Av.Arb.Neslişah Varol Taş

UZAKLAŞTIRMA KARARI

Av.Arb. Neslişah Varol Taş/YAZAR

27 Kasım 2021 00:58
A
a
Ülkemizde son yıllarda, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin ne yazık ki giderek arttığına tanıklık etmekteyiz. Bugünkü yazımızda değineceğimiz uzaklaştırma talebi, evli, bekar, boşanmış ya da boşanma sürecinde olan tüm kadınların başvurabileceği bir yoldur.  Uygulamada “uzaklaştırma kararı” olarak anılan “koruyucu ve önleyici tedbir kararları”na ilişkin usul ve esaslar, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanunun amacı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesidir. Tedbir talebi için başvuru, genel olarak kadın ve erkek arasındaki anlaşmazlıklarda, ayrılık ve boşanmalarda karşımıza çıkmakta olup esasen cinsiyet fark etmeksizin başvurulabilecek bir yöntemdir.
Şiddet mağdurunun talebi ve hâkimin takdirine göre kanunda düzenlenen koruma tedbirlerinden bir veya birkaçına hükmedilmektedir. Şiddet ya da şiddet tehlikesi, fiziksel olabileceği gibi ekonomik, psikolojik, cinsel ve sözlü de olabilir. Aranan ölçüt, mutlaka şiddete uğramış olmak değil, uğrama ihtimalidir. Bunun için de delil şartı aranmamaktadır.
ÖNLEYİCİ TEBBİR KARARLARI
Talep hâlinde verilebilecek önleyici tedbir kararları şu şekildedir:
-Şiddet uygulayanın hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması
- Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi
- Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşma, çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması
- Kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması
- Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması
- Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi
- Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair (başka) surette rahatsız etmemesi
- Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi
 - Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi
- Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması
- Bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil muayene ve tedavisinin sağlanması, bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması
Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak yukarıda bahsi geçen önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından en fazla altı ay için karar verilebilir. Bu süre talep hâlinde uzatılabilir. Uzatılması talep edilmediği hâlde karar kendiliğinden ortadan kalkar. Şiddet uygulayan, tedbir kararına aykırı davranması hâlinde üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Tedbir kararına aykırılığın devam etmesi hâlinde bu süre daha da artırılmaktadır.
UYGULAMA
Tedbir kararı, aile mahkemesi hâkiminden talep edilir ve karar verilebilmesi için delil veya belge aranmaz. Durumu izah eden kısa ve net bir dilekçe ile başvuru yapılabilir. Tedbir kararlarına başvurmak için herhangi bir harç ödenmemektedir. Delil varsa ek olarak sunulabilir, yoksa da beyan esastır. Uygulamada, iş yoğunluğuna göre ortalama bir gün içerisinde aile mahkemesi hâkimi tarafından tedbir kararı verildiğini görmekteyiz ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mutlaka kolluktan talep edilmelidir.
Kolluğa yapılan başvuru sonucunda ilgili kolluk birimi tarafından verilen tedbir kararı şiddet uygulayana bir tutanakla derhâl tebliğ edilir. Aile mahkemesi hâkimi tarafından verilen tedbir kararı ise PTT yoluyla tebliğ edileceğinden iki üç günü bulması olağandır. Her ne kadar elektronik tebligat uygulaması gittikçe artmaktaysa da henüz şahıslar açısından yaygın hâle gelmemiştir. Şiddet uygulayana kararın gecikmeksizin tebliği oldukça önemlidir. Tedbir kararına aykırılık hâlinde zorlama hapis cezasının verilebilmesi için şiddet uygulayanın karardan haberdar olması gerekmektedir. Bu da en erken kolluğun tutacağı tutanak ile mümkün olabilmektedir.
KORUMA KARARI ALINMASI
Toplumda, koruma kararını aldıktan sonra boşanma davası açmanın zorunlu olduğuna yönelik yanlış bir kanaatin uyandığını görmekteyiz. Evlilik birliği devam ederken de koruma kararı alınabilir. Koruma kararı aldıktan sonra boşanma davası açma zorunluluğu bulunmamaktadır ancak şiddet olgusu elbette boşanmak için yeterli bir sebeptir.
Telafisi güç hatta imkânsız sonuçların doğmaması adına 6284 Sayılı Kanun’da düzenlenen koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanması gerektiği muhakkaktır. Bu sebeple toplumun, sahip olduğu haklar konusunda bilinçlendirilmesi açısından bu yazımızın fayda getirmesini umut ediyoruz.
 
 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun madde 5.
 
neslisahvarol@gmail.com
1000
icon
İnşallah 27 Kasım 2021 14:01

Hakan Bilgili

0 1 Cevap Yaz
Büşra 27 Kasım 2021 12:49

Sayın Av. Hn öyle güzel ve açıklayıcı yazmış ki, bilgilendirme için teşekkür ederiz.

0 1 Cevap Yaz
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat