İNSANLIĞIN EN İYİ İCADI

Nilgün Batıyeli/YAZAR

17 Kasım 2021 22:58
A
a
Gelin bir tarihçiye “İnsanlığın en büyük icadı neydi?” diye sorun. Cevabı ilk günlerden alıp ateş, tekerlek, yazı, kılıç diye başlar söze.  Bir takım kabul edilmiş verilere göre tarih verir.
Oysa bana sorarsanız “En büyük icat, tarihin kendisi.” derim.
Zira tarih, gerçek değildir. Her türlü olgudan yaratılıp şekillendirilmiş bir anlatımdır. Yanlış yazarın, yanlış kalem oynatmasıyla kötü adam kahramana, yalan da gerçeğe dönüşür. En azından bilgisayar dönemine gelene kadar böyleydi.
İnsan olmak karmaşıktır. Kuşkusuz ortak bir kökeni ve bazı aynı efsaneleri paylaşıyoruz. Netice itibarı ile bizi yöneten, beyin oluyor. Burada mantıklı düşünce için gereken tüm kapasite var ancak beynimizi duygularımızla birlikte aynı kafatasında paylaşıyoruz. Bazen duyguların sesi, mantıktan daha yüksek çıkmakta.
Şiddet, beceriksizlerin son çaresidir. Tarihin sayfalarına bakarsanız milyarlarca insanın savaşlarda öldüğüne tanıklık etmemiz de bu yüzdendir. Biri bir fitili ateşler, ardından daha çok savaş, daha çok şiddet ve daha çok tarih ortaya çıkar. Neticede kim kazanır? Hiç kimse. Tarihi yazan tarihçiler dışında. Onların besinidir bu ve aynı konuyu farklı şekilde insanlığa sunar. Yazdığı ile ilgili çıkan anti tezler de ayrı bir tartışma, yazma konusu olarak ortaya çıkar. Tabii “Hepsi yanlış ve yalan.” demek mümkün değildir. Önemli olan, belirleyicilerdir.
İki örnek vereyim kısaca.
Mustafa Kemal Atatürk, yaptıkları, söyledikleri ve dehasıyla tüm dünya tarih kitaplarında eşsiz bir lider olarak yerini almıştır. Neyle? Akıl, bilgi ve ispatlayıp yerine getirdiği tüm sözleri ve yaptıklarıyla.
Bir de örneğin ABD’nin 11 Eylül olayına bakalım. Saldırı ve sonuçlar, hemen her ülke tarafından yalanlanıp kendi taşeronları tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıktığı, ispatlandığı hâlde, saldırının sorumluluğu tarihte bildiğiniz nedenlerle dış mihraplara mal edilmiştir. Neyle? Paranın sağladığı güç ile. Parayla tarih yazdırarak. Başka bir nedeni ve açıklaması yok.
Demek ki tarih, yazana göre değiştiği gibi kalıcı bilgi olarak da servis edilmekte. Bu örnekler, yakın tarihimiz, bir de eski tarih için var. Unutmayalım! Üç beş kuşak sonramız bunları tarihe geçtiği gibi kabul edecektir.
TARİHÇİLERİN YAZDIKLARI
Dünyanın batacağını da bu yüzden biliyoruz. Çöküş mutlak olacaktır. Geçmiş davranışlar, gelecekte yapılacakların en iyi göstergesidir. Tarihçiler de aynen böyle yapacaktır.
En acıklısı da bence arkeolojinin bu yanlışlara dayanarak ilerlemek zorunda kalmasıdır. Tüm bulgular, tarihçilerin verilerine göre yorumlanmaktadır. Oysa geçmişi çok iyi incelemekte ve yorumsuz arkeolojiye bırakmakta fayda var kanımca. Gerisini ise bilim adamları yazmalı.
Sayın Engin Uç görselleriyle servis ettiği bir yazısında şunları söylemiştir: “Göbeklitepe’nin ortaya çıkması ile ortalık karışmış, 12 bin yıl öncesi şimdi hayretle izleniyor olmuştur. Oysa yeryüzünde çok ilginç, tesadüf de diyemeyeceğimiz öylesine çok kanıt var ki bilim adamlarının bunu derinlemesine incelemesi gerek. Elime geçen bazı antik eserlerin fotoğrafları kafamda ‘Acaba bildiğimiz tarihten çok eski zamanlarda, bugünkü gibi gelişmiş toplumlar vardı da yine kendi elleriyle ürettikleri yok edicilerle kendilerini mi imha ettiler?’ sorusu takılıyor. Bu kanıtlar arasında uzaylıların izleri de var.”
Görseller o kadar hayret verici ki herkesin bir göz atmasını dilerim. Her ne kadar bu tür görsel ve yorumla ilgili anti tezler de aynı hız ve oranla ortaya çıkıyor olsa da tesadüf veya benzer diye adlandırılması mümkün olmayan verileri arkeologlar gün yüzüne ve bilgimize sunmaya devam ediyor.  
Mustafa Kemal Atatürk “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.’’ demiştir. Buradaki mürşit sözcüğü “doğru yolu gösteren, kılavuz” anlamına gelmektedir. Toplamda açılımı ise şudur: Gerçeği bilmek için bilimsel bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bilimin yol göstericiliği ve rehberliği bu yüzden önemlidir.
Aynı konuyu farklı kaynaklardan okumak veya araştırmanın gerekliliğine de inanıyorum. “Sadece kendi dilinin yazarları değil, dış kaynaklardan da konuya hâkim olmak farklı bir bakış açısı sunabilir ki bu da yorumlarınızdaki derinliği ve güvenirliği arttırır.” diye düşünüyorum.
Tüm tarihçilere saygılarımla ilimle bilimle sağlıcakla kalınız.
 

 
1000
icon
Türkolog Bayan 19 Kasım 2021 20:45

Nilgün Hanım yine sayenizde zihnim farklı düşüncelere ve bakış açılarına kapı açtı. Önerdiğiniz yazıyı en kısa zamanda kontrol edeceğim. Her yazınızda kendi düşünceme bir dayanak buluyorum ya da körü körüne savunabilecegim düşüncelerimdeki hataları görüp objektif bakmaya başlıyorum. Kaleminizden çıkan her yazı sadece bilgi vermekle kalmayıp kendi düşüncelerime hakim olmamı da sağladı. Gitgide öyle tarafsız bakmaya başladım ki olayları daha het görüyorum. Bir fikre direk" evet "demek yerine, acaba öyle mi ? derken buluyorum kendimi. Bir kütüphanede gezinircesine her paragrafta ayrı bir düş

0 1 Cevap Yaz
Serdar Çelikörslü 19 Kasım 2021 02:17

Nilgün hanım merhaba, günümüzdeki en büyük eksik de bu değil mi ? “ tarafsız bakış açısı” ne kadar değerli değil mi? Tarafsız bir bakışla tarih bir “ gerçeklik” ve çok değerli. Geçmişi anlamak ve geleceğe yön vermek sizde de çok önemli değil mi ? İşinin ehli, araştırmacı bilim adamlarının tarafsız bakış açısı ile yazdıkları tarih kaynakları değerli ve dikkate alınması gereken yapıtlardır. Manipülatif ve çarpıtılarak yazılanları ise ayırt etmek ve okumamak ise herhalde bizim becerimiz ve seçiminiz olacaktır..

0 1 Cevap Yaz
Necati Kavlak 18 Kasım 2021 22:42

Nilgün Hocam! Öncelikle kurdunuz "Netice itibarı ile bizi yöneten, beyin oluyor." cümleniz üzerinde bir iki kelam etmek isterim. Dr. Joe diyor ki bir insan her gün 50/60 bin şey düşünür. Bu düşüncenin %90 bir gün önce düşündükleriyle aynır. İnsanı beyni değil alışkanlıkları yani bedeni yönetir. Bu cümleden yola çıkarsak, bizi beyin yönetse savaş olmaz. Değişim Zihinde başlar 'da Dr. Joe Dispenza'nın sözü. Düşüncemizi değiştirirsek savaşlar bitecek. Hırsızlar çalmayacak :)) Nasıl yorum ama ... Latife olsun diye öyle hazdım haocam. Yazınız harika. Kutlarım.

0 1 Cevap Yaz
Aysun Uzuncan 18 Kasım 2021 12:13

Sevgili Nilgün hocam,yine önemli bir konuya değinmişsiniz, bencede tarihin asıl amacı gecmiste yaşanan ne varsa yer ve zaman göstererek, neden sonuç ilişkisi ile doğru belgelerle, doğru kalemlerle anlatılması gerekiyor ki milletler tarihlerini bilsinler ve geçmişten ders alsınlar.kaleminize yüreğinize sağlık,sevgiler 👏👏👏👍

0 1 Cevap Yaz
İlhan 18 Kasım 2021 11:30

Nilgün hanım yazılarınızı özlemle bekliyorum her beklediğim ve okuduğum konu birdiğerinden daha çok mutlu ediyor bazan endişeleniyor bazan içim gülüyor yani dememm şuki konular harika iyiki sizi takip ediyorum iyiki varsınız hep olun olurmu. Ben bu yazınızdan farklı bir şey düşündüm . Bu emerikanyalılar internet bilgisayar kullanımını insanların kullanımına açtılar. Açtılarda acaba diyorum şuan kendileri bu dünyaharikası icadın daha geliştirilmiş veya başka bir gizli tutulan makine icat etmişlermidir? Bence şuan faydalandığımız internt bilgisayar onlara göre demıde oldu ve çokdaha geliştirilmi

0 1 Cevap Yaz
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat