YAZ AŞKIM

Korcan YİĞİT/YAZAR

3 Ağustos 2021 14:51
A
a
Ne güzeldir yaz aşkları. Deniz, kum, güneş…
Eğlen, seviş…
Sabaha kadar dans, dans, dans...
Ye, iç, hem de dibine kadar iç. Bayılana kadar, sabah hiçbir şey hatırlamayacak kadar iç. İç ki daha güzel olsun her şey ve daha kolay unutulsun.
Maksat eğlence olsun, zaman dolsun hele kaçamak aşklar, insanın yüreğini öyle bir hoplatır ki yoktur böyle bir zevk. Biraz korku, biraz heyecan, adrenalin tavan…
Tatil biter, evli evine, köylü köyüne, evi olmayan fare deliğine...
Hep anlık zevklere dönüşmedi mi zaten hayatımız? Kafamıza göre yaşıyoruz özgürce, kimseyi takmıyoruz. Artık ne dini kurallar ve kanunlar engelleyebiliyor arzularımızı ne aile.  Hep bir açık kapı buluyor, oradan sıvışıveriyoruz.
Geleceğe dair planlarda yanımızda birilerini isteriz. Bu, vefalı bir eşin, hayırlı evladın, gerçek bir dostun olması gibi tozpembe hayaldir. Bu doğru vasıflara sahip insan arayışını da ileride kendimizi güvenceye almak düşüncesi ile dile getiririz çünkü biliriz ki herkes kafasına göre yaşar. Sabreden, gerçekten sevip değer vereni bulmak zordur. E, kişi kendinden bilir! Biri olsun isteriz ama yanımızdaki bize uysun diye bekleriz. Ortak alanın sadece bizim çizdiğimiz sınırlar içerisinde olması, paylaşımların yalnızca bizim hoşumuza gittiği sürece gerçekleşmesi ve özgürlüğümüze de karışılmaması koşulu ile beraber yaşamakta hiçbir sakınca yok. Peki, onun özgürlüğü ne olacak? O hep sadık eş, dizini kırıp oturacak mı?
HAYAT KISA…
Hayat kısa, tadını çıkarmak gerek. Bu, biraz vurdumduymaz bir tavır aslında ama gerçekten bu dünyada yaşadığın her şey yanına kâr kalıyor. Yarının garantisi yok.
Peki, böyle anlık bir yaşam gerçekten insanı mutlu ediyor mu yoksa her zevkin sonunda kendi dünyamıza döndüğümüzde daha da mutsuz bir ruh hâline mi bürünüyoruz?
Yoksa siz de çatlayıncaya kadar yiyip sonra kilo alıyorum diye pişman olanlardan mısınız?
İnanıyorum ki pek çok kez yaşadığınız kısa kaçamaklar sonrası şehvet anı geçince bunca çaba ve gayreti gereksiz bulup olmasa da olurdu, demişsinizdir. Yine inanıyorum ki pek çok yaz aşkınızın bırakın ismini, yüzünü dahi hatırlamıyorsunuzdur.
YAŞAMA DEĞER KATAN, ANILARDIR
Sadece anı yaşayarak anı biriktiremezsiniz. Hep sil baştan başlarsınız hayata. Her gecenin sabahında belleğiniz temizlenir, sıfır kilometre bir güne başlarsınız. Ne güzel bir duygudur bu, sorumluluk almazsınız, geride bıraktıklarınız incinmiş midir diye düşünmezsiniz. Bir gün yaşam sona erer, geriye kocaman bir sıfır kalır. Hepsi boşa geçmiş bir zaman dilimi içinde kaybolur gider hayatınızdan ve asıl heba edilen sizin değerli zamanınızdır.
YAŞAMIN TADI, PAYLAŞMAKTIR
Birlikte geçirilen zaman ne kadar uzun olursa yaşam o kadar anlamlı, o kadar kaliteli olur. Birlikte yaşam, büyük bir özveri ve tolerans gerektirir tabii. Evet, zordur ödün vermek, zordur hayatına birini ortak etmek. Ataerkil bir toplumken birlikte yaşam, her alanda bir gereklilik, bir töre idi. Bir evin içinde cümle âlem bir arada yaşanır, beraber yenir, içilir, aynı tarla beraber ekilir, beraber biçilir, bütün gelir babaya verilir, evin geçimi bir elden yürütülürdü. Zamanla modernleştikçe insan, geri kafalılığı içeren bir zihniyet gibi gelmeye başladı yaşamı başkaları ile paylaşmak. Önce evler ayrıldı, ardından çocuklar, sonra eşler. Bir baktık, herkes özgür. Herkes kafasına göre...
Ne güzel bir şeymiş bu modern yaşam!
O kadar alışmışız ki bireysel yaşama, artık ortak yaşam düşüncesi bir yük gibi geliyor insana.
Oysaki torun dededen öğrenir, tıpkı babası gibi. Birlikte yaşam bir eğitimdir. Ortak fikir, kişiyi hatalardan da korur çoğu zaman.
Evet, zordur bir insanı idare etmek. Zordur kendi özünü baskılamak, arzu ve ihtiraslara gem vurmak.
İyi bir yaşam için biraz fedakârlıktan hiçbir zarar gelmez.
Yalancı mıyım?

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat