7 Ekim 2020 21:40
-A +A
Gülseren KAYA

KONUMUZ KADINLAR

Gülseren KAYA ( Yazar )gazetehamburg.com

Konu, kadınlardan açılınca bende ufkun sınırı olmuyor, yazdıkça yazasım geliyor hemcinslerimi.
 
Şöyle dönüp de bakarsın ya arkana...
Hani heybende biriktirdiğin anıları karıştırırsın ya.  
İşte ben tam da oradayım şimdi, yazmaya başladığımdan beri.
 
Heybemdeki biriktirdiğim anıları, son zamanlarda ara ara elime alıp tek tek gözden geçiriyorum. Tanıdığım, tanık geldiğim onlarca hayat hikâyesi varmış, hatırımda kalan.
 
Ya unuttuklarım, hayal meyal hatırlayabildiklerim… O kadar çok kadınla karşılaşmışım ki bazılarını unutmam çok normal.
 
Meğer kadın evinde çalıştığım şu 12 koca yıl zarfında, bir hüzün deryasındaymışım da bilememişim.
 
HÜZÜNLER DÜNYASI
 
Hüzün, eve gelen her kadının kattığı hüzünle birikmiş, büyümüş… Bu hüzün deryası başlı başına bir dünya olmuş: Hüzünler dünyası.
 
Her biri birbirinden farklı ama bir o kadar da birbirine benzer, acı dolu hikâyeler.
Hangisini kaleme alayım, anlatayım, bilemedim.
 
Yok, ben hüzünler dünyasından hikâyeler anlatmayacağım bu sefer.
Ben, bugün başka bir şey yazmak istiyorum, hiç kimsenin hikâyesine değinmeden, kimseyi incitmeden başka bir şey anlatayım size.
 
Olur ya belki hikâyesini yazdığım kişi tesadüfen okur benim yazdıklarımı.
Belki de unutmak istediği o yaşanmışlıkları hatırlar, okuduğu cümlelerde.
Ne gereği var şimdi, unutulanları tekrar hatırlatmanın?
Belki çoktan kabuk tutmuş, iyileşmeye başlamış yaraları kanar, kim bilir?
Yok, benim yazdıklarım, yazacaklarım kimseyi üzmesin, kırmasın, incitmesin.
Hatırlatmasın hiçbir acıyı, kanatmasın hiçbir yarayı.
Benim yazmaktaki amacım bu değil ki.
Olmadı da.
 
Şimdi “Aman be, yıllar geçmiş, yaradan eser kalmamıştır!” diyenler olacaktır.
Bunları diyenler, bazı yaraların yıllar geçse de iyileşemeyeceğini bilmeyenlerdir.
Kırılmanın, hor görülmenin, sevgisiz bırakılmanın, eziyetin hiçbirini tanımayanlardır. Kalabalığın içinde yalnızlığı, çaresizliği tatmayanlardır.
 
BEN, NE KADINLAR GÖRDÜM…
 
Ben, ne kadınlar gördüm: 
 
Kör kuyuların içine düşmüş; çıkamayan, yolunu bulamayan,  karanlıklar içinde küçücük bir mum ışığıyla yetinip de arayıp bulamayan kadınlar.
Yaşadıkları eziyetle cebelleşirken başka eziyetlere maruz kalan kadınlar.
Üzerindeki baskıya rağmen kendi doğrusunun arkasında durmaya çalışan kadınlar.
Yaşadıklarından dolayı yerini yurdunu terk etmek zorunda kalan, hayata sil baştan yeni bir sayfa açan, açmaya çalışan kadınlar.
Kollarının altına sığınan çocuklarıyla hayata sıfırdan başlayan ve yaşadıklarından gocunmayan, kaybettiklerine ağlamayan hatta ağlamaya fırsat bulamayan kadınlar.
Onca zorluğa, onca eziyete rağmen çocuklarından güç alarak hayata göğüs geren kadınlar.
Düştüğü her kuyudan, tüm yaşanılanlara rağmen tırmanarak çıkan kadınlar.
Belki de en güvendikleri tarafından itilerek bu kuyuya düşen kadınlar.
Düşmenin ruhlarında yarattığı sarsıntıyı daha üzerinden atamadan, tam da etraflarındaki en yakınlarından yardım beklerken bir darbe de onlardan yiyen kadınlar.
 
Kuyunun dibinde çıkmanın yolunu ararken ne bir ip sallayanları olan ne de bir el uzatanları kadınlar.
 “Niye o kuyuya düştü? Orada neler oluyor?” diyerek kimsenin dönüp bakmadığı bile kadınlar.  
Kimsenin umurunda olmayan, kimsenin sahip çıkmadığını yaşayarak öğrenen, kendi kendine sahip çıkmayı öğrenen kadınlar.
 
BİRÇOK KEZ SIFIRDAN BAŞLAMAK
 
Böyle yolları aşmış kadınlar, zamanla hiç kimseye ihtiyaç duymaz.
Her işini kendileri yapar, tüm sorunlarını kendileri halleder.
Gururlu ve dik başlı, asil bir duruşları vardır.
Kimseye eyvallahları olmaz, korkusuzca hayatın tüm yükünü alırlar sırtlarına.
Kaç sefer, sıfırdan başladıklarını bilemezsiniz, kimse bilemez.
Yine olsa yeniden başlarlar ve kaybetmekten korkmazlar çünkü kaybettiklerine rağmen hayatta yol almayı öğrenmişlerdir bir kere.
Ben, işte böyle kadınları çok gördüm, iyi ki onları tanıdım ve hikâyelerine şahit olabildim.
İyi ki bir dönem yollarına eşlik ettim ve onların sayesinde hayata dair birçok şey öğrendim.
 
HİÇ KİMSE ÇARESİZ DEĞİL
 
İnsan, bir kere yaralanırsa hayata karşı hep gardını alarak durur.
Yaraların acısı zamanla geçer ama o yaranın acısı hiçbir zaman unutulmaz.
Aynı acıyı yaşamamak için temkinli adımlarla hayata devam eder.
Bazen onca kalabalığın içinde tek başına kalma pahasına da olsa yalnızlığı seçer.
Kadınların o tercih ettikleri, içinde bulundukları yalnızlık artık onların korunağı olmuştur ve bu yüzden yanlarına yaklaşmak oldukça zordur.
Zamanla aldıkları darbelerin silik izleri, sessizce onların yaşadıklarını anlatır, görmesini, anlamasını bilene.
 
Kim bilir kaç kahveyi yalnız içtiler, hayatta şımartılmanın ne olduğunu bilmeden?
Yine de yorgun yüreklerinde yarının, bugünden daha güzel olacağı umudunu yeşertmeye devam ettiler, bıkmadan ve usanmadan.
İçine gömüldükleri karanlığın bile güzelliğini keşfettiler, bir kıvılcım ışığa ihtiyaç duyarak.
Her uyandıkları sabahı, bayram havasıyla karşıladılar, umutlarını çalan kapkaççı martılara inat.
Bu hayatta, ince topuklarla salınmasını da öğrendiler, gerektiğinde “Hanımefendi!” diye anılmayı da.
Ben, ne kadınlar gördüm:
 
Karşılıksız yaşadıkları aşkın acımasızca yalnızlaştırdığı, yalnızlığı bir zırh gibi üzerine giyerek aşkından vazgeçen ve vazgeçilmenin ne olduğunu çok iyi bilen kadınlar.
Güçlü olmayı öğrenmiş, hayatı ve hayatındakileri kucaklamış, bastığı yerden ses getiren kadınlar.
Aslanın ağzından ekmeğini almasını bilen, kimseye minnet etmeden dimdik ayakta duran, kimseye gerek duymayan kadınlar.
Gerektiğinde ellerinden kendileri tutmasını bilen, olanla yetinen, olmayanlar için nasip diyen ama hiçbir zaman kaderci olarak kolaya kaçmayan kadınlar.
Şu koca dünyada sadece kendi kendine dayanan, gerektiğinde de kocaman yürekleriyle herkese meydan okuyan kadınlar.
Gerektiğinde hanımefendi, gerektiğinde de efendilere taş çıkartan kadınlar.
 
Evet, ben de hayatta çoğu zaman tek başınaydım ama gücümü ve cesaretimi toplamasını her zaman iyi bildim.
 
Gücünüzün farkına varın! Hiç kimse çaresiz değildir bu hayatta.
 
 

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Mürvet Dirik Demirci.. IZMİR/ Dikili den selamlar. Kaleminize ve yüreğinize sağlık olsun inşallah selamlar saygılar sevgiler gönderiyorum .Gurbetçi kuşlarımıza kolaylıklar diliyorum.

14:43 8 Ekim 2020

IZMİR/ Dikili den selamlar. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Gurbetçi vatandaşlarımıza kolaylıklar diliyorum.
1000

Fevzi korucu

11:40 8 Ekim 2020

Elinize kaleminize sağlık kadının çilesi bitmez hele Almanya gibi yerde Ananız Babanız kimseniz yok İse yaşamak dahada zor.Allah çile çeken tüm kandınların yardımcısı olsun.
1000
Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı