SESSİZ ÇIĞLIK

Cezmi ANCİL/YAZAR

18 Nisan 2022 22:15
A
a
Genç kadın, otobüste etrafına bakınıp, kendine oturacak bir yer bulunca, ağır ve kibar hareketlerle arkaya doğru yöneldiğinde yanından geçtiği koltuklarda oturanlar, onun oturaklı yüz ifadesi ve karakter hâlini almış güzel yüzüne bakmaktan geri durmadı.
Kısa kıvrımlı saçı, yüz ifadesiyle uyum hâlindeki kadının cazibesine yakışmıştı.
Yerine otururken siyah kumaş pantolonunun üzerine saldığı uzun lacivert gömleğinin yanında tuttuğu siyah yıpranmış çantasını tutup etrafına bakınmadan yerleşti.
Belediye otobüsü de kısa sürede doldu. İşçiler, öğrenciler çoğunlukla.
Beyazıt'a doğru yol alırken içeride kunduracı çırakları birbirleriyle küçük harflerle konuşup, maç yorumları yaparken overlokçu kızlar cıvıl cıvıldı. Fazla gürültü yapmış olduklarını sandığı için kızlardan biri yanındakini dürterek uyardı. Birbirine bakıp gülümsediler.
Mağazaların önündeki pahalı giyeceklerin fiyatlarına göz attıklarında durakta durdu otobüs. Genç kadın içeridekilere pek duyarsız, dalgın hâliyle camdan üniversitenin meydanına baktı. Öğrenciler ikişer, üçer okula gidiyordu. Yüzüne bir hüzün çöktü. Gözü bir an aşağı düştü. Kapakları kapandı. Bir an daldı sanki. Şişli'den geçerken de aynı duyguları yaşardı hemen her gün. Yol boyunca hatıralarını toplarcasına gidip gelirdi böylece. Hatıraların zamanı yoktur. Süresizdir o, yaşam boyunca. Kuşaktan kuşağa kendiliğinden aktarılır. Bir enerji gibidir âdeta. Bazen besler, güç verir bazen eritir, tüketir ama dönüştürerek yeniden üretir başka hâllerle.
Bir genç kız vurulmuştu. Adı Çiğdem'di galiba ya da Nergis. Çiçek ismiydi. En güzel kadın isimleri çiçeklerden alınır ama kırılır, koparılır çok defa ya da soldurulur ilgisizce. Beyazıt'ta da Nilüfer ya da Meneviş. Adı Hatice'ydi galiba. Topkapı'da fabrika işçisi. Diyarbakır'da Kürt kızının adı Zelal miydi yoksa Dicle mi? Van mapusunda, tespihinde hatıralar otuz üç adımlık taneleri ya da otuz üç kurşun, parçalanmış cesetler.
Gözlerinin önünden geçti genç kadının hatıralar. Yollara döküldü hüznü. Her gün aynı hüzün ve aynı hatıralar. Yıllar saçlarına vurmuştu birazcık tel tel. Güzelliğine karakter veren çizgilerde anıların biçimi vardı sanki. Köşede pastane vardı genç aşıkların, öğrencilerin buluştuğu. Gitmişlerdi birkaç kez. Okul harçlığından bazen revani bazen para yetişmez de mahcup olmamak için bir bardak limonata, karşılıklı.
Semtin durağına gelince aynı kendi içine dönük, sessiz varlığıyla aşağı inerken şoföre teşekkür edercesine bir baktı gülümseyerek. ''Güle güle!'' dedi şoför.
Otobüse binmek isteyenlerin arasından sıyrılıp ilk sokağa saptı. İki sokak sonra iki katlı bir binanın açık kapısından içeri girdi.
Yorgun olmalıydı ve kendini üçlü koltuğun kenarına bıraktı. Başını koluna dayadı. Sonra kalkıp bir sigara yakıp balkona çıktı. Balkondaki çiçeklerine baktı. Okşarcasına sevdi onları. Balkondaki küçük masasının kenarındaki sandalyeye oturdu. Uzaklara daldı bir an. Sokaktan gelen hafif rüzgâr yüzünü okşadı. Doğrulup içeri geçti. Küçük kitaplığın rafında bir kitap alıp aynı koltuğa oturdu.
Kitabın arasından bir gazete sayfası çıkardı. Ayraç gibi yapmıştı kitabın sayfasında. Kitabı usulca yanına bırakıp tek sayfalık gazeteyi açtı. Sararmış ve yıpranmıştı gazete. Gözü bir noktada kaldı. Kısa bir cümle: ''Liseli bir genç okul çıkışında öldürüldü.''
Hatıraların hüzün dolu sayfalarında dalıp gitti. Gözleri kapandı.
Gazete yere düştü.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat