KADINA KARŞI ÇOK YÖNLÜ ŞİDDET

Aysel Eyövge/YAZAR

12 Nisan 2022 00:07
A
a
“Kadını sadece sevmek kaba bir hata çünkü kadınların varoluşunda hem doğruluk hem sevgi vardır. Dünyadaki enerjileri bu ikisinden oluşur.” Margaret Fuller
Kadına karşı şiddetin, üzerinde uzlaşılmış genel ve tek bir tanımı bulunmamaktadır ancak şunu ifade etmeliyiz ki kadının bedensel, ruhsal ve psikolojik bütünlüğünü etkileyebilecek nitelikteki her türlü davranış şiddet olarak nitelendirilebilir. Kimi zaman bu şiddet, sosyal medyada kadınlara karşı yazılan bir yorum şeklinde ya da günümüzün kanayan yarası aile içi şiddet şeklinde tezahür edilebilmektedir. Şiddetin ortaya çıkış biçimi ne olursa olsun üzerinde ısrarla durulması gereken asıl nokta ise şiddeti teşvik edebilecek her türlü davranışın engellenmesi gerektiğidir.
Kadına yüklenen roller vardır. Bunların en başında; iyi bir eş olmak, iyi bir anne olmak, iyi bir dost olmak, güler yüzlü olmak, her işin üstesinden gelmek, iyi bir aşçı olmak, iyi bir düzenleyici olmak, derlemek, toparlamak, yorulmamak, uyumamak, hep başkalarını düşünmek ve benzeri gibi daha fazla rol sıralayabiliriz. Tüm bunların yanında, ilk andan itibaren kadının sürekli başkalarının hayatlarını düşünerek hareket etmesi, bazı kadınların okutulup meslek sahibi yapılmaması, okutulmaması, çalıştırılmaması, sosyal, kültürel yaşantıdan mahrum bırakılması ve en önemlisi de evlilik yaparken “Gelinlikle çıktın, kefenle dönersin.” telkiniyle aile tarafından empoze edilmesidir. Çaresiz kalan kadın, gidecek hiçbir yeri olmadığından eşi tarafından uğradığı sözlü, psikolojik ve fiziki şiddeti sineye çekmek zorunda kalmaktadır. Oysa kadın, destek görebilse ailesinden, yarasına merhem olunsa belki de büyük olaylar önlenebilecek. Şiddete uğrayan kadının ilk düşündüğü şey çocuklarıdır. Onları korumak ve kollamak adına sineye çektiği bu kabul edilemez davranışları, o küçük bedenlerde ne de büyük yaralar açacaktır. Annelerini aciz, çaresiz ve acı çekerken gören çocuk, birey olma yolunda ilerlerken en istemediğimiz olaylara şahit olacak ve bedeninde geri dönülemez acıları taşımak zorunda kalacak.
ŞİDDET, KADER DEĞİLDİR
Bu sebeple belirtmek istiyorum ki şiddet, kader değildir. Şiddet, alınacak tedbirlerle kimi zaman ise verilecek eğitimlerle önlenebilmektedir. Şiddeti engellemek için yapılacak ve izlenecek hukuki yollar mevcuttur. Bu yüzden şiddete karşı susmak yerine kadını koruyan mekanizmaların işletilmesi yerinde olacaktır.
KADINLAR, AİLENİN SARSILMAZ TEMELİDİR
Kadınlar, bir ailenin sarsılmaz temeli, toplumun en küçük yapı taşıdır. Güçlü kadın güçlü ailenin, güçlü aile ise sağlam temelleri olan toplumun temel unsurudur. Mutlu bir aile, bir evin her sorumluluğunu üstlenmek durumunda kalan ve sevgisini buna rağmen ailesinden esirgemeyen kadınla başlar. Mutlu bir aile, yetiştirdiği mutlu çocuklarla gelecek nesillere de bu sevgi ve bağlılığı aşılar. Tarihsel seyre bakıldığında da bu durum, çok net bir şekilde görülebilecektir. Kadının gücü, kimi zaman anaerkil bir toplumda, kimi zaman ise başarılı bir şirketin yönetiminde görülebilecektir. Tıpkı Marilyn Monroe’nun “Bir kadına, doğru ayakkabıları verirseniz dünyayı bile fethedebilir.” sözünde belirttiği gibi.  
Temennimiz; her sektörde kendine güvenli ve şiddete maruz kalmayan, kendini ifade edebilen kadınların olduğu bir yapının inşa edilmesi ve onlara eşit fırsatların sağlanmasıdır.
 

 
1000
icon
Bengü 20 Nisan 2022 18:22

Duygularımıza tercüman oldunuz kaleminize sağlık. Bu kadar güzel ve net anlatılamazdı. Teşekkür ederiz, gelecek yazılarınızı heyecanla bekliyoruz.

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat