İSTANBUL’DA BAŞLAYIP DORTMUND’DA SON BULAN GERÇEK BİR YAŞAMIN TRAJİK HİKAYESİ

Nilgün BATIYELİ/YAZAR

8 Mayıs 2022 20:43
A
a
Türkiye’nin ilk kadın tıp doktoru olan Safiye Ali’nin hikâyesini anlatmaya geçmeden çok ağırıma giden, beni utandıran iki noktadan birini hemen vurgulamak isterim. Çoğumuz bu değerli insanı tanımaz ve hatırlamazken Google’ın 2021 yılında, doğum günü olan 2 Şubat tarihinde Safiye Ali ile ilgili bir doodle hazırlayıp sunduğu gerçeğidir. En azından bu paylaşımdan sonra ben dâhil bazılarımız onun değer ve mücadelesine vakıf olabilmişizdir. Kanımca bu çok üzücüdür.
Öğrendiğimde içimi burkan, bilmediğim ve aramadığım bir yakınımın öldükten sonraki hikâyesiymişçesine etkilendiğim, ağırıma giden ikinci konu ise mezarıyla ilgilidir.
Safiye Ali’nin mezarı da Google’ın doğum gününde hatırlatması üzerine tam 69 yıl sonra, geçen yıl doğum günü olan 2 Şubat’ta bulunmuştur. Asfaltın mezarlıkla birleştiği noktada, ufacık bir toprak parçasıdır bu.
Osmanlı Sarayı’ndan Almanya’da adsız bir mezarda noktalanmış bu yüce kadının adıdır Safiye Ali.
 
Bildiğim kadarıyla Dortmund’daki Türk yetkililer, olması gerektiği gibi Safiye Ali’ye bir mezar yapmak üzere harekete geçmiş.
 
SAFİYE ALİ
 
İşte size bir ilki temsil eden Safiye Ali Hanımefendi!

Safiye Ali, 2 Şubat 1894’te İstanbul’da dünyaya gelir. Babası Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in yaverlerinden Ali Kırat Paşa, annesi Şeyhülharem Hacı Emin Paşa’nın kızı Emine Hasene Hanım’dır. Safiye Ali, dört kardeşin en küçüğü ve en zeki olanıdır.

Safiye Ali, Amerikan Kız Koleji’nde okurken Balkan Savaşı’ndan getirilen yaralıları tedavi eder. Liseyi bitirince tıp doktoru olmaya karar verir.
O dönemde, kadın doktor gereksinimi yoğun olsa da Darülfünun Tıp Fakültesi kadın öğrenci kabul etmemektedir.
Bu nedenle I. Dünya Savaşı sürerken ağır maddi güçlüklere rağmen Almanya’ya gider.
Würzburg Üniversitesi’nde tıp eğitimi almaya başlar. Dönemin Maarif Nazırı Ahmet Şükrü Bey’in yardımıyla devlet bursu alır.

Açlık ve sefalet içinde geçen Almanya’daki yıllarında kendisine her zaman “Ne olursa olsun ülkeme doktor olarak döneceğim.” der, bunu tekrarlar. Ayrı bir parantez açarak da “Çöpten çıkarıp geceleri yediğim ekmek hiç ağırıma gitmiyor ama ülkemde tıp fakültesi varken buralarda olmam çok ağırıma gidiyor.” diye söyler.

Almancayı çok kısa bir sürede öğrenip derslerine başlar.
Amerikan Koleji mezunu olması nedeniyle zorluk çıkaran Bavyera Millî Eğitim Bakanlığı sınavda birincilik alması karşılığında kendisine doktor namzeti unvanını verir.
Yılmadan öğrenimine devam eder ve 1921 yılında, “Bebeklerde İç Pakimenenjit Kanaması” hakkındaki tezi ile diplomasını alır.
Derhal İstanbul’a döner ve gördüğü gereksinim nedeniyle altı hafta sonra kadın ve çocuk hastalıkları ihtisası yapmak üzere tekrar Almanya’ya gider. Bunu da başardıktan sonra ise yeniden İstanbul’a döner.

Bu arada Dr. Ferdinand Krekeler (sonradan aldığı adı ile Ferdi Ali) ile evlenerek Haziran 1923’te, Türkiye’nin ilk kadın doktoru olarak icazetnamesini alır, eşi ile İstanbul’un Cağaloğlu semtinde muayene açar.


KADIN DOKTORU KABULLENMEME
 
Kadın doktor gerçeğine alışkın olmayan toplum tarafından dışlanır. Muayenehanesine kimse gelmediği gibi kadın olduğundan düşük vizite ücreti ödemek isteyen bile olur.
Aşağılanmalar, dışlanmalara göğüs gererek fakir ailelerin kadınlarını ve çocuklarını evlerinde ücretsiz tedavi eder.
İstanbul’da sayısız klinik çalışmalarının önüne geçen hizmetler dâhilinde beş yıl doktorluk yapar.
Amerikan Koleji bünyesinde açılan ilk kız tıp okulunda jinekoloji ve obstetrik dersleri verir. Böylece kızlara tıp eğitimi veren ilk kadın öğretim üyesi olarak tarihe geçer.
 
1925 yılında, (önceden Fransız Kızılhaç tarafından kurulmuş), Himaye-i Etfal Cemiyeti’ne bırakılan Süt Damlası Bakımevi’nin başına geçer. Çalışmalarıyla bakımevine etkinlik kazandırır. Süt damlası Bakımevi’ndeki faaliyetleri; kadınları emzirmeye teşvik etme, yetersiz beslenen çocukların sağlıklı beslenebilmeleri amaçlı eğitimler düzenlemeye odaklanır.
Safiye Ali ayrıca sütten kesilmiş bir yaş sonrası hasta ve zayıf çocukların bakımı ile ilgilenilmesi gerektiğine inanır.
Böylece Hilal-i Ahmer Hanımlar Merkezi Küçük Çocuklar Muayenehanesi’ni kurar.
Londra, Viyana ve Bolonya’da düzenlenen kongrelerde Himay-i Etfal Cemiyeti’ni temsil eder.
Uluslararası Kadın Doktorlar Konferansı’nda edindiği sosyal ve bilimsel izlenimlerini Servet-i Fünun’da yayınlamıştır.
 
Asla pes olmaya yanaşmayan Safiye Ali, başka kadınlara da örnek ve öncü olmak adına mesleki çalışmalarının yanı sıra, İstanbul’da başlamış feminist hareketlere de katılır.
Türk Kadınlar Birliği’nin sıhhiye komisyonu başkanlığını üstlenerek fuhuşla mücadele için çalışır.
 
Kendisi o kadar özel, azimli, mesleğine aşık, insanlığa yardım arzusuyla dolu olmasına karşın o dönemde insanların beynine bir kadın doktor olarak girmenin ne denli zor olduğunu şu gerçek çok güzel anlatmaktadır. Dönemin toplumu, kadın doktora o kadar yabancıydı ki Malul Gaziler Büyük Ticaret Salnamesi’nde adı Safiye Ali Bey olarak geçmektedir.
 
“KADINLAR VE ÇOCUKLAR SİZE EMANET”
 
Safiye Ali muayenehanesinde işlerin iyi gitmemesi nedeniyle yeniden Almanya’ya döner. Bu sırada kendisine kanser teşhisi konulmuştur. Birçok son derece değerli ve özel insan gibi onun da yaşamı kısacık bir 58 yıl sonra son bulur. Belki de bunu hissettiği içindir ki nice uzun yaşayan insanların gerçekleştiremediğini bu kısa süreye sığdırmış, bir ilke imza atmıştır.
 
Almanya’da tıp eğitimi aldığı hastanede 5 Temmuz 1952 de gözlerini ebediyen yummadan etrafındaki doktorlara şu sözlerle veda etmiştir: “Kadınlar ve çocuklar size emanet!”
 
 

 
1000
icon
Hayal Denizi 16 Mayıs 2022 22:24

Ben çok şanslıyım Hocam! Bu hikayeyi daha önce yanılmıyorsam, bir romanda okudum. Belki de Ah şu çılgın Türklerin yazarı Turgut Özakman'ın romanında . İyi konu seçmişsiniz Nil Hocam. Osmanlı Torunuyum diyen zavallılar okumalı derim. İmparatorluk döneminde kadının hiç adı yok. Yeri makamı Mevki Makamı da yok. Tebrikler Nil Hocam...

0 2 Cevap Yaz
Ayhan 10 Mayıs 2022 17:36

Guzei bir yazı, guzel bır hatırlatma. Elinıze yureginize saflık.

0 2 Cevap Yaz
korin danna 9 Mayıs 2022 18:30

cok etkileyici guzel bilgi trajik bir bir oykusu varmis boyle azimle savasan bu kisiyi tebrik etmek isterdim

0 2 Cevap Yaz
Cengiz 9 Mayıs 2022 01:38

Kaleminize sağlık ilgi ve merakla beklediğimize deyiyor. Hiç duymamış hiç bilmediğimiz bir yüce insanı sayenizde tanımış olduk. Yaptığı hizmetlere minnettarız mekanı cennet olsun🙏

0 2 Cevap Yaz
Aysun Uzuncan 8 Mayıs 2022 22:45

hem çok üzücü, hemde okunası bir hikayel ellerine,kalemine sağlık,ama yaşadıklarımıza bakılırsa emanete hıyanet edilmiş .Ne kadınlar,nede çocuklar korunuyor.dr.safiye alinin emekleri çabaları boşa gitmiş,yazık bu kısacık,çok emek verilmiş,çok zorluk çekilmiş hayata.ne kıymetli insanlar yetişmiş bu ülkede,hiç birinin de kıymeti bilinmiyor.

0 2 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat