Yasemin Murat Arslan

DÜNYADA NELER OLUYOR?

Yasemin Murat Arslan ( Yazar )gazetehamburg.com

7 Ocak 2021 21:57
A
a
Bilindiği gibi dünya çapında bir pandemi yaşıyoruz. Şu, çıplak gözle görülmeyen varlık, hepimizin hayatını öyle ya da böyle etkiliyor.
 
Bilim dünyası sahip olduğu tekniklere ve araştırmalara dayanarak bir çözüm arıyor ve tabii ki bizim ülkemizde her konuda olduğu gibi bu konuda da  alışılagelmiş eleştiriler var. Dünyada da her kafadan bir ses çıkıyor. Pandeminin art niyetli bir politika sonucu olmasından tutun da nice başka sebepleri olduğu öne sürülüyor. Bu fikirlerin bir kısmı ise bazı doktorlar tarafından ortaya atılıyor. 
 
Doktorların bir kısmı çözüm ararken diğer bir kısmı da bu olayın, biz insanlara hazırlanmış bir tuzak, bir saldırı olduğunu, aşı adı altında bizleri daha kolay yönetilebilir hâle getirmek için bazı yeni yöntemler, çalışmalar yapıldığını öne sürüyor. Aşıların herkese yetecek kadar üretilebildiğinde herkesin aşı olmak zorunda bırakılacağına dair fikirler bile ortaya atılır oldu.
 
Kimi ülkelerde politikacılar halka örnek olmak adına aşı olmak için en ön sıralarda yer alırken kimi ülkelerde öncelik yaşlılar ve sağlıkçılara veriliyor. 
“Bu konuda aşıya karşı çıkan halkı iknaya mı çalışılacak yoksa bir şekilde baskı mı uygulanacak?” gibi sorular da insanların kafasını kurcalıyor.
 
Elbette insan hayatını tehdit eden bir salgın var ve insanlık olarak hep beraber bu salgına karşı birlikte savaşmamız gerekiyor. Yine de benim istemediğim bir aşıya, başka birilerinin isteği üzerine kendimi mecbur hissetmem gerektiğinde bunun ne denli doğru olduğunu soruyorum kendime ve bunu ben şahsen doğru bulmuyorum.
 
SİSTEMLERE GÜVENSİZLİK
 
Demokrasi ve insan haklarının savunuculuğunu yapan bizler, bunu nasıl ve ne şekilde karşılamalıyız? 
Benim bedenime yapılacak herhangi bir müdahaleye benden başka birilerinin karar veriyor olmasının demokrasi ve insan hakları ile bir alakası olabilir mi? 
Kızamık aşısını, Almanya’da 2020 Mart ayında çocuklar ve çocuklarla çalışanlara zorunlu kılanlar, koronavirüs aşısını da zorunlu hale getirecekler mi? Şimdilik Almanya’da ve bildiğim kadarıyla birçok ülkede, korona aşısının zorunlu olmayacağı söylense de bu, ne kadar inandırıcı? 
 
Burada benim aklıma birçok soru geliyor.
Biz insanlar dünya politikasına, devlet yöneticilerine neden güvenmiyoruz, güvenemiyoruz? 
Biz insanlar, tam da demokrasiyi benimseyip demokrasi rejiminin bizim için en iyi ve doğru bir sistem olduğunu ve birçok ülkede de artık demokrasinin işler duruma geldiğini düşünüyorken ne oldu da dünya genelinde birçok ülkede baskıcı, dayatmacı anti demokratik sistemin hâkim olduğu kanısına vardık? 
 
Özellikle de yakından tanımadığımız ülkeler hakkındaki bu tür söylemler, haberler bizim hiç araştırıp sorgulamadan inanmamıza yetiyor. 
Artık ülkeler arası sınırların kısmen de olsa kaldırılmasının da etkisiyle gelişmiş ulaşım araçları ve teknoloji sayesinde insanlar, birbirlerini daha yakından tanıma imkânlarına sahip oldu. O hâlde daha çok araştırmacı, bilgili, anlayışlı, daha toleranslı olmamız gerekirken neden her duyduğumuz lafa çabucak inanıyoruz? Neden daha faşizan, daha ayrımcı, daha anlayış yoksunu olmaya başladık?
 
Üstelik birçok aslı astarı olmayan bilginin, özellikle sosyal medya üzerinden yayıldığını biliyor iken.
Yoksa kılık kıyafet, mobilya modası misali birçok alanda olduğu gibi geri gelen eski modalarla birlikte ayrımcı, faşizan, baskıcı, dışlayıcı düşüncede mi geri geliyor ya da geldi?
 
ESKİ YÖNTEMLE ÜRETİLEN AŞIYA NEDEN GÜVENİLMİYOR?
 
Aşı bazı ülkelerde bulunmuşsa güvenilir sayılırken bazı ülkelerde bulunan aşıların güvenilirliğinden neden kuşku duyuluyor? 
 
Eski sistemle bulunan yani şimdiye kadar bilinen, kullanılan, etkisiz hâle getirilmiş virüs kullanılarak virüse karşı insan vücudunun savunma sistemini güçlendirmek amacını taşıyan yöntemle üretilen aşıların güvenilir olmadığını söyleyenler, çok yeni, henüz üzerinde çok fazla bilgi sahibi olunmayan mRNA aşılarının daha güvenli olduğunu nasıl ve neye dayanarak savunuyor?
Modern tıp eğitimi, dünya genelindeki üniversitelerde standart kabul edilirken konu aşı ve ilaç bulmaya gelince neden ülke ayrımı yapılıyor?
Bilindiği üzere Almanya’da bulunan aşı, Türk kökenli bir çiftin öncülüğü ile bulunmuş oldu. 
Aynı kişiler, aynı aşıyı Türkiye’de bulmuş olsalardı yine aynı ilgiyi görüp yine en iyi bilim insanları seçilir miydi? Ürettikleri aşının yine en güvenilir aşı olduğu söylenir miydi? 
 
Yoksa bazı ülkelere her konuda olduğu gibi dolaylı yaptırımlar mı uygulanıyor?
Daha önceleri de “Çin malları kanser yapıyor.” gibi bir takım söylemler, bazı ülke politikacıları tarafından ortaya atılmıştı, şimdi ise her yerde Çin malı satılır hâle geldi.
Aynı ülkeler tarafından bu malların önüne vergi ile geçilmeye çalışılıyor. 
 
AVRUPA’NIN ASYA’YA KARŞI ÇIKIŞI
 
Ben, Çin Devleti’nin Uygur Türklerine yaptığı insanlık dışı muamele ve kendi halkını para için karın tokluğuna çalıştırma politikasından dolayı Çin mallarını tercih etmiyorum. 
 
Avrupa ve Asya birçok konuda devamlı karşı karşıya geliyor. Asya’da olana Avrupa ilk etapta hep karşı çıkıyor. Bunun, kendilerinin her konuda daha iyi olduklarını kabul ettirme politikası olduğunu düşünüyorum. 
 
Avrupa, akupunktur, masaj gibi birçok doğal tedavi yöntemi ya da destek tedavilerine karşı da eskiden beri direnç göstermiştir. Akupunktur, hemöopathi, osteopathy gibi tedaviler, aşamalı olarak ancak 1990’lı yıllarda, hastalık kasaları tarafından kısmen karşılanmaya başlandı. Avrupa ülkeleri, bu tedavileri bir aşamadan sonra sınırlı da olsa kabul etmek durumunda kaldı. Yan etkileri yok denecek kadar az olduğu için mi kabul edilmiyor? 
 
Modern tıpta yani Avrupa’nın tedavi şeklinde hastalığı kökünden tedavi mümkün değil. Öyle olsa dahi verilen ilaçların yan etkileri yeni hastalıklara sebep oluyor. 
Böylece farkında olmadan ilaç sanayisinin bağımlı bir müşterisi hâline geliyorsunuz. 
Bu durumda, eski sistem aşıyı tercih ederim şahsen. Çünkü biliyorum ki doğal olanla tedavi olmam, benim bedenimin doğal gücünü artıracak ve daha az yan etkileri olacak. 
 
Bir an önce hayatımızın normale dönmesi ve artık bu konunun geçmişte kalan bir hikâye olması dileğiyle.
 
Sağlıcakla kalın. 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com