Yasemin Murat Arslan

KIZIMI KAYBETTİM, TORUNLARIMI KAYBETMEK İSTEMİYORUM

Yasemin Murat ARSLAN/YAZAR

13 Kasım 2022 18:03
A
a
Bir anne ile sohbet ediyoruz. Çaresizliğinin, çırpınışının her hâliyle dışa yansımasına engel olamayan bir anne var karşımda. “Benim iki tane kızım var.” diyor ve devam ediyor konuşmasına: “Biri çocukken çok hareketliydi, istediği bir şey olduğunda elde etmek için çabalardı, yerine göre hırçınlaşırdı. İstemediği bir şey olduğunda reddederdi, onu yapmak istemezdi. Diğeri ise kardeşinin tam tersi sakin bir yapıya sahipti. Hiçbir konuda zorluk çıkarmazdı. 
Şimdi ise ne istediğini bilen, istediğini elde etmek için çabalayan, hırçınlaşan kızım kendi ayaklarının üzerinde durabiliyor. Mesleği var, işi var, ailesi var. Çoluk çocuğuyla mutlu bir şekilde yaşıyor. Diğer kızım ise çocukken sakindi, ergenlik çağında asi tavırlar sergilemeye başladı. Okulunu yarım bıraktı, işi yok. Daha ergenliğinde evden kaçtı, uyuşturucuya başladı. Daha on yedi yaşında tanıştığı biriyle evlendi, beş çocuğu oldu. Çocuklarını büyütürken hep onun yanında oldum. Aslında o, dünyaya getirdi çocukları, bakımını ben üstlendim. Sanıyorum, sorumluluğu ben aldıkça üstüme o, yeni bir çocuk getirdi dünyaya. Belki de orda yanlış yaptım. Kendi çocuklarını büyütme sorumluluğunu ona bıraksam daha doğru olacaktı. Belki o zaman beş çocuk yapma cesaretini göstermezdi. Çocuklar daha küçükken yine biraz görüşüyorduk. Görüşüyorduk ama aynı zamanda çok kavga ediyorduk. Şu anda uyuşturucu bağımlısı ve bütün her şeyden beni sorumlu tutuyor, benimle görüşmek istemiyor. Çocukları uyuşturucu bağımlısı kızımın ve damadımın elinden kurtarabilmek için onları çocuk koruma merkezine ihbar ettim. Hiç kolay olmadı benim için böyle bir şey yapmak. Birincisi, şikâyet ettiğim, ihbar ettiğim kişi benim öz kızımdı, ikincisi ise çocukları koruma merkezinin harekete geçmesi için delil ve kâğıt işleri gibi stresli bir dönemi atlatabilmek gerekiyordu. Ben onları koruyabilmek için kızımı karşıma aldım. “Ya bütün emeklerim boşa giderse?” diye çok endişeleniyorum. Kızım kendisini benim ihbar ettiğimi öğrenir öğrenmez zaten iyi olmayan ilişkimiz tamamen koptu. Şimdi çocuklar bayağı büyüdü, emin ellerde ve benim içim o konuda rahat. Onlara her zaman şunu söylüyorum: ‘Başınıza bir durum geldiğinde çalacağınız ilk kapı benim kapım olsun. Benim kapım sizlere her daim sonuna kadar açık, bunu bilin.’ Torunlarımın bu uyuşturucu belasına bulaşmadan kendi ayaklarının üzerinde durmasını görmek istiyorum. Aslına bakarsanız beş kardeşten dördü teyzesinin çocukluğundaki davranışı sergiliyor. İstedikleri bir şey olduğunda diretiyor, istemediğinde ise direniyor. O yüzden o dördünden ümitliyim. Bir tanesi sessiz, sakin ve içine kapanık, tıpkı annesinin çocukluğunda olduğu gibi. Onun tavırları endişelendiriyor beni. Umarım, yanılıyorumdur.

BU, NASIL BİR POLİTİKA?

Aslında az kaldı. En küçüğü on yaşına geldi. Yalnız bir konu beni çok ama çok endişelendiriyor. Almanya’da uyuşturucu kullanmak artık serbest bırakılacak. Ben uyuşturucunun bir insanın hayatına verdiği zararı en yakından görmüş ve yaşamış bir kişi, bir anne olarak çok korkuyorum. Ya anne ve babası on dokuz, yirmi yaşında olan torunlarıma, ‘Gelin, siz de deneyin.’ derse? Ya torunlarım da ileride kızımın düştüğü duruma düşerse ne yaparım ben? Eğer uyuşturucu kullanmak serbest bırakılırsa ben neyin mücadelesini, niye, neye karşı verdim? Ben torunlarımı bu pislikten koruyabilmek adına kızımı göremiyorum. Bu, nasıl bir politika? Bu, nasıl bir umursamazlık? ‘Bütün gençler istediği gibi uyuşturucuyu gidip alacak ve açıktan açığa kullanacak. Bir de birbirine gel, sen de dene, diyecek. Hep beraber oturup birbirini bir bataklığa sürükleyecek.’ Böyle düşündükçe çok geriliyorum, çok canım sıkılıyor. Kızımı kaybettim, torunlarımı kaybetmek istemiyorum.”
Bir anne karşıma çıktı ve bütün samimiyetiyle bana içini döktü. Kim bilir aynı durumda ya da buna benzer başka bir durum yaşayan, yaşamış olan kaç anne var? Neden Avrupa’da birçok kapalı yerde, kamu binalarının kapısının önünde, bahçesinde sigara içmek yasaklanırken uyuşturucu kullanımı serbest bırakılmak isteniyor? Gençlere uyuşturucu etkisi zayıflatılmış olan maddeler serbest olacakmış. Yetişkinler yani on sekiz yaşından büyükler için öyle bir sınırlama yok. “Evde anne ve babası sigara içen birçok genç de sigara kullanıyor. Anne ve babanın uyuşturucu kullanması da aynı şekilde çocuklarda alışkanlığa yol açacak.” diye düşünüyorum çünkü çocuklar aile içerisinde gördüğünü taklit eder ve taklidi alışkanlığı, alışkanlığı karakteri olur. 
ÇOCUKLARIN ÖZ GÜVENİ KORUNMALI
Buradan da anlaşılıyor ki bütün uzmanlar “Çocuğunuz hareketli ve ne istediğini bilen bir çocuksa sevinin. Sessiz ve içine kapanıksa fazla zaman geçirmeden bir uzmandan yardım ve destek alın.” diyerek anne ve babaları uyarmakta haklı.
Bazı anne, baba, dede, nine, eğitmen ve öğretmen, çocuğun öz güvenini yok edip pısırıklaştırmayı eğitim sanıyor. 
Bırakın, çocuklar çocukluğunu yaşasın. Çocukların çocukluğunu yaşamadan ileride yetişkin ve sorumluluk sahibi olması mümkün değil. 
Çocuklarınızla güzel günler geçirmenizi diliyorum! 
 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat