LOZAN KUTLU OLSUN

Remzi UYSAL/YAZAR

28 Temmuz 2021 19:16
A
a
Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası tapu senedi kabul edilen Lozan Antlaşması’nın 98’inci yıl dönümü Türk milletine kutlu olsun.
 
Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 günü, İsviçre’nin Lozan kentinde, kurtuluş ve bağımsızlık mücadelemizde Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın başkumandanı olduğu TBMM Ordusu tarafından mağlup edilen devletlere sonsuz süreli olarak imzalatılmıştır. 
 
Sevr Antlaşması’nın tarihin çöplüğüne atılıp Lozan Antlaşması’nın geçerliliğini sağlayan ve kurtuluş mücadelesini başarı ile sonlandıran, Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğindeki dönemin kudretli TBMM ve temsilcileri olmuştur.
 
Lozan’da sınırlarımız dışında kalan Hatay ilimiz ise Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlığında dantel örer gibi işlediği ince siyaseti sonunda 2 Eylül 1938 günü, Fransız yönetiminden ayrılıp bağımsızlığını ilan etmiştir. 29 Haziran 1939 günü de Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır. 
 
GERÇEK DIŞI İDDİALAR
 
Tarihi çarpıtmak isteyen art niyetli bazı partili yöneticiler, basın silahşorları ve tarih bilgisi fukarası olup tarihçi geçinen meczuplar, Kıbrıs’ın ve On İki Ada’nın Lozan’da kaybedildiğini söylemektedir. Lozan Antlaşması’nın, 2023 yılında sona ereceğine dair yıllardan beri niyetleri bilinen medyada yalan haberler yaymaktadır. 
 
Bu iddialar doğru değildir.
 
Doğru olan şudur: Kıbrıs, Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid tarafından 1876 yılında İngilizlere, On İki Ada da Balkan Harbi yıllarında, 1912 yılındaki Uşi Antlaşması sonucunda Sultan Mehmed Reşad tarafından İtalyanlar’a geçici olarak verilmiştir.   
 
1921 ve 1922 yıllarında, TBMM Ordusu karşısında İngiltere, Fransa ve İtalya doğrudan ABD ise Wilson Prensipleri ile dolaylı desteklediği Yunanistan işgal ordusu nedeniyle mağlup olmuştur. İngiltere Kıbrıs’ın, İtalya da On İki Ada’nın (440 adacık ve taşlık) üzerine yeni Türkiye Cumhuriyeti’nden öç almak gayesi ile oturmuştur. 
 
ENERJİ KAYNAKLARIMIZDAN VAZGEÇEMEYİZ
 
Petrol ve gaz gibi enerji kaynaklarımızı bulup, geçmiş yıllarda harekete geçirip kullanamadıysak tabii ki bunun sebepleri yok değildir. 
 
Bu sebepleri, enerji kaynaklarını çıkarıp kullanmanın pahalıya mal olması ve bu teknoloji ve kaynakları ellerinde bulunan güçlerin, kendi ikbalini düşünen bazı yöneticilerimize enerji kaynaklarını çıkarma ve sunma eyleminden vazgeçmesi için birtakım çıkarlar sağlamış olduğunda aramamız gerekmez mi? 
Bütün bunları geride tutarak bugün “Mavi Vatan” diye adlandırdığımız Akdeniz’in doğusunda ve bilhassa ülke sınırlarımızda bulunan kara sularda arayıp bulduğumuz enerji kaynaklarından hiçbir şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin vazgeçmemesi gerekir.  
Bu konuda, azim ve kararlılık gösteren yönetici ve hükümetlerimizin her hâlükârda, ağır şartlarda dahi arkalarında olacağımızın da bilinmesi gerekir.
 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat