KORONAVİRÜS BİTTİKTEN SONRA

Songül Şahin/YAZAR

22 Mart 2021 23:20
A
a
Bir sabah uyanacağız ve haberlerde artık koronavirüs olmayacak. Biz belki bunun farkında bile olmayacağız. Malum, insanoğlu bir olayı yaşarken farklı, yaşadığı olayı geride bırakırken farklıdır. Aslında insanoğlunu çok da yadırgamamalı. Öyle çok şey yaşıyoruz ki bu yeryüzünde, bir önceki olayın duygusunu geleceğe taşıyamıyoruz ya da taşıyoruz fakat yaşadığımız yeni olayların duyguları ile birlikte bir çuvala koyup öyle taşıyoruz. Tabii anlık veya aktüel olayların etkisi, bizi daha çok ilgilendirir. Biz istesek de istemesek de.
Şu an tüm dünya tek bir olayı konuşuyor: Koronavirüs. Hepimiz biliyoruz ki bir gün bitecek ama hiçbirimiz ne zaman olduğunu bilmiyoruz. Hepimizi aslında tedirgin eden de bu nokta. Ne zaman bitecek? Bunun cevabını, bitince hepimiz öğreneceğiz. Gerçekleri söylediğim için kızmayın, bu arada. Aslında aklımıza hiç “Koronavirüs bittikten sonra ne olacak?” sorusu geldi mi?  Koronavirüs olmadan önce mesela otobüste ve trende, birinin sarımsaklı mı, soğanlı mı yemek yediğini burnumuza gelen kokudan irkilerek anlardık. Mesafe yoktu çünkü. Yüzünüzü ekşitmeyin. Çoğumuzun bu durumu yaşadığını hepimiz iyi biliyoruz. Sizce koronavirüs bittikten sonra yine bu dünyaya geri döner miyiz veya dönmek ister miyiz?
Sabah erken kalkmıyoruz artık hatta erken kalkmak için erken uyumuyoruz bile. Çocuklar okula gitmiyor. Veli toplantısı yok. Bu durum, neredeyse tüm dünyada böyle sürüyor. Tüm dünya, tek aile olduk, okulu ekiyoruz. Ne acı değil mi? Dünya mecbur kalınca meğer tek aile olabiliyormuş. “Dünyanın bir yerinde açlık var, sefalet var.” deyince kendi gündemlerinden geri kalmazlar. Duymazdan gelirler fakat mecbur kalınca herkes “Bir diğer ülke ne der acaba? Biz de ona göre tedbir alalım.” diyerek haberlerin içine düşer. Allah’ın sopası yok işte. Görüyorsunuz, anlatmama gerek yok.
NEYSE Kİ İNTERNET VAR
Eskiden de pandemiler oldu. Şu anki pandeminin bir farklı yönü var: İnternet. Pandemi ile başa çıkmak için kullandığımız en güçlü silah. Çocuklar okula mı gidemiyor, e- okul var. Şirket toplantı mı yapamıyor, e-toplantı var. Devletin zirveleri bir araya mı gelemiyor, e-devlet var. Kısacası her yükü internete verdik. Bunu kötü bulmuyorum. “İnternet olmasaydı...” ile başlayan bir soruyu sormuyorum bile. Allah korusun, biri internetin fişini çekse dünya karanlıkta kalır.
Başta internet olmak üzere birçok yeni alışkanlıklar veya bağımlıklar kazandık. Kimimizin internet oyunlarından birçok arkadaşı oldu, kimimizin başkasına el vermeme, tokalaşmama tiki oldu, kimimizin yolda yalnızken bile maske takma hastalığı oldu. Kimimiz, evde yalnız yaşamayı hobi hâline getirdik. Çok yalnızlaştık bedensel olarak. Aslında hem manen hem madden yalnızlaştık. Arada bizi, tanıdık ya da bir yabancı ile birbirimize bağlayan Wi-Fi var. Onun da neremize iyi geldiği pek bilinmiyor ama sonuçta zaman geçiyor. Yolda yürüyen bir insanla mesafe koyuyoruz. Bir insandan uzak kalmak, rahat hissettiriyor sanki.
ESKİYE DÖNMEK İSTER MİYİZ?
Peki, aklımıza hiç geldi mi, bu alışkanlıktan kurtulmak kolay olacak mı diye? Eskiye dönmek kolay olacak mı? Dönmek ister miyiz? O, ayrı bir konu. Şu anki dönemin bir de Postkoronavirüsizm döneminin başlangıcı olacağını söylemek herhâlde doğru olur. Koronavirüs, virüs olarak bitince insanların birbirlerine elini bir daha kolayca vereceğini sanmıyorum.
Yattığımız yerden sanal âlemdeki arkadaşlar ile sohbeti bırakıp, evi toplayıp, güzel bir şeyler giyinip hanım hanımcık, beyefendice bir sohbetin eskisi gibi sık olacağını sanmıyorum. Elbette “Durum, koronavirüsden önce çok iyiydi.” demiyorum. Fakat tüm bu koronavirüs etkilerinden dolayı sanırım, tüm dünyada farklı ve yeni bir düzen kurulabileceğini söylemek, yerinde bir düşünce olur.
Mesela çoğu şeyi artık tek başına yapmak gibi…
Tek başına yaşamak gibi…
Bir de dersleri, bir hafta evden, bir hafta on-line olarak yapmak gibi…                                                
Sonuçta sabah erken kalkıp onca yolu okula gitmek yerine dersleri evden yapmak gibi….
Üniversiteler için aslında fena fikir değil.
KALIBIN ŞEKLİNİ ALMAK
Bu yeni düzenin, güzel tarafları da bunlar olabilir. Home office tarzı kalıcı olabilir söz gelimi.  Dünya bildiğimiz gibi küçülüyor. Bir deyim vardır: İnsanoğlu girdiği her kalıbın şeklini alır. Kişisel gelişim ise şöyle der: Bir davranışı yirmi gün yaparsanız alışkanlık, kırk gün yaşarsanız karakter olur.
Koronavirüs kurallarını uygulayalı, bir buçuk yıldan fazla oldu. Hâlâ devam ediyor. “Bu, artık bir yaşam tarzı oldu.” desek hiç kimse hayır demez.
Koronavirüs bittikten sonra bunları bir kere daha değerlendirir, karşılaştırmasını yaparız. Koronavirüs bittikten sonra çoğu şey, eskisi gibi olmayacak.
 
 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat