SODOM KORONA

Cezmi ANCİL/Yazar

2 Mayıs 2021 18:12
A
a
Sodom Gomore’yi az çok biliriz. MÖ 1900’de bir depremle yok olan günahkâr iki kent denir Eski Ahit’in Tekvin kitabında.
Admah, Tseboim, Tsoar ile birlikte Lut’un altında kalan Siddim Vadisi’ndeki beş ova kentinden ikisi.
 
Öyle ki Şeria Irmağı’ndan Doğu Afrika’ya, Zombezi Irmağı’na kadar uzanan ve tarıma elverişli verimli topraklarıyla bilinen ve Lut Peygamber’in yaşamayı seçtiği zengin ve güzel topraklar.
 
Halkı bolluk ve zenginlik içinde yaşarmış. Fakat kibirli ve kendini beğenmiş bu halk, yoksula ve düşküne yardım eli uzatmayıp çirkin yaşam sürermiş. Ahlaksızlık başını alıp gitmiş ve Tanrı, o iki şehri Lut’a haber verdikten sonra yok etmiş.
 
YENİ BİR TÜR SODOM GOMORE
 
Kükürt ve ateşin yer altındaki petrol ve doğal gazı patlatmasıyla meydana gelen depremle yok olan bu iki şehir, Lut Gölü’nün altında yatıyor. Yaşadığımız coğrafyada, insanların açlık ve savaşlarda ölmesi karşısında kibirli ve vurdumduymaz zenginlerin ve duyarsız yoksulların yol açtığı yeni bir Sodom Gomore var. İnsanlığın, evrensel boyutu olan ve yine insan eliyle laboratuvarda üretilen bir hastalıkla kırıp geçirilmesi, bizi yeni bir tür Sodom Gomore ile karşı karşıya getirdi: Sodom Korona ya da Korona Gomore.
 
Ad kavmi de öyle yok olmuş. Ahlaksızlıktan yok olmuş.
Demek ki bu nesil insanoğlu daha şanslıymış. O kadar zulüm ve ahlaksızlığa rağmen birkaç ufak depremle bugünlere gelmişiz. Bizim kavmimiz de yok. Dünyalılar, derler belki. Genetiğiyle oynanmış bir tür misali.
 
YAŞLI HASTANIN IZDIRABI
 
Neyse yaşlı komşumu böbrek yetmezliğinden hastaneye kaldırmışlar. Makineye bağlayıp odasına almışlar. Doktoru “Bu akşam yat, yarın ambulansla eve yollarız.” demiş.
Akşam başka bir nöbetçi doktor gelmiş. “Bu adam, koronavirüs hastası, ne işi var sağlıklı insanların içinde?” diye sormuş. Sonra “Alın, götürün koronavirüslülerin oraya!” talimatını vermiş.
Alıp götürmüşler.
 
Adam da şaşırmış. Koronavirüs olduğunu, kendi doktorunun söylemeyi unuttuğunu düşünmüş. Yeni öğrendiğini sanmış.
Sabah yine kendi doktoru gelmiş. Odasına gitmiş, hastası yok.
“Ya benim hastam nerede?” diye sormuş.
“Nöbetçi doktor, bu adam koronavirüs, dedi, alıp gittiler.” yanıtını almış.
Doktor, “Gidin, getirin hastamı. Ne koronavirüsü? Böbrekleri iflas etmiş. Her iki günde bir ambulansla evine götür, getir. Bıktık zaten. Ne ölüyor ne koronavirüs oluyor. Adam işçi emeklisi ama masrafı, bir ömür verdiği vergiden fazla oldu. Gidin, getirin belki koronavirüs kapmıştır orada.” diyor.
Hastamızı tekrar getirmişler.
Getir götür yapılarak hastamız bir ay boyunca her gün ambulansla gidip gelmiş. Görevliler onu yataktan yatağa hoppala yaparak, atıp duruyormuş. Yemek de yatağına gidiyormuş.
Bir gün, yemeği buraya koy, diyerek göbeğinin üstünü göstermiş hastamız.
Görevlilerden biri sinirlenmiş, yemeği masaya bırakmış. Hastamız iki büklüm kıvranarak, yemeği almış göbeğinin üstüne, alıp yemeye çalışmış acı içinde.
 
Korona yüzünden hemen bütün ülkelerin sağlık sistemlerinin iyi olmadığını, sağlığın bile rant çarkıyla işlediğini gördük. Gördük görmesine de Eski Ahit’te kibir ve duyarsızlıktan iki kenti yok eden öfkeli depremi bekler gibi aşıyı neremize, ne zaman sokacaklarını bekleyen muhtaç konumuna düşen insanlık olup çıktık. O hastamız gibi itilip kakılarak, bir sokağa, bir eve girip çıkmayı bile kendimize şans gördüğümüzden bu yanadır biz zaten yaşıyormuşuz felaketi.
 
Bizimkisi Sodom Korona ya da Gomore Korona. 
 

 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat