HANGİ PENCEREDEN BAKIYORSUNUZ?

Gülseren KAYA/YAZAR

31 Ağustos 2021 20:41
A
a
Bugün Hamburg’un en güzel yerlerinden biri olan Alster Gölü’nün etrafında uzun bir yürüyüş yaptım.
Yürüdüm, düşündüm.
Yürüdüm, yine düşündüm.
Sanki attığım adımda düşüncelerimi tartıyordum.
Sanki attığım diğer adımla da düşüncelerin ağırlığını üzerimden alıp yolun kenarına bırakıyordum.
 
Uzun zamandır gelmemiştim buralara. Değişen bir şeyler varmış gibi etrafa merakla bakarken aslında hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu ve öyle kolay kolay da değişime uğramayacağını gördüm.
Değişen sadece mevsime uyan doğanın renk cümbüşüydü.
 
Gölün dalgalarının huzur veren sesini dinleyerek yürürken, bir yandan da düşüncelerimi gözden geçirip toparlamaya devam ediyordum.
 
Tatil sonrası işbaşı telaşını da atlattıktan sonra bu yürüyüş gerçekten iyi geldi.
 
Hayata dair yazılarımı tekrar hatırlamaya çalıştım.
Hatırladıkça düşündüm, neden o konulara değindim ve hangi mesajları vermeye çalıştım diye.
Yazılarımın her birinde, aklımı kurcalayan konulara kendi penceremden bakarken, felsefi düşünceyi de harmanlayarak okuyuculara sunmak istemişim.
 
Kendi pencerem derken herkesin bakış açısı kendi yargılarına göre yön ve anlam almıyor mu?
Bence kimin neye ihtiyacı varsa o an ön plana çıkan o.
İşse iş, aşksa aşk, sağlıksa sağlık, huzursa huzur.
 
Her insan olaylara kendi penceresinden bakar, demiştim.
Bakışında bulunan anlam ise içinde bulunduğu hayat şartları ve konumuyla farklı bir değer kazanır.
 
BENİM GÖRDÜĞÜM, SENİN GÖRDÜĞÜN
 
Hayat sokağına açılan her pencereden renkler yayılırken dışardan renk cümbüşü de görebilirsiniz, renk karmaşası da.
 
Kimimiz her durumda optimist düşünür, etrafına iç açıcı, canlı ve güzel renkleri yayar. Hem kendileri hem de renkleri bulaştırdığı insanları sebepsizce mutlu eder. Onların varlığı herkese bir nebze huzur verir.
 
Kimisi de pesimist bakışıyla koyu ve kasvetli renkler yayar etrafına.
Her şeye negatif anlam yükler, her şeyde bir hata, şer arar.
Hem kendini hem de etrafındakileri huzursuz, tedirgin ve mutsuz yapar.
Negatiflik yüzüne bir somurtkanlık olarak yapışıp kalır.
 
Birçoğumuzun bildiği bir karikatür geldi aklıma:
İki adam yerdeki bir rakama bakıyor. Biri altı rakamını görüyor, diğeri ise dokuz rakamını gördüğünü iddia ediyor.
Bu karikatür hayata farklı bakışımızı çok güzel anlatmıyor mu?
 
Benim gördüğümü sen de aynı görmek zorunda değilsin.
Senin gördüğün ile benim gördüğüm birbirine farklı ise birbirimizi ikna etmek zorunda mıyız?
Haydi, diyelim ki etmeliyiz.
Edebilirsek nasıl ikna edebiliriz?
Kavgayla mı yoksa açıklananı önemseyip kendi gördüğünle kıyaslayarak mı ya da ortasını bularak mı?
 
GÖNÜL PENCEREMİZİ AÇMAK
 
Hayat işte tam da böyle bir şey.
En önemli şey ne ama biliyor musunuz?
Önemli olan, kalp gözünüzün pencerelerini her daim temiz tutmak.
Temiz bir pencereden dışarıya yayılan renklerin parlaklığını, güzelliğini hayal edin.
Edebildiniz mi?
Harika! Peki, yüzünüze bir gülümseme gelip oturdu mu?
 
Bence oturdu ve oturmakla kalmadı, düşündürdü bile.
Oturmadıysa izin verin, gelsin, otursun.
 
Ruhumuzun darlığını ancak gönül penceremizi günde en azından bir kere açıp, kalbimizin odalarını havalandırarak geçirebiliriz.
 
Geçirelim ki etrafımıza yaydığımız renklerimiz solmasın, kararmasın.
Geçirelim ki algıladığımız renkler de bize farklılığı katabilsin.
 
Nasıl evimizi etrafımızı temiz tutuyorsak gönül penceremizin camlarını da temiz tutalım. Tutalım ki dışarıyı penceremizden güzel görelim.
 
Haydi bakalım! Herkese kolay gelsin.
 

 
1000
icon
Hakan Çelik 1 Eylül 2021 18:06

Gönül penceresini her zaman temiz tutan ve havalandıran insan ne güzel insandır.Tebrikler

0 1 Cevap Yaz
Gülseren Kaya

Teşekkürler 🙏

0 0
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat