış olduğumuz ülke bu ithamla  fakat Almanya yıllarca bunun mücadelesini verdi. Bu mücadeleyi verirken kendi yapmış oldukları zihniyetle bizim yapmış olduğumuz zihniyet ile bağdaşık kurulamaz. Çünkü hiçbir Müslüman Müslümanlık zihniyetini güder. Çünkü hiçbir kimse faşist olamaz.  Türklük gururu İslam ahlak ve fazileti diyoruz. Bunların ikisini bağdaştırdığın zaman tabii ki,  bizler kendi devletimizin kendi milletimizin daha güçlü sağlam bir zeminde isteyen bir zihniyetiz. Bunu diğer devletlerle birlikte diğer milletlerle birlikte  tanışıp, koklaşıp, paylaşarak ta  yapmak istiyoruz.
 
Geçmişte yaşanmış Çorum Maraş katliamları var. Bu katliamlarda Ülkücü hareketin içinde olmasını nasıl karşılıyorsunuz?
 
Maalesef o dönemlerde sosyal medya ağı bu kadar gelişmemişti. İnsanlarımızın kültürü o zamanlar  daha azdı. Diyaloglar daha azdı.  İnsanlar birbirleriyle konuşmuyordu. Bazı kesimlerde halen aynı durum var.  O olayların kimin düzenlediği sonradan ortaya çıktı. Hepsi de delilleriyle ortaya çıktı. Bizim insanımızı kardeşi kardeşe kırdırdılar.  Ben 15 Temmuz da Türkiye’de olan birisiyim.  15 Temmuz’u bire bir yaşadım.  NATO’nun , ABD’nın Türkiye’mizde yapmış olduğu faaliyeti ele başı FETÖ örgütü ile maşa olarak kullandığı hareketten başka bir şey değildi. Çorum Maraş olayları Türkiye’mizin başına çorap örmekten başka bir şey değildir. O dönemde nasıl kardeşi kardeşe kırdırdılarsa 15 Temmuz da da kendi askerimizi kendi milletimize kırdırmaya çalıştılar.
 
Bu katliamlardan dolayı ülkücü hareketin bir özür borcu yok mudur?
 
Ülkücü hareket geçmişte yaşanan olaylardan dolayı niye özür dilesin ki, kendi milletini ,kendi vatan toprağını savunmak  şunu da söyleyeyim. Savunma noktasında ülkücü hareket çok bedel ödedi. Bu dava beş bin üzerinde şehit verdi. Sovyetlerin dağılmasında sonra gelişen Mao ve Lenin zihniyetine karşı ülkücü hareket  vatan toprağını müdafaa etmek zorunda kaldı.
 
Sayın Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanımız ile ilgili bir çok söylemleri vardı. 15 Temmuz sonrası Cumhurbaşkanımızın da, sayın Bahçeli hakkında ki söylemleri unutuldu. Şimdi birlikte hareket ediliyor. Bazı ülkücüler bu birlikteliğe karşı çıkıyor. Sizin bu konu da düşünceniz nedir?
 
Siyaset dedik ya siyaset bir dönme dolap kapı gibidir. Siyaset noktasında Sayın Devlet beyin bugüne kadar AKP ile ters düşmesinin sebepleri bellidir. Çözüm sürecinden tutun Habur kapısı karşılamaları bunlar bizim arkadaşların gerilim getirdiği nokta mesela insanımızın başına akil  insanlar tayin etmeleri ,milli politikalarda zaafa uğratmaları bizim çizgimizde olmayan bir duruştu. Buna karşı MHP ve ülkücü hareket sessiz kalmadı. Ülkücülerin lideri Sayın Devlet Bahçeli bunu hep dile getirdi. Gülen cemaati ile ilgili endişelerini hep dile getirdi. Tarih gösterdi ülkücü hareketin lideri bu noktada haklı çıktı.  Haklı çıkmış olduğu bu davada da ülkücüler olarak arkasındayız. Bizim aramızdan da ayrılanlar oldu. Hatta ayrı parti kurdular.
 
Ozan Arif ülkücü hareketin simge ismiydi. Vefatında ülkücüler ne bir taziye nede bir katılım sağladılar. Genel merkezin tavrına uydular. Doğrumu bu tavır?
 
Allah rahmet etsin. Ozan Arif’in geçmişi ile nasıl ki 15 Temmuz öncesi ve sonrası  mevzular var. Bir insanın geçmişinde yapmış olduğu hizmetlerin bu gün bize sövmesine neden olmadığını düşünüyorum. Liderimizin hakkında yapmış olduğu  şiirler söylemler  biz ülkücüleri tasvip etmediği bir durumdur.  Biz liderimize inanıyoruz.
Başbuğ Alparslan Türkeş’in  fikirlerinden taviz vermemesini benimsiyoruz. Herkes haddini bilmesi lazımdır. Bugün Ozan’da olsanız ,Ali’de ,Şahin’de olsanız hareketin içerisinde hareket hırkasını giydiğin müddetçe  insanlar sana mütevazi davranır. Ama o harekete hainlik yaptığın zaman , o hareketi bölmeye çalıştığın zaman  insanlar sana geçmişteki değeri vermez. Aslında ben Giresun Alucralıyım. Benim Annem ve babamın doğmuş olduğu ilçedir. Annemin ve babamın doğduğu köy rahmetli Ozan Arif’in doğmuş olduğu köydür. Bizim hasımlık bağımızda var. Bu demek değil k, ben bir ideolojinin mensubuyum.  Biz hiçbir zaman bölge milliyetçiliği yapmayan bir zihniyetiz.  Evet Ozan arif ülkücü hareket için büyük bir değerdi. Ben bu değerin arzu ederdim ki,  helalleşerek bu dünyadan ayrılmasını  isterdim.
 
Ülkücü hareket Avrupa’da ve Almanya’da ne gibi çalışmalar yapıyor?
 
Konfederasyon olarak bir çok ülkede faaliyetteyizKültür faaliyetleri ve kendi çatısı içerisinde birlik ve beraberlikleriyle birlikte eğitim seminerlerinden tutun ramazan programları , Türkiye ve Almanya siyasetini ilgilendiren içerikli mesajlar veriyoruz.
 
Hedefiniz üye sayısını artırmak mı olacak?
 
Biz göreve geldikten iki yıl içinde üye sayımızı artırdık. Yeni bir yere taşınma hedefimiz var. Eskiye naziren daha çok ailelerle çalışıyoruz.  Hamburg Türk Kültür Merkezi olarak çocuklarımıza din ahlak kültür dersleri veriyoruz. Şu andaki 200 metrekarelik yer bize kafi gelmiyor.  Ramazan boyunca verdiğimiz iftar programlarımız devam edecek.
 
Derneğin faaliyetlerini durdurulması ve kapatılması söz konusu değil galiba? 
 
Hayır, hayır böyle bir şey söz konusu değil, biz yaklaşık 1977 yılında kurulmuş bir derneğiz. Biz Alman devletinin yasalarına  uygun bir şekilde kurulmuş bir derneğiz.  Bizim çocuklarımız burada doğuyor. Biz buralıyız.  Bu memleketin başı ağrısa bizim vücudumuz ağrır. Eğer Türkiye’yi düşündüğümüz kadar bu memleketi düşünmezsek  birlik beraberlik ve yaşam söz konusu olamaz.
 
İyi parti Hamburg’da örgütleniyor. Sizden kopmalar var mı?
 
Bizim üyelerimiz arasında üç ve dört arkadaş var. Zaten Hamburg’da bu parti bu üç dört arkadaştan ibaret zaten.
 
Üç cümle ile nasıl kendinizi tanımlarsınız?
 
Milliyetçi, muhafazakâr, vatan ve millet aşkı ile  yaşayan bir insandır.
 
Ülkücü bir dernek olarak diğer derneklerle ilişkileriniz var mı?
 
Biz bugüne kadar bize gelen davetlere katılmaya çalışıyoruz.  Erol Buldak, Erkan Erçin olsun  kendileri beni şahıs olarak tanırlar.  Bu insanlarla güzel sohbetlerimiz oluyor. İnsanlar tanımadıkları zaman beni değişik şekilde düşünüyorlar.  Halen 1970 lı yıllardan çıkamayan zihniyetlerde var. Bu görüştüğümüz insanlar benim ne kadar centilmen ve insan sever olduğumu bilir.
 
Son olarak mesajınızı alabilir miyim.?
 
Gönlüm buradaki STK’ların birlik beraberlik çalışmasını arzu ediyorum.  Bize üye olan arkadaşlarımızı ziyaret edip konuşuyoruz. Üye olmayanları bu camiadan derneğimize kazandırıyoruz. Ancak benim arzum buradaki insanımız lobilleşsin, Türkiye siyasetini bir kenara bırakarak ,Türkiye siyasetinin düşünce tarzı ile değil bizim burada doğan halen birinci ve şu ana kadar ki jenerasyon’ a kadar olan çizgide  nasıl ne gibi şekilde burada yaşayan evlatlarımıza nasıl bir gelecek bırakabilmeliyiz.  Onun kaygısı içinde olmalıyız. Buradaki faaliyetler buna göre yapılmalıdır. Ben böyle düşünüyoruz. Biz her türlü teklife açığız. Herkesle kucaklaşmaya açığız. Bizimle alakalı bir bilgi paylaştıkları zaman bizi tanımalarını istiyoruz. Bizim hakkımızda İslamcı faşist diyecek kadar bağnaz olan bir zihniyet bile çıktı. Bu zihniyeti kınıyorum. Bunlar bizi nasıl karalarlarsalarda bile insanımız bizim duruşumuzu biliyor
 
Ülkücü Atatürkçü müdür?
 
Tabii ki, Atatürkçüyüz. Ülkücü atasını sever. Ülkücü Bilgehan’ı sever.  Biz Atatürk demiyoruz. Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk diyoruz.
 
Ülkücüler başbuğ olarak Alparslan Türkeş’i görmüyor mu?
 
Bizim için Bilgehan’da Atatürk’te , Alparslan Türkeş’te başbuğdur.
 
Evde nasılsınız?
 
İki çocuk babasıyım. Allaha şükür mutlu bir yuvamız var.  Ben yaklaşık 30 yıldan bu yana  benim eğitmenlik tarafımda var. Uzak doğu sporlarıyla uğraşıyorum.  Dünyaca ünlü bir federasyonun siyah kemer hocasıyım.  Benim milli sporculuğum da var.
 
Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim Allah razı olsun
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv