16 Ağustos 2020 18:01
-A +A
Yasemin Murat Arslan

YABANCI DÜŞMANLIĞI OKULLARDA DA VAR

Yasemin Murat Arslan ( Yazar )gazetehamburg.com

Bir gün, bir konferansta oturuyorduk. Konu, bizim öğrencilerin okul çıkışından sonra belediye otobüsündeki davranışlarıydı. Özel araç kullanmayıp belediye otobüsü ve treniyle işe gelip giden arkadaşlar; öğrencilerin birbiriyle çok yüksek sesle ve bazen de küfürlü konuştuklarını, diğer yolcuları rahatsız ettiklerini ve bu duruma bir çözüm bulmamız gerektiğini söyledi. 
 
Konuklardan gelen birçok farklı önerinin yanı sıra o zamanki okul müdürünün önerisi ise şuydu: Her birimizin sırayla belli bir noktaya kadar öğrencilerle birlikte otobüsle yolculuk yapıp daha sonra yine oradan evimize ya da tekrar okula gelmemiz bir çözüm olabilirdi.
 
Bir başka arkadaş şu şikâyeti dile getirdi: “Bazı aileler, çocuklarını okuldan alıyor, onlarla birlikte gelip gidiyor, yolculuk esnasında birbiriyle otobüste başkalarını rahatsız edecek şekilde yüksek sesle, bazen otobüsün bir ucundan öbür ucuna sohbet ediyor. Bu aileler, bizim öğrencilerimize kötü örnek oluyor.”
 
“MAÇO TÜRK ERKEKLERİ” TARTIŞMASI
 
Bir başka arkadaş ise “Maço Türk erkekleri bizim öğrenciler için kötü örnek.” dedi. 
O ara, aynı sınıfta birlikte çalıştığım arkadaşlarım bana döndü ve “Yasemin bu ne saçmalıyor?” dedi. Müdür bu söz karşısında ne diyeceğini şaşırmıştı, bana bir göz attı. Derken, o lafı söyleyen hanım nasıl bir pot kırdığını fark etti ve birden bana döndü. Parmağını ısırarak, benim de bir Türk olarak orada olduğumu yeni fark etmiş olmasıyla mahcup bir duruma düştüğünü mimikleriyle bana anlatmaya çalıştı.
 
Konferansa ara verdiğimiz de ise direkt bana geldi ve “Senin burada olduğunu unuttum, kusura bakma.” dedi.
Bende böyle durumlarda şipşak cevap mekanizmamın devreye girmesiyle ona şu cevabı verdim: “Biliyor musun, aslında bizim öğrencilere kimler kötü örnek oluyor? Hani şu ellerinde bira şişeleriyle otobüs ve tren istasyonlarında oturan Alman erkekler var ya, işte onlar çok kötü örnek oluyor. “
 
O da bana “Biliyorum, insan özür dilediği zaman kendini daha kötü bir duruma düşürüyor.” dedi. Diğer arkadaşların yanına, kahvemi içmeye gittim. Onlar da “İnanılır gibi değil onun söyledikleri. Ne diyor, senden özür mü diledi?”  diye sordu. Ben de “Evet, konuşurken, o anda benim de orada olduğumu unutmuş, o yüzden öyle konuşmuş.” dedim ve benim de ona verdiğim cevabı söyledim. Tabii ki onlar da benden onu beklememişlerdi.
 
GÜRÜLTÜLÜ YAŞAYAN AKDENİZ İNSANLARI
 
Peki, arkadaş haksız mıydı? Bence hayır. Biz Türkler etrafımızdaki kişileri yok sayarak hareket etmeyi adet edinmişiz. Alışveriş merkezi, otobüs, tren, lokanta ve parka girerken, arabamızla giderken, evimizin balkonunda otururken, evimize girip çıkarken, sanki bizden başkası yokmuş gibi gürültü, patırtı çıkararak yaşarız. Müzik dinlerken, televizyon seyrederken sesi bütün mahalle dinleyecek şekilde açarız.
 
Yalnız bizler de değil. İtalyan, Yunan, İspanyol gibi Akdeniz insanları da genelde gürültülü yaşar.
 
“Etrafta biri hasta mı, uyuyor mu, yorgun mu?” diye düşünmekten aciz insanlarız ama o anda sözü geçen aileler, maalesef Alman öğrencilerin aileleriydi. Yani ben olmasam, beni fark etmemiş olsa, daha neler söyleyecekti?” Bilmiyorum. 

 

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı