TÜRK’ÜN ATEŞ İLE İMTİHANI

Remzi UYSAL/YAZAR

5 Ağustos 2021 21:53
A
a
Bu yangınlar, bize gelecek için ders olacak mı?                                                                                   
Türkiye 28 Temmuz gününden beri yanıyor. “Bir musibet bin nasihatten evladır.” özdeyişi bu defa geçerli olacak mı? 
 
Cüneyt Özdemir’in iki buçuk saatlik yangınla ilgili videosunun yaklaşık iki saatlik bölümümü izledim. Aslında süresi bir saati aşan videoları zaman meselesinden dolayı çoğunlukla izlemem. Buna karşın Cüneyt Özdemir’in yangınlarla ilgili Çökertme’den, gazeteci arkadaşı Adem Metan’ın Hisarönü’nden aktardıklarını yüreğim burkularak izlemeye çalıştım. 
 
Gazeteci Adem Metan’ın Marmaris Hisarönü’nde, “Görüş alanı burada sıfır.” dediği noktalardan, ısıdan telefonunun çekim yapamadığı alanlardan verdiği bilgiler ve görüntüler hem dikkate şayan hem de özveriye dayanan çalışmalardı. Bu nedenle Adem Metan’ı kutluyorum ve kendisine teşekkür ediyorum.
 
Adem Metan’ın “Zaman zaman havada altı, yedi helikopter görüyorum. İsteyenler bana yandaş da desinler.” sözünü, çalışmasını yangın alanından verdiği bilgileri takdir ederek izledim. 
 
“Havada altı, yedi helikopter görüyorum.” sözünden dolayı kendisine neden “yandaş” densin ki? Bu açıklamalarının yanında “Bir veya iki uçak da görüyorum.” demesini, ben de herkes gibi duymak isterdim. 
 
Helikopterin götüreceği suyun kaç ton olduğunu bilemem ama bu yangına bir karıncanın dahi ağzında taşıyacağı suya  ihtiyaç olduğuna inanıyorum. 
 
İzmir’de, yangın alanından tırnakları ile toprağı kazıyıp, çıkınına doldurup ateşin üzerine atan Suriyeli Mülteci Mustafa’yı da bu akşam başka bir videoda hayranlıkla izledim.
 
Böyle bir günde herkesin yardım ve desteğine ihtiyacımızın olduğuna inanıyorum.
 
BİZİM YANGINIMIZ KOMŞUYU DA YAKAR
 
Bizim yangınımız komşunun evini de yakmaz olur mu hiç? 
 
Türkiye’ye dışarıdan yardım isteyenler neden kötü niyetli olsunlar ki? Hani “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” derler ya. Mehmet Çelebi, Şeyh Bedrettin’in isyanını Osmanlı’nın Can Düşmanı Rus Çarı’ndan aldığı askeri destek ile bastırmadı mı? 
 
Rus Çarı düşman gördüğü Osmanlı’ya nedeni mi yardım etti? Börklüce Mustafa ile Torlak Kemal’in önderliğinde Aydın ve İzmir ovalarında köylülerin başlattığı toprak işgalleri Rusya’ya da sıçrayabilirdi de ondan. 
 
Keşke Adem Metan yedi değil de “Havada 50 helikopter görüyorum.” diyebilseydi.
 
Bir helikopterin taşıyacağı suyun hacmi ne olursa olsun yine de önemli ve azımsanmaz.
 
Öyle ki insanlarımız, buzdolabından çıkardığı buzları dahi yangın alanlarında alevlerin üzerine fırlatıyor. 
BU NE YARDIMLAŞMA, BU NE DAYANIŞMA!
 
Bu ne yardımlaşma, bu ne dayanışma! İzlerken insan olanların gözleri yaşarıyor.
THK’den işten atılmış oldukları hâlde pilotlarımız “Çağrılırsak Tarım ve Orman Bakanımız’ın ‘Çalışabilir uçakları var.’ dediği THK’deki uçakları uçurmaya hazırız.” dedi. Pilotlarımız da böyle bir göreve hazırken uçuşa hazır ve de her birinin 4 ton 900 litre su taşıyabilen üç uçağımız helikopterden daha mı az su taşırdı ve daha mı az yararlı olurdu? 
Marmaris Hisarönü’nden Gazeteci Adem Metan’ın “Havada üç uçak da görüyorum.” demesine kim sevinmezdi?
 
Depremlerde gösterdiği kurtarma çalışmalarında, lojistik gücünü kanıtlamış askeri birliklerimizden bu yangınlarda neden faydalanamadık? 
 
BU YANGINLARDAN DERS ALIR MIYIZ?
 
Bu yangınlar, bize gelecekte daha tedbirli olmamızı öğretecek ve sağlayabilecek midir?  
Bu yangınlardan gerekli dersleri çıkarabilecek miyiz? 
 
Dünden beri TÜRGEM çevresinde en fazla konuşulan ve bana da sorulan sorular bunlar olmuştu.
 
Şu an yangınların hemen durması ve “Geçmiş olsun Türkiye’m.” demek ve iyi dileklerde bulunmaktan öte bir şey yapamıyoruz. Yangının kül ettiği alanların tekrar yeşermesi için dikilecek fidanlarda TÜRGEM’in de payı olması için TEMA VAKFI ile temasa geçeceğimiz yardımlaşma kampanyası başlattık. Destek vermek isteyen arkadaşlarımıza da şimdiden teşekkür ediyorum.
 
Anayasa’mızın 169’uncu maddesi, yanan orman alanlarının imara açılmasını değil, yanan alanların tekrar ağaçlandırılmasının devlet görevi olduğunu da yazıyor. 
 
Hiç kimsenin kararı ve tasarrufu, TBMM’deki üç, beş üye sayısının üzerinde olamaz ve de olmamalıdır. 
 
Biz de millet olarak bunun takipçisi olmaya çalışacağız. 
 
Allah milletimize başka felaketler yaşatmasın!
 

 
1000
icon
22 Ağustos 2021 03:27

AŞAĞIDAN 3. parağrafta “....3, 5 ..., cümlesi, aslında, “Hiç kimse ......TBMM’nin 5’te 3 sayısının üzerinde olamaz..” şeklinde olması gerekirken, baskı veya yazının köşeye yerleştirilmesinden doğmuş bir aksaklıkla, anlam farklılığı vermiş oluyor. Buradan düzeltmiş olayım. Saygılarımla, Remzi UYSAL

0 0 Cevap Yaz
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat