22 Ocak 2019 23:22
-A +A
Abdulkadir Inaltekin

SELÇUKLU, OSMANLI, AZİZ MAHMUD HÜDAYİ, ŞEREFLİKOÇHİSAR VE TUZ GÖLÜ

Abdulkadir Inaltekin/gazetehamburg.com

AZİZ MAHMUD HÜDAYİ
Aziz Mahmud Hüdayi, (1541-1628) Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri’nin neslinden olup, “seyyid”dir.
Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri 1541’de Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesinde dünyaya gelmiş, çocukluğu Sivrihisar’da geçmiş, Bursa’da büyük evliyalardan Muhammed Üftade Hazretlerinden ders almış, İstanbul/Üsküdar’da vefat etmiştir.
 
Osmanlı Padişahlarından III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed, II. Osman ve IV. Murad devirlerini görmüş, Osmanlı Sultanları tarafından büyük saygı ve hürmet kazanmış, Padişahlara hoca, ahaliye mürşit olmuştur.
 
Rivayete göre Padişah Sultan I. Ahmed (saltanat dönemi 1603–1617) bir gün atından iner ve Aziz Mahmud Hüdayi’ye binmesi için rica eder. Aziz Mahmud Hüdayi: -Siz Sultansınız, benim binmem doğru olmaz dese de Padişah: -Biz cihan Sultanıyız, Siz ise gönüller Sultanısınız cevabını verir.
 
Yine rivayet edildiği üzere, Aziz Mahmud Hüdayi birgün, Sultan I. Ahmed Han ile sarayda sohbet ederken abdest tazelemek ister. Padişah hocasının abdest suyunu dökerken annesi Handan Valide Sultan da kafes arkasından havlu tutar. Valide Sultan içinden, Aziz Mahmud Hüdayi’nin bir keramet göstermesi isteğini geçirir. Aziz Mahmud Hüdayi, Padişaha döner: “Birileri bizden keramet göstermemizi isterler. Halife-i rûy-i zemin (yeryüzünün halifesi) abdest suyumuzu dökerler, pak-ı muhterem valideleri (temiz ve hürmete layık anne) peşkirimizi (havlu) tutarlar. Bundan ziyade keramet olur mu?” diye keramet gösterir.
 
Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinin yaptırdığı cami ve dergâh günümüzde halen faaliyettedir. Dergâhta hayrat için aş evi (ücretsiz yeme-içme) hizmet verilmektedir.
Ziyaret etmek isteyenler için adres:
Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Aziz Mahmut Efendi Sk. Cami İçi No:1 Posta Kodu: 34672 Üsküdar/İstanbul Tel: 0216 341 05 97 Faks: 0 216 341 24 31
 
ŞEREFLİKOÇHİSAR İSMİNİN MENŞEİ
Şereflikoçhisar isminin menşei hakkında çeşitli rivayetler olsa da en sağlıklı bilgi merhum tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı’nın “Abideleri ve Kitabeleri ile Şereflikoçhisar Tarihi” ve Prof. Dr. Necmettin AYGÜN’ÜN, “Aksaray'daki Konar-Göçer Topluluklardan Şereflü Aşireti (1830-1845)” makalesi olduğunu söyleyebiliriz.
 
Şereflikoçhisar, Selçuklu ve Osmanlı döneminde “Koçhisar” olarak anılmıştır. Bir rivayete göre Koçhisar’a, Çanakkale’de verdiği şehit sayısının çokluğuna göre “Şerefli” ismi verilmiş ve daha sonra iki ismin birleşmesi ile “Şereflikoçhisar” olmuştur. Her ne kadar bu iddia kulağa hoş ve akla uygun gelse de işin bir de bilimsel ve tarihi yönü vardır; binaenaleyh bu yaklaşım zoraki yakıştırmadır ve iyi niyetle dahi olsa tarihi karartmaktır.
Koçhisar ismi Koşa (qoşa) ve Hisar kelimelerinin birleşimi ile meydana gelmiştir. Bilindiği üzere hisar sözcüğü kale burcu demektir. Koşa sözcüğü ise eski Türkçede sayı olarak çift, yani iki demektir; mesela “qoşa sevgili; iki sevgili”, “qoşa gezmek; çift gezmek” gibi. Koşa sözcüğü günümüzde Kafkas kökenli Türklerde aynı anlamda kullanılmaktadır. Koşa-hisar, yani çift hisar deyimi zamanla Koçhisar olmuştur.
 
İbrahim Hakkı Konyalı’nın “Şereflikoçhisar Tarihi” kaynaklarına göre Şereflikoçhisar’ın tarihi MÖ. 3000 yıllarına dayanmaktadır. 5000 yıllık geçmişe sahip olan Şereflikoçhisar, dünyanın en gözde doğal harikalarından Tuz Gölü’ne sahip ülkemizin en eski yerleşim yeridir. Hititler, Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorluğunun ve bir dönem İran Devleti'nin hâkimiyetinde kalan ilçe Malazgirt Zaferi'nden sonra Selçuklu Türklerinin hâkimiyetine geçmiştir. Selçuklulardan kalma en önemli tarihi eserler Sultan Alaaddin Camii ve bugün ayakta olmayan Hurşid Hatun (Sultan Alaaddin'in eşi) türbesi ve Hacı Enbiya Hz. Türbesidir (günümüzde Hacı Enbiya Mahallesi mevcuttur). Mürşid-i kâmili olan Hacı Enbiya Hz., 1476 yılı Karaman ili Evkaf Defterlerinde Enbiya Dede olarak da geçmektedir. Derviş Noktalı olarak anılan bir diğer veli ile bölgede zaviye açmıştır. Ali Savaş Atılgan’ın araştırmalarında Celvetiye Tarikatı’nın mürşidi olan: "Hacı Enbiya, Aziz Mahmut Hüdayi Hz.'nin torununun oğlu ve sıralamada Aziz Mahmut Hüdayi Hz., Fakrullah Baba, Fazlullah Baba ve Hacı Enbiya Hz. olarak belirtilmektedir.
Şereflikoçhisar, Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra Karamanoğulları'na bağlanmıştır. Fatih Sultan Mehmed Han tarafından 1467 yılında Osmanlı Devleti topraklarına katılan Şereflikoçhisar Aksaray iline bağlanmıştır.
Osmanlı hâkimiyetine geçtikten sonra 1887 yılında ilçe olan Şereflikoçhisar Konya iline, 1933 yılında ise Ankara'ya bağlanmıştır. Zaman içinde 94 köy ve 4 nahiyesi ile büyük bir ilçe olmuş, AK-Parti hükümeti döneminde Şereflikoçhisar’ın bazı nahiyeleri ilçe yapılmış ve yeni ilçelere bağlanan bazı köylerle birlikte Şereflikoçhisar’dan ayrılan nahiye ve köyler Aksaray’a bağlanmıştır. Şereflikoçhisar halen Ankara’nın ilçesi olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlıdır [KONYALI: 1970].
 
1830’larda Aksaray sahasında yaşamakta olan konar-göçer Türkmen topluluklarından en kalabalık nüfusa sahip olanların ikincisi Şereflü Aşireti’dir. Şerefli Aşireti, Orta Anadolu’ya gelmeden önce yüzyıllarca Suriye’nin kuzeyini kışlak, Maraş-Elbistan dolaylarını da yaylak olarak kullanan bir Dulkadirli topluluğu idi. 1830’larda Koçhisar sahasında meskûn olan büyük nüfuslu aşiretlerden biri Şerefli Aşireti’dir. İlkin 1532’de Maraş Sancağında Dulkadirli Türkmenleri arasında görülmekte olan Şereflü Cemaati, Kuzey Suriye’de yer alan Berriye sahasını kışlak, Sivas’ın güneyindeki Yellüce sahasını yaylak veya Bayındır’ı kışlak, Elbistan ve Göksun’u da yaylak olarak kullanmaktaydı.
Şerefli Aşireti, 1700’lere kadar daha ziyade Kayseri ile Kırşehir arasındaki sahada kışlak-yaylak hayatı yaşamaktaydı. Şerefli Aşireti’nin, Aksaray-Koçhisar sahasında var olduklarına dair arşiv kaynaklı bilgiler ise 1700’lerin ilk dönemleri ile başlamaktadır. Şerefli Aşireti, Danişmendli Türkmenleri’nden kopmuş ve müstakil bir aşiret hâlini almıştır. 1711’e gelindiğinde onlar, bu sefer kendi aralarında bölünmüşler; Büyük Şerefli ve Küçük Şerefli adları ile ikiye ayrılmış durumdadırlar. Küçük Şereflilerin Kayseri sahasında kaldığı; Büyük Şereflilerin ise Orta ve Batı Anadolu’ya doğru yer değiştirdikleri anlaşılmaktadır.
Koçhisar sahasını yurt tutmuş olan Şerefli Aşireti, Aksaray sahasındaki aşiretlerle ilgili olan 1831’deki ilk nüfus sayımına göre 34 farklı köy ve bu köylerde meskûn 588 hanede 1440 erkek (2880 erkek-kadın) nüfus ile varlığını devam ettirmekteydi. Cınkıl (Cıngıl), Çiftlik,  Baltalı,  Alay,  Zengilik-i Sağîr (Küçükzengilik), Zengilik-i Kebîr (Büyükzengilik),  Sipahiler,  Yaylak,  Demirciobası,  Çerkezobası (Çerkezoğluobası),  Solakuşağı,  Demürayaklı,  Körtü/Körti,  Karayusufuşağı,  İnebeyli,  Cabirlü/Caberlü,  Kıyevi (Davudlu), İbrahimbeylü, Torunobası, Satıklı,  Fazıllı/Fadıllı,  Keçideresi,  Şeyhlü, Kadılı,  Bağobası,  Çatçat,  Çolak,  Karanudere (Karanlıkdere),  Mustafacık,  Haydarlı,  Deliler,  Bökeliobası,  Kurutlu Şerefli Aşiretine mensup köyler olarak kayıtlarda görülmektedir. [AYGÜN: 2017]
Sonuç olarak kaynaklar ışığında Şereflikoçhisar isminin Koşhisar (çift hisar) ile Şerefli Aşireti isimlerinin birleşiminden meydana geldiği ihtimalinin hem bilimsel olarak, hem akla daha yatkın ve tatmin edici olması bakımından doğru olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte farklı kaynaklarda başka bilgilerin de olacağını düşünerek açık kapı bırakmamızın da doğru olacağı düşüncesindeyiz.
 
ŞEREFLİKOÇHİSAR VE TUZ GÖLÜ
Tuz Gölü ile meşhur Şereflikoçhisar, Selçuklu Devleti döneminde kurulmuş en eski yerleşim alanı olan bir içemizdir. Tuz Gölü, Ankara-Konya-Aksaray il sınırları içindedir. Uzunluğu kuzeyden güneye 80, doğudan batıya 60 km, yağışa bağlı olarak derinliği 1-2 m., yüzölçümü 1.620 km2 ve flamingolar başta olmak üze 85 çeşit göçmen kuş türü ile bir kuş cennetidir.
 
Türkiye’nin tuz ihtiyacının %70‘i (2/3) Tuz Gölü’nden karşılanır, yıllık üretim hacmi 150.000 tondur.
 
Tuz Gölü, Şubat 2017 yılından beri Türkiye’nin doğalgaz yeraltı depolama rafinesi olarak da kullanılmaktadır.
 
Şereflikoçhisar'lı bazı ünlüler:
Ali Babacan (Eski Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, TBMM 22., 23., 24. ve 26. dönem milletvekili), Barış Özbek (Futbolcu), Gökhan Ünver (Futbolcu), Gülşen Kutlu (TRT Ses sanatçısı), Levent Ülgen (Dizi oyuncusu) ve başkaları da vardır.
Mahzun Kırmızıgül’ün “Beyaz Melek” filminin son sahneleri Şereflikoçhisar’ın Tuz Gölü’nde çekilmiştir.
 
Dört mevsim ücretsiz ziyaret edilebilir. Ankara’ya 149 km (2 saat), Konya’ya 209 km (3 saat), Aksaray’a 72 km (1 saat) mesafededir.
 
 
KAYNAKÇA
İbrahim Hakkı KONYALI: “Abideleri ve Kitabeleri ile Şereflikoçhisar Tarihi”, Fatih Matbaası, İstanbul, 1971
Prof. Dr. Necmettin AYGÜN, Makale: “Aksaray'daki Konar-Göçer Topluluklardan Şereflü Aşireti (1830-1845)”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt: 10, Sayı: 54, Yıl: 2017

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı