8 Mart 2020 21:57
-A +A
Cezmi Ancil

Kadınlar…

Cezmi Ancil ( Yazar )gazetehamburg-com

Havva`dan bu yana,ya da Lillith`ten,ya da güzelliklerin bütün armağanı olan Pandora`dan bu yana erkek egemenliğine,yerleşik hakim tabulara karşı ilk ayağa kalkıştan bu yana kadın,dünyanın yükünü damarlarında hissettiği üretkenlik ve sahiplenici ruhsal yapısı onun bilincli bir toplumsal damar olduğunu gerek insanlığın gerçek tarihi gerekse mitolojik öykülerde dünyaya bakış acımızda  bir ufuk yaratır olmuşlardır daima.
Zeus`un Prometheus`un insanlara ateş sunmasının öcünü almak icin kardeşine sunduğu güzel Pandora`ya hediye edilen hediye kutusunun iylikle mi yoksa kötülükle mi dolu olduğunu bile mitoliji de olsa insanlığın kültür mirasını meşgul ediyor olması,yine güzeller güzeli Medusa`nın yine mitolojik tanrılarca nasil kötülük temsili yapılmış olması kadının günümüze kadar ki ,gerek mistik,gerek,sosyolojik kültür olarak toplumsal bir damar olması yaratılışın  ve hayatın devamının olmazsa olmazıdır.
Ma`at evrensel düzenin düzenleyici olarak karşımıza  ne kadar çıkıyorsa ,Kybele bereket olarak doğurganlığı ve tarımsal bereketi temsil ederek günümüzde tarlada erkeğiyle emek harcayan köylünün alınterinde,bir işçinin ,bir hamalın ,bir irgatın,bir masa başı beyin işcisinin üretimini bir kadınsal tasvirde yaşıyor olmamız da tarihin toplumsal damarını oluşturuyor kadınlar.
Gerek Anadolu medeniyet ve uygarlıkları ,gerek insanlığın  ilk toplumsal yerleşik ve üretim merkezi olan Mezopotamya`da her tarihsel dönemde kadınlar toplumların can damarı olmuştur.
Göçler,isyanlar,açlık ,sefalet,yeniden diriliş ,uluslaşma,devletleşme ve aile kadınların  üretimdeki yeriyle ölçülür olmuştur.
Kadınlar…
Yaratılış  özelliklerindeki yüce zenginliğe ragmen tarihin birçok kesitinde horlanan,aşağılanan ,yakılan da kadınlar olmuştur.
Jean D`arc,Hallaci Mansur`la aynı kaderi paylaşırken,önderlik ettiği kadının  ilk başkaldırısı  insanlik tarihine kadinların toplumdaki yerinin taşlarını da ördü .Varoşların,gecekonduların,yoksul semtlerin evlerinden çıkıp ,modern hukukla yasal hakları kabul edilir olmuş olması da bu ilk kadının  ayağa kalkmasıyla mümkün olmuştur.
Rosa Lüksemburg,Clara Zetkin bugun kadınların haklarına nasıl uluslararası bir meşrutiyet kazandırdıysa,Nezihe Muhuttin,Fatma Aliye,Halide Edip,Ulviye Mevlan Osmanlıdan günümüze modern kadının yenilikçi yüzü olarak,yine bugün sokaklarda,varoşlarda hak ve adalet için,ekmek ve onur için bedenlerini her türlü güçlüğe ve zorluğa siper eden kadınlarımız toplumsal damarlarımızda dolaşan hayatın nehirleri gibi akmaktadırlar bedenimizin en can alıcı noktalarında.
Aşım,işim,ekmeğim diyen kadınlar dünyanın yarısıdır
Aşım,işim ekmeğim diyen kadın üreten,yeniden üreten ve ürettigine,doğurduğuna sahip çıkan,onu koruyan ve korumak için canını ortaya koyan hayatımızın can damarlarıdır…
Kadınlar…
Dünya onlarla daha yaşanılır ve onlarla daha güzel.
Dünya kadınlara emanet…
Koruyan,seven,geliştiren,güzelleştiren kadındır…
Kadın dünyadır…
Yaşamdır….
 
 

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı