OYUN HAMURU

Tekin AHMET/YAZAR

31 Mart 2022 12:27
A
a
Eski zamanlarda, üç kadın çeşme başında toplanmış konuşuyordu. Az ötede ise ihtiyarın biri oturmuş, kadınların konuşmasını dinliyordu.

Kadınlardan biri “Benim oğlum öyle marifetlidir ki hiç kimse bu konuda onunla boy ölçüşemez. Tam bir cambazdır o. İp üzerinde yürüyüşünü bir görseniz.” dedi.

Diğer kadın heyecanla atılarak “Benim oğlumun sesini bilseniz. Tıpkı bir bülbül gibi şakır. Yeryüzünde hiç kimsenin böyle bir sesi yoktur. Allah vergisi bu.” dedi.  
Üçüncü kadın susup duruyordu. Diğerleri sordu: “Sen çocuğunu niye övmüyorsun? Nesi var ki?” Üçüncü kadın “Çocuğumun çok üstün bir tarafı yok ki. Ne diye durup dururken öveyim onu?” diye sordu.

Kadınlar kovalarını doldurup yola koyuldu. İhtiyar adam da peşi sıra yürümeye başladı. Evlere yaklaştılar. Birinci çocuk annesini görünce hemen elleri üzerinde havaya kalkıp çeşitli marifetler gösteriyordu. Kadınlar gözleri hayretten büyümüş bir hâlde “Aman ne kabiliyetli çocuk!” dedi.
 
İkinci çocuk altın gibi bir sesle öyle güzel şarkılar söyledi ki kadınlar, gözü yaşlarla dolu, hayranlıkla dinledi onu. Üçüncü çocuk koşarak geldi, annesinin elinden kovayı aldı ve eve kadar taşıdı.
Kadınlar ihtiyara dönüp “Bizim çocuklarımız hakkında ne diyorsun?” diye sordu. İhtiyar şaşkınlıkla “Çocuklarınız mı? Onları bilmem. Yalnız biri vardı, annesinin elinden kovayı alıp eve taşıdı. İşte gerçekten övülecek çocuk oydu.”
 
Menkıbelerde asla değil, fasla bakılır. Böyle bir hikâye gerçekte yaşanmış mı, yaşanmamış mı? Bilemem ama çıkarılacak dersler olduğu kesin. Çocuklarımız en değerli varlığımız. Onların gelişimi için her türlü fedakârlıkta bulunmaya hazırız. Kurslar, eğitimler, workshoplar, dersler… Bizim mahrum kaldığımız her ne varsa onların mahrum kalmamasını istiyoruz. Peki, ipin ucunu bir yerde kaçırıyor olabilir miyiz? Bir çocuk ebeveynini mutlu etmesi, onun gururlanması için yaşamamalıdır. Çocuklarımız kendi başına bir bireydir. Hiç farkında olmadan çocuklarımızı kendi bencil ve egoist duygularımıza alet ediyor olabilir miyiz? Onların kendine özel ilgi alanları ve yetenekleri vardır. Bize düşen bunları fark etmeye çalışmak ve sonrasında destek olmaktır. Onları kendi isteklerimizin kölesi edemeyiz. “Çocuğum için en iyisini ben bilirim, ben annesiyim.” düşüncesi içinizde kaynıyor mu? Çocuğa birçok yetenek kazandırabilirsiniz lakin bu yeteneklerin yanında bencil ve egoist olmayı da öğretmiş olursunuz. Kendi için yaşamayı öğrenir. Diğer insanların önemi azalır. Toplumun faydasının bir değeri kalmaz, sadece kendini üstün göstermeye çalışır. Dünyanın son hâline bakınca sık sık karşılaştığımız bir insan modelinden bahsettim değil mi? Yapılan hatalar ve ortaya çıkan sonuçlar… Çocuklarının psikolojik sorunlarından dolayı tedaviye başlayan ebeveynler, çoğunlukla asıl sorunun kendileri olduğu gerçeğiyle yüzleşir.
Çocuklarımızla geçirilen nitelikli vakitler çok önemlidir. Çocuğun yeteneklerini ve duygusal gelişimini fark etmenin yolu onunla vakit geçirmektir. Farklı etkinlikler yapmak, birlikte oyunlar oynamak gerekir. Bir hedefi, kazanan ve kaybedeni olmayan oyunlar çocukların özbenliğini ortaya çıkarmaktadır. Çocukların özgürce ortaya koyduğu gerçek isteği oyuna yön verir. 
 
Bu yazıda size evde, sağlıklı oyun hamuru yapmayı öğreteceğim. Bu sayede birlikte vakit geçirmiş olacaksınız! Oyun hamuruyla yapacaklarınızla da çocuklarınızın bazı yeteneklerini fark etme imkânı bulabilirsiniz! 
 
ÜRETMENİN ZEVKİ
 
Evde oyun hamuru yapmak için gerekli malzemeler şunlardır: Bir su bardağı un, çeyrek su bardağı su, bir çay kaşığı sıvı yağ, yarım su bardağı tuz ve isteğe göre gıda boyası. Malzemelerin oranlarını koruyarak daha fazla hamur elde edebilirsiniz! Tüm malzemeleri bir kaba koyun ve hep birlikte yoğurmaya başlayın! Çocuklar yoğurma esnasında çok zevk alıyor. Kıvam oluşmaya başladıkça da üretmenin zevkine varacaktır. Hamuru parçalara ayırdıktan sonra gıda boyasını ekleyip son kez karıştırın! Sağlımıza zararı olan bir madde kullanmadan ürettiğimiz için uzun süre bekleyemez. Şimdi rengârenk hamurlarımızla oynama vakti. Peki, neler yapılabilir? Herkes istediği kadar hamur alıp istediği şekli yapabilir. Araba, ev, bulutlar, hayvan figürleri, aile heykeli… Belki de daha önce fark etmediğiniz yetenekleri göreceksiniz. Beraberce üç boyutlu bir tablo yapmak zevkli olabilir. Daha neler yapabileceğiniz çocukların hayal gücünüze kalmış. Daha sonra ortaya çıkan figürleri kurumaya bırakın! El değmeyecek bir yere koyun ve en az iki gün bekletin! Böylece yeni oyuncaklar elde etmiş olursunuz!
 
Öğretmenlere özellikle birinci sınıf çocukları ile hamur yapma etkinliğini tavsiye ederim. Kocaman bir tepsinin içine koyulan malzemeleri hep birlikte yoğurabilirsiniz! Öğrencilerin kaynaşması için de faydalı olacaktır. Daha sonra hamurlardan harfler ve rakamlar yapılır. Dünyamızın şekli ve güneş sistemi benzeri konular da görsel sanatlarda kullanılabilir.
 
Artan hamurların kurumaması için hava almayacak şekilde poşetleyebilirsiniz lakin bozulacak ürünlerden yapıldığını unutmayın ve uzun süre bekletmeyin!
 
OYUN OYNAMAK
 
Bir yazının daha sonuna geldik.  Her yazımda oyun hakkında bir söze yer verdim. Âdetimi bozmadan kapanışı Zülfü Livaneli’nin bir sözüyle yapacağım.
 
 “İnsanların, toplumun kendilerine yüklediği bütün ön yargıları ahmakça taşıdıkları bir deve dönemi vardır, sonra aslan dönemi gelir; ön yargılara karşı aslan gibi savaşırlar ama bir de bazılarının geçebildiği bir çocukluk aşaması vardır. En üst aşamadır bu. Hayata bir çocuk safiyetiyle bakmak ve oyun oynamak; her türlü etkiye açık hâle gelmek. Yitirilen safiyeti tekrar bulmak. Bu yüzden oyun oynuyorum.”
 
Sonraki yazılarda buluşmak dileğiyle.
Mutlu kalın!
 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat