Yasemin Murat Arslan

EN BÜYÜK ACILARI TADIP DA AYAKTA KALABİLMEK HERKESİN BAŞARABİLECEĞİ BİR DURUM DEĞİL

Yasemin Murat ARSLAN /YAZAR

17 Aralık 2022 00:33
A
a
Fakir şükredebiliyor belki ama zengin daha çok kazanmaya odaklı. Yokluğa şükredenimiz var ama malından bir dirhem eksildiğinde dünyası başına yıkılan zenginler de var. 
Zengin olabilmek adına kendisi de dâhil insanların sağlığını riske atan, hiçe sayan da var. Ülkeler arası politika da insanların sağlığını riske atma, hiçe sayma var. Zengin, geniş toprağa sahip ülkeler daha fazla para, daha fazla toprağa sahip olmaya çalışırken fakir ve küçük ülkeler elindekiyle yetinir, hâline şükreder.

ŞÜKREDEBİLMEK

Biz neye, ne kadar şükredebiliyoruz?
Mesela sağlığımız, ailemizin varlığı, işimiz ve işe gidebildiğimiz için şükredebiliyor muyuz? 
Şükredebilmek, aynı zamanda herhangi bir zorlukla karşılaştığımızda o zorluğun üstesinden daha rahat gelebilecek enerjiyi bize veriyor. Zorlukları yenemesek bile enerjimizi tüketmesine engel olan bir tutumdur hâlimize şükretmek, başımıza gelene sabretmek. 
 
Bazılarımız başına gelen her ufak tefek zorluğa isyan ederken bazılarımız en büyük acılarla karşılaşmasına rağmen sabredip daha kötüsünü yaşamadığına şükreder. 
İsyan eden, olayları kabullenemeyen kişiler daha fazla kayıp verirken sabreden kişiler, çözüm odaklı oldukları için enerjisini elindeki kalan diğer değerlere akıtır. Mesela bir kaza durumunda arabasını kaybeden canına zarar gelmediğine sevinebiliyorsa canı sağ olduğu sürece tekrar araba alabileceğini ya da araba olmadan da hayatını sürdürebileceğini kabul edebiliyorsa sağlıklı, huzur dolu güzel bir hayatı olabiliyor. 
 
Aileden birini kaybetme durumunda diğerlerinin hâlâ onun yanında olmasına şükredebilen bir kişi, yaşadığı acıyı daha rahat, daha küçük bir travma ile atlatabiliyor. 
Bazı insanlar malını kaybettiğinde yerle bir olurken bazı insanlar ise acıların en büyüğü dediğimiz evlat acısı ile sınanıyor fakat sabır ve şükürle acılarının üstesinden gelebiliyor. 
 
BABAYİĞİTÇE
 
Öyle kaderine, alın yazısına teslim olmuş birini tanıyorum ki. Bir insan bu kadar mı yaşadığı acılar karşısında takatli, dimdik durabilir?
Bir evladını alevlerde, bir evladını trafik kazasında kaybetmiş olmasına rağmen acısını derinden yaşayıp diğer evlatlarının hâl â hayatta ve sağlıklı olmasına şükredebilen bir insan. Aynı şekilde kendisine yapılan bir yanlışa ne kadar içerlese de empati kurabilmesi ve olayın etkisinden en kısa zamanda sıyrılıp çıkabilmesi taktire şayan. Böylesi insanları gördüğünde insan âdeta gıpta ediyor. “Ekmeğimi nasıl kazanırım?” sorusu yerine “Canı veren Allah rızkını da elbet verir. Sonuçta bir midemiz var o da nasıl olsa doyar.” düşüncesiyle yaşayabilmek her babayiğidin harcı değil. 
 
MEVLÜDE GENÇ
 
Bu konuda, içindeki öfkeyi bir kenara bırakıp yerine sakinliği koyabilen, içindeki kini, nefreti çıkarıp yerine barışı koyabilen, içinde hissettiği derin acılara rağmen yıkılmayıp dimdik ayakta durabilmeyi becermiş olmasıyla bütün dünyaya örnek olan Mevlüde Genç’i anmadan geçemeyeceğim (Almanya’nın Solingen ilçesinde ırkçı saldırı sonucu aile fertlerini kaybetmişti.). 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat