24 Şubat 2019 21:46
-A +A
Cezmi Ancil

Sonsuz Uyku: Aşk

Cezmi Ancil /gazetehamburg.com

Ne güzeldir tarih sayfalarını karıştırmak, ilk insanla birlikte on binlerce yıl birlikte dünyaya bakmak.
On binlerce yıldır ,insanın ilk kelimeleri öğrendiği ve birlikte yasamaya başladığı günlerden bu yana hep yanlarında olan tılsımlı kelime  Ask….
Savaşları, katliamları bile unutturan, hepsinin üstünde öyküler olarak ,mitolojik sayfalardan, büyüklerimizin eski masallarından, öykülerinden dilden dile, gönülden gönüle hep varlığını korumuş, dinlerken bile gözlerimizin içinin gülmesine sebep olmuş, bazen onların hüznünü paylaştığımız ask….
Dut Ağacının öyküsündeki Thisbe ve Pyramus`un aşkı Babil`den günümüze  ne zaman kara dut yediğimizde elimize bulasan Pyramus`un kanını yine ağacın Beyaz yapraklarıyla gözyaşlarının sildiği Thisbe  teknoloji çağının ruhsuz dönüşümünde, emek ve fedakârlığın, sevginin, gücünü yok etmeye çalışsa da ve dut ağacı eko sistemde yerini aldığı müddetçe aşklarının sanki bizim aşklarımmışçasına yaşayacak olması ne güzel.
Tıpkı mitolojilerin evrensel gücüyle insanlığın en büyük teknolojik gücü olan aşk duyusuyla yaratılışımızdaki yerini koyan bütün asklar gibi….En doğru biyolojimiz gibi…
Defne ağacında yaşayan Apollon ve Daphne ya da Selena ile Endymon`un sonsuz uykusundaki aşkın gücü Romeo ve Jüliet ya da Arzu ile Gamber ya da Ferhat ile Şirin’in aşkından dahası kendi coğrafyamızda her kapı komşumuzda, yanı  başımızda, dağlarımızda, kırlarımızda her açan nergisler, gelinciklerle beraber omuz omuza, göz göze, el ele hayati kuşandığımız, uğruna bedeller ödediğimiz kendi yanı başımızdaki sevdiklerimizle yaşadıklarımız ya da hayalini kurarken baktığımız yıldızlara adını verdiğimiz aşklarımızı hangi teknolojik döngü ters çevirebilir ki…
İnsanın en acil ve yokluk gününde dahi içini ısıtan, bir an bile unutmadan en azından hayaliyle mutlu olduğumuz, belki de habersiz, istem dişi  dudaklarımıza güzel ve utangaç bir gülümsemenin düştüğü Ask….
Bazen bırakıp  gitsek bile, kavuşamazsak bile ,hıyanet edip yüzümüze acı bir ifade bile çökse, belki de yanlış tercihlere feda olsa da yine de anılarında hesaplaştığımız, insani çerçevemizin kendisiyle barışık  olduğu da tek gerçek AŞK….
Coğrafyamız ve insanlık çok acı çekti. Daha da çok çekecek.
Asktan ve sevgiden yoksun, yaradılış mimarisinde eksik olan damarlarıyla farklı olan yaratıklar sayesinde dünyamız ve özellikle de bizim coğrafyamız daha çok acı çekeceğe benzer.
İnsanlık adına eksik olanlar yerine insana karşı, yaşama karşı ne gerekiyorsa savaşlar yapılması, planlar kurulmasının karşısında damarlarında insanlık kanı akıp sevgi ve yaşam uğruna canlıyı, dünyayı, coğrafyamızı savunma gücü verecek tek silahımız her şeye rağmen yine AŞK olacaktır.
Sevgiyi ve aşkı canlı tuttukça coğrafyamız, dünyamız, insanlık tarihi sonsuz ask uykusunda dudakları hep gülümser kalacaktır.
Sevdiklerimizi dolunaylarda aramak yerine yanı  başımızda, okul sıramızda, kapı yanımızda, sokağımızda, mahallemizde, bir seyahat anımızda canlı  dipdiri, ben senin için ölürüm diyebilecek kadar en temiz insani duyguları hayata geçirebilecek gerçek sevgi ve aşkı koca bir ülkenin, coğrafyanın ihtiyacı olan evrensel duygu ve amaçla birleştirecek  gerçeklikle hayata kattığımızda gecelerimizde huzur içinde yıldızlar altında sonsuz aşka dalmış olacağız…
Huzur içinde.
Gelecek için.
Yıldızlardan bize bakanlar için.
Dünya aşk ile daha güzel.
 
 
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv