PARAYI VER, ÖDÜLÜ AL!

Uğur TÜRKMEN/gazetehamburg Magazin Müdürü

16 Mayıs 2022 21:10
A
a
SAHTEKÂRLIĞIN YENİ ADI: ÖDÜL TÖRENİ
Farkında mısınız? Basında ve sosyal medyada peş peşe ödül törenleri haberleri yer almakta ama bildiğiniz halkın oyları ile kazanılıp verilen ödüllerden bahsetmiyorum. Parayı veriyorsun, ödülü alıyorsun. “Nasıl yani?” diye sorarsanız hemen anlatmaya başlıyorum.
Organizasyonu düzenleyen kişi veya şirket, öncelikle sponsorları ayarlıyor. Bu, şu şekilde yapılıyor: Sponsor olacak kişiye, mekâna, otele teklif yapılıyor. “Gecemize sponsor ol, seni veya mekânını basında tanıtıp reklamını yapalım. Bize şu kadar para ver, sen de basında boy göster.” deniyor. Mekân içinse teklif genellikle “Ünlü isimler ve basın mekânına gelecek, mekânın adı geçecek. Bizden para isteme, sen de bize para verme.” şeklinde yapılıyor (Bazen mekân yerinden para da alınıyor.). Organizasyonun yapılacağı mekân ise böylelikle bağlanmış olunuyor.
Gelelim, ödül alacak kişiye, şirkete veya kuruluşa çünkü ödül alacaklar çoğaltılabilir.
“Sana veya şirketine yılın x ödülünü vereceğiz, sen de bize şu kadar para verirsen bu ödülü alırsın.” deniyor. Ödül alacak kişi soruyor: “Ben bu parayı sadece ödül için mi veriyorum?” Organizasyonu düzenleyen tarafın cevabı ise hayret verici: “Mekân ve basına para vereceğiz, bizim de şu kadar masrafımız oluyor.”
SAHTEKÂRLARA KANMAYIN!
Mekâna ve basına para verilmiyor. Basın adına para alan ise kesinlikle gazeteci olamaz çünkü gazetecilik mesleğini yapan kişi onurlu, namuslu, şereflidir. Organizasyonu düzenleyen kişiler mekân anlaşmasını baştan yapıyor. Hani para alışverişi olmadan mekânı bağlıyorlar ya. Mekâna para verilmiyor. Gelelim basın olayına. Basın mensubu olanlar, organizasyonun yapılacağı mekâna ünlü isimler geliyor diye geliyor ama bazı ahlak yoksunları ise “Ne koparırım?” diye.
ÜNLÜ İSİMLERİN GELİŞİ
Organizasyonun gerçekleşeceği yere ise ünlü isimler iki şekilde geliyor. Bir, organizasyona katılmak için para alıyorlar. İki, ödül alacakları için geliyorlar. Bu ünlü olayını biraz açmak gerekirse hemen anlatıyorum.
Ünlü isim ile şöyle anlaşma sağlanıyor: “Sen organizasyonumuza katıl, şu kadar para yeterli mi?” Tabii pazarlıklar başlıyor, üçe beşe anlaşma sağlanıyor. Diğer seçenek ise şu: Organizasyonu yapacak kişi ünlü isme “Sana yılın bilmem ne ödülü veriyorum. Ödülü şu isim verecek, istersen biraz para ver, senin istediğin kişi ödülü sana versin.” Bir şekilde anlaşma yapılıyor. Köşe yazarlarında ise olay biraz değişiyor. Organizasyonu yapan kişi köşe yazarı ile şöyle anlaşma yapıyor: “Sen beni ve organizasyonu köşende ballandıra ballandıra anlat. Gazetende veya derginde haberimi yap, ben de sana yılın köşe yazarı ödülünü ve yılın gazetesi veya dergisi ödülünü vereyim.”
 
ORGANİZASYON İÇİN KURBAN VE KURBANLIKLAR
Yok, yok, okuyup anladığınız gibi Kurban Bayramı olayına girmiyorum. Bu organizasyon için kurban edilenlerden bahsetmek istiyorum.
Organizasyonu yapan öncelikle kurbanını seçer. Mesela “Ne iş yapanı seçsem?” diye sorar. Sonrasında inekten süt sağar gibi sağarım, düşüncesini taşır yani geleceğe kendince yatırım yapar. Örneklendirme yapalım mı? Hadi bence yapalım! Ne olsa acaba? Hah, tamam, buldum! Son zamanlarda genelde ödül alan meslek guruplarına dalış yapalım.
Burada birkaç örnekleme yaparak gideceğim. Siz bu örnekleri çoğaltabilirsiniz hatta hiç yorulmayın Google Hazretlerine “Son dönemde plaket ve ödül alanlar” yazın, size şak diye sıralasın.
İlk sırada genelde holding ve şirket sahipleri gelir. Sonrasında ise doktorlar. Bunu biraz açalım: Yüz gerdirme, şişirme, dolgulaştırma gibi alanlar. Diyetisyenlik, beslenme uzmanlığı, estetik cerrahi gibi meslekler. Ünlü olma hevesinde olanlar, şarkıcı türkücü, oyuncu, manken… Eh! Bizim mesleğe girmezsek olmaz. Genelde no name (isimiz) gazeteler, dergiler veya sosyal medya hesapları. Sonuç itibarıyla organizasyoncunun da habere, reklama tanıtıma ihtiyacı var.
Dikkat edin! Yılın bilmem ne şu, bu ödülünü alanları tanımazsınız. İşi biraz renklendirme için arada ünlü isimlere ödül verilir ki inandırıcılığı olsun. Yukarıda “Ödül alanları tanımazsınız.” dedim. “No name isimler” dedim. İşte no name isimler olduğu için tanımazsınız. Bu, şu demek oluyor: Aldıkları ödül veya plaketi hak ettikleri için değil, parayı verdikleri için alıyorlar. Bu, kısaca parayı veren düdüğü çalar, oluyor. Gerçek olan ise şu: Dolandırıcılığın, sahtekârlığın yeni adı: Ödül töreni.
BEN DE ORGANİZASYON YAPTIM
Ben Uğur Türkmen olarak 2006 yılında veda gecesi, 2007 yılında ise moral gecesi organizasyonu yaptım. Nerede mi? İstanbul- Florya Şükrü Balcı Polis Okulu’nda. Sahneye yaklaşık yüze yakın sanatçı çıkardım. Linet, Orhan Ölmez, Ziynet Sali, Ebru Yaşar, Mustafa Sandal, Kibariye, Sibel Pamuk, Zerrin Özer. Daha isimlerini sayamadığım birçok kişi…  Organizasyonu ben tek başıma yaptım. Gecenin sunuculuğunu ise o dönemin en ünlü mankeni Buket Saygı (Çelik’in eski eşi) ile şu an NTV Haber Sunucusu Seda Öğretir’le birlikte ben yaptım. İnanın, bir kuruş para almadım ve vermedim.
Hayatın renkleri sizlerle olsun! 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat