12 Temmuz 2020 21:39
-A +A
Regiman Deniz

Yeni Medyada Yankı Odaları

Regiman Deniz ( Yazar )gazetehamburg.com

İnternet iletişim sistemleri ile birlikte uçsuz bucaksız bir enformasyon evrenindeyiz.
Facebook, Twitter gibi kişiselleştirilmiş sayfalarımızla ve takip ettiğimiz yayınlarla bu evrende yerimizi alıyoruz. Sahip olduğumuz ideolojileri yansıtarak söz alıyor, etkileşim kuruyor, dünyada olup bitenleri anlık takip ediyoruz.
Peki, yeni medyanın bize getirdiği hızın ve ifade etme özgürlüğünün bir yandan da bizleri kısıtlamaya uğrattığının farkında mıyız?
İletişim bilimleri kapsamında incelenen “yankı odaları”, “filtre baloncukları”, “post-truth” gibi kavramlar aslında hissettiğimiz gibi çok da özgür olmadığımıza dair fikirler veriyor.
Filtre Baloncuları olarak bilinen “yapay zekâ ve İnternet algoritmalarıyla kurulan kodlu sistemler” sayesinde geçmiş aktivitelerimiz, tarihsel akış kayıtlarımız hesaplanarak beğeneceğimiz iletiler tespit ediliyor ve karşımıza çıkartılıyor. Kimlerle arkadaş olabileceğimiz, nelerden hoşlanacağımız, nerelere gitmek isteyebileceğimiz gibi soruların cevaplarını bilen, bizleri çok iyi tanıyan sistemlerin geliştirilmesiyle kendi sesimizi güçlendirebileceğimiz alanlar oluşuyor.
Tüm bu özgürlük ağı içerisinde “Yankı Odaları” olarak tanımlanan görünmez odalarda buluyoruz kendimizi.  Sürekli aynı odanın içerisinde benzer konu ve düşüncelerle kendi doğrularımızı güçlendiriyor ve başka alternatif düşüncelere ihtimal veremez hale geliyoruz. Yankı Odaları’na o kadar kapanıyoruz ki fanatikleşiyoruz. Bunun sonucunda farklı düşünenleri hemen mimleyip hayatımızdan engelleyebiliyoruz, onları hem sanal hem de gerçek dünyadaki kesişim noktalarından hızlıca kaldırabiliyoruz. Özgür oldukları ortamlarından bize söz iletme hakkını ellerinden alıyoruz. Kutuplaşıyoruz…
Bu noktada hakikat de değersizleşiyor. Nesnel hakikatlerin önüne fanatikliğimiz geçmiş oluyor. Gerçek soluklaşıyor ve Post Truth dediğimiz “Hakikat Sonrası” kavram güçleniyor.
Ralph Keyes’in bu konuda, “Hakikat Sonrası Çağ” isimli kitabı Post-Truth kavramını aydınlatan önemli kaynaklardan biri. Öznel gerçekleme yoluyla yalan ya da çarpıtılan bilginin değer görüp hızlıca yayılmasının post-truth dönemle ilişkisini sunuyor.
Akdeniz Üniversitesi İletişim Dergisi’nin yeni sayısında Ayşe Fulya Şen ve Hacer Taşdelen, “Post-Truth Siyaset Bağlamında Yeni Medya: 2019 Yerel Seçimi Örneğinde Bir İnceleme” isimli çalışmalarıyla hedef reklamcılık ve siyaset düzleminde post-truth gerçeğini inceleyerek önemli sonuçlara ulaştılar. Araştırmacılar kendi ifadeleriyle, “31 Mart 2019 yerel seçimi döneminde yeni medya üzerinden yayılan yalan içerikleri” irdelediler. Haber sitelerinde ve sosyal ağlarda yerel seçim sürecinde yayılan yalan içeriklerin yoğunluğunu, hangi mecralarda, ne şekillerde üretildiğini ve içerik temalarını ortaya koyarak yeni medyanın yalan içeriklerin yayılmasında belirleyici bir rol oynadığı sonucuna ulaştılar. Araştırma kapsamında, seçimden sonra üretilen yalan içeriklerin, seçimden önce üretilen içeriklerden fazla olmasının İstanbul Yerel Seçimi’nin tekrarlanması durumuyla ilişkisi de değerlendirilmiştir.
Filtre Baloncukları, Post Truth ve Yankı Odaları kavramları temelinde yapılan benzer çalışmalar çoğaldıkça, bu konudaki farkındalık ve medya okur-yazarlığı alanındaki kabiliyetler de artacak ve medyayı yorumlamada güç kazanacağız.
Medyanız bol, sözünüz sohbetiniz yerinde olsun!
Mutlu günler diliyorum.

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Yazarlar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı