VİTRİNLİK DUYGULAR

Gülseren KAYA ( Yazar )gazetehamburg.com

30 Kasım 2020 22:17
A
a
Eskiden oturma odalarını süsleyen, odaya karakter katan, neredeyse bütün bir duvarı kaplayacak büyüklükte, büyük vitrinler olurdu. Camlı oturma odası dolapları...
 
Küçüklü büyüklü gözleri, mutlaka bir iki çekmecesi ve yan taraflarda gösterişli büyük cam çerçeveler olurdu, bu dolaplarda.
 
Bu dolapların çekmecelerinde genelde gündelik kullanılan araç gereçler olurdu; makas, mektup kâğıtları, zarf, defter, kalem gibi.
Oymalarla süslenmiş küçük kapıları olan bölmelerinde, önemli evraklar, fotoğraf albümleri özenle saklanırdı.
Eski zamanlardan kalma, mazi kokan siyah beyaz fotoğraflarla başlayan albümlerin sonraki sayfalarında, renkli fotoğraflara bırakırdı yerini, acı, tatlı anılar.
 
Vitrinin içinde süslü fincan takımları, porselen biblolar, kristal bardaklar, gösterişli kadehler olurdu.
Özenle düzenlenen bu süslü eşyaların arasına da fotoğraflar yerleştirilirdi.
Güzel çerçevelere konulmuş aile fotoğrafları, yan yana oturmuş aile büyükleri ya da çocukların düğünlerden, doğum günlerinden kalma fotoğraflar alırdı, vitrindeki yerini. Hemen hemen her çerçevenin bir kenarına iliştirilmiş vesikalık fotoğrafları da unutmayalım.
 
VİTRİNDEKİ FOTOĞRAFLAR
Fotoğraflara bakarken eskiyi yâd eder, arada bir iç geçirilirdi.
“Ah, gençlik.” “Ah, ne güzel günlerdi o günler.” gibi özlem dolu sözler sarf edilirken gözler de buğulanırdı bu arada.
Hüzünle ebediyete göçenlere ağlanır, birlikte yaşanmış anıları bir çırpıda anlatılırdı.
Fotoğraflardaki ebediyete göç edenler, onlar, hiçbir zaman çat kapı akşam yemeğine ya da bir çay kahve içmeye gelemeyeceklerdi.
Kaybedenler, kaybettiklerinin ölümlerine ancak özleme sarılarak alışabilirler, bir de bu vitrindeki fotoğraflarla o anılara giderek.
 
Vitrindeki fotoğraftakilerin bazıları, büyük bir ihtimal, uzak şehirlerde ya da başka ülkelerde yaşayan evlatlara aitti.
Kimi anne babalar daha şanslıydı, onların evlatları belki karşı apartmanda, belki de ilerdeki mahallede yaşıyorlardı.
Herkesin arasına kilometrelerce mesafe girecek değil ya.
 
Ben, hep kendime sormuşumdur, “Bu fotoğraflarla gösterilen aile, gerçek hayatta nasıl acaba?” diye.
Olmayan ama gösterilmeye çalışılan hayatlar, parçalanmış ama inadına bir arada tutulmaya çalışılan yamalı aile saadeti.
 
GERÇEK DUYGULARI GİZLEYEN FOTOĞRAFLAR
 
Peki, fotoğraflardaki kişilere beslenen duyguların, fotoğraflarda kalanla şimdiki zaman arasındaki gerçeklik payı ne oranda acaba? Kimlere ısrarla gösterilmeye çalışılıyor, bu saadet?
 
Askerde özlemle tezkeresinin bitmesi beklenene de düğününde gururla poz verilene de aradan yıllar geçse de aynı duygular devam ediyor mu acaba?
Hasretle anıların dizildiği fotoğraflardaki gibi onlara yüklenen duyguların devamı geliyor mu gerçek hayata da taşınıyor mu?
Yan yana olunduğunda da fotoğraflardaki gibi mi duyguların özü?
 
Bilmiyorum, ama bildiğim tek gerçek şu ki yaşanan duygular nasıl olursa olsun bir fotoğrafın içinde barındırdığı anının, insanı düşünemeyeceği yerlere götürebilir gücünün olması.
 
Vitrininizde güzel anılar yüklü fotoğraflarınızın olması dileğiyle.
 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com