11 Kasım 2019 12:40
-A +A
Remzi UYSAL

KALPLERDEKİ BİRLEŞME GERÇEKLEŞECEK Mİ?

Remzi UYSAL ( gazetehamburg.com)

Birleşen iki Almanya’ya dair ve Sırça Köşkte ’ki Demokrasi!
 
Tam 30 yıl önce; TÜRGEM Derneği kurulduktan tam 9 ay sonra idi. 
 
İki Almanya, biri bildiğimiz ve halk dilindeki Batı Almanya dediğimiz 11 eyaletli Federal Almanya Cumhuriyeti (FAC), diğeri Doğu Almanya dediğimiz 5 eyaleti olan Demokratik ve Sosyalist Alman Cumhuriyeti (DDR) olan iki ayrı devlet ve ülkeler idiler. 
 
09 Kasım 1989 günü bu iki ülke, diplomasi ve bazı sosyal bilimcilere göre ayak oyunları girişimleri ile kimsenin burnu kanamadan ve kan dökülmeden birleşti. 
 
Avrupa’daki Çin Seddi diye anılan BERLIN DUVARI yıkıldı. 
 
Aradan tam 30 yıl geçti. 
 
Bu nedenle bu yıl, 30. yılın şeref ve anısı için, Başta başkent BERLİN olmak üzere, eski sınır kentlerinde olduğu gibi LÜBECK’in o günkü Doğu Almanya sınır geçiş kapılarından biri olan  eski bir balıkçı köyü SCHLUTUP’da olmak üzere, büyük tören ve kutlamalar yapıldı.
 
Sınırlar kaldırıldı. Dikenli teller çözüldü. 
 
Özlendiği gibi iki Almanya’nın, Batı Almanya’nın büyük vaatleri ile birleşmesi  yapıldı.
 
Doğu’dakiler;  Batı dünyasında seyahat etme ve tüketim toplumu olma özgürlüğüne kavuşacaklarından, Batı’dakiler de; Doğu’nun ganimetlerini ellerine geçirmiş olmanın mutluluğuna erişecek olmalarının sarhoşluğu içindeydiler.
 
Ama bu birleşme, bilhassa Doğulular için, o büyük vaatlere rağmen, hiç de özlenilen sonuçları getirmedi. 
 
Doğu’daki 10 binlerce işyeri kapatıldı. 
 
Milyonlar işsiz kaldı. Milyonlar, iş ve ekmek umudu ile Batı’ya göç etti.
 
Batılı Almanya’nın kafasının arkasında yatan ve hayata geçirilen TREUHAND (Güvenilir El) adlı bir özelleştirme kurumu, Doğu’nun mallarını yangından kaçırırcasına satıp, savdı.
 
Doğu Almanyalılar, aradıklarını bulamadıkları ve Batı tarafından aldatıldıklarını, sarhoşlukları geçtikten yıllar sonra anladılar. 
 
Bu nedenle, orta yol yerine  uç düşünce ve partilerin söylevlerine  itibar ediyor, isyanlarını halen siyasette ve oy sandıklarında sürdürüyorlar.
 
Ben dün gerçekleşen, dünyanın değişik ülkelerin temsilcilerinin de başkent Berlin’de 
katıldığı bu önemli kutlamaların, bölge bazında kutlanan Schlutup köyündeki kutlamalara 
dahi  katılamadım. 
 
Nedeni de; aynı gün NEUMÜNSTER kentinde gerçekleşen ve çok önceden katılacağımı bildirmiş olduğum bir  seminere katılmış olduğum İçindi. 
 
30 yıl önce yapılan pazarlıklarla, Doğu Almanya’da bulunan Rus askerlerinin ülkeyi terk etmesi için, Batı Almanya, Rusya’ya 20 milyar MARK verdiğini, o günlerde okuyup öğrenmiştik. 
 
Bu para ile Doğu Almanya’da yaşamlarını Doğu Alman halkının sırtından sürdüren Rus askerlerine, konut ve gelecek hazırlamak İçin olduğu da biliniyordu. 
 
Üç hafta önce, Almanya dışında dünyanın 3 ülkesinde işletmesi olan özel bir kurumun bir Yöneticisi olan CDU’lu (Hristiyan Demokrat Birliği) partisinden bir parlamenter ile, davetim üzere  bir akşam yemeğinde bulunduk. 
 
Akıllı, iyi bir iktisat eğitimi almış bu genç kuşak sağcı siyasetçiye,  Doğu Almanya’da yükselen aşırı sağcı siyasi bir parti olan AfD (Almanya için Alternatif) üzerine sorular yönelttim. 
 
Bana anlattıklarının  büyük bölümü, benim de düşündüğüm ve yukarıda yazdıklarımdan farklı değildi. “Doğu Almanya’nın Çek sınırında 7 Dağlar bölgesinde akrabalarım var.  Bulundukları küçük yerleşim bölgesi olan bu köye, akşam saat 19.00 a kadar, sadece saatte bir toplu ulaşım aracı gidip - geliyor” dedi. 
 
Ve bunun dahi, o bölge insanlarının Batı Almanya karşısında ikinci sınıf vatandaş olduklarına inandıklarına, yeterli olduğunu öğrenmiş oldum.
 
Bu tahlili, siyasi düşünce bazında aramızda büyük ayrılıklar olduğunu kendisi de kabul eden, sağcı bir Alman siyasetçiden dinliyorum. 
 
Ve bunu cidden önemsemek gerek. Zira, bu tür söylevleri sol siyaset çevrelerinden sürekli ve öteden beri duymaktayız. 
 
Dünya’nın  en büyük ürün ihracatçısı olup,  yılda 250 milyar € artı verebilen YENİ Federal Almanya, Doğu’daki vatandaşlarının emeklilik gibi konularına eğilmez, Batılılar ile eşitliğini sağlayamaz, Doğudaki gençlerin de işsizlik sorunun üzerine gitmez, Doğu okullarında da temel eğitimde demokrasi derslerine ağırlık vermez ise, Batı Demokrasisinin, ülkenin batısında dahi uzun yıllar sırça köşkte yaşama şansı olmayabilir ve daha büyük sıkıntılara davetiye çıkarılmış olunur. 
 
 

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı