DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÇAĞINDA ÇOCUKLAR ÇEVRİM İÇİ ORTAMDA NE KADAR GÜVENDE?

Avukat Gül Eyövge /YAZAR

21 Nisan 2022 21:06
A
a
“Bilgisayar devrimi dünya tarihinde yaşanan en sesli devrimdir, komik olan onun etkilerini hâlâ küçümsememiz.” Herman Kahl
Günümüzde mobil cihazlardan kolaylıkla elektronik ortama bağlanılmakta ve bilgiye hızlı bir şekilde ulaşılabilmektedir. Elbette bu durum, faydalı içeriklere erişimi sağlamada birçok avantajı beraberinde getirmektedir ancak asıl sorun; internet ortamının, risklere karşı korunması gereken çocuklar için nasıl bir tehlikeyi beraberinde getirdiğinin fark edilmesi ve önlem alınmasıdır. Güvenli bir ağ ortamı oluşturulması ve verilerin korunmasına dair politikalar geliştirilmesi bu bağlamda en güvenli seçeneği sunmaktadır. Nitekim en ufak bir veri ihlali ya da risk teşkil eden bir çevrim içi ortam, korunması gereken haklarımızın ihlal edilmesine yol açabilmektedir.
Makalemizde ele alınmak istenen ise veri koruma ve çevrim içi ortamda çocukların korunması, uluslararası örnekler ışığında konunun değerlendirilmesi, yeri geldikçe yasal değerlendirmelerin sunulmasıdır.
KİŞİSEL VERİ, KİŞİYE DAİR HER ŞEYDİR VE YASALAR TARAFINDAN KORUNMAKTADIR
Öncelikle veri kapsamında ifade etmek istediğimiz unsur kişisel verilerdir. Konunun içerisinde bulunmayan kişiler için gündelik hayatta sıklıkla kullanılan bu terim, kulağa anlaşılması zor gibi gelebilir ancak aslında oldukça basit bir tanım yapmak mümkün. Kişisel veri, yasal haklarımızın korunması için üretilen kişilere dair her türlü veriyi ifade eder. Kimi zaman kişilerin adı, soyadı, yaşı, cinsiyeti, kimi zaman ise hastane kayıtları, mesleğimiz hatta kişisel mesajlarımız şeklinde karşımıza çıkabilir ve teknolojiyle beraber çevrim içi ortamlarda rahatlıkla ihlal edilebilir duruma gelebilir. Söz konusu ihlallerin önüne geçmek için içerik sağlayıcılara, yer sağlayıcılara hatta servis sağlayıcılara birçok ülkede yükümlülükler getirilerek kişisel verilere dair endişeler giderilmeye çalışılsa da elektronik ortamda çocukların karşı karşıya kalabileceği riskler her gün artarak devam etmiştir. 
ÇOCUKLARIN KORUNMASI İÇİN GELİŞTİRİLEN POLİTİKALAR
Birçok ülke, çocukların siber ortamda korunması için politikalar geliştirmektedir. Bu politikalar hakkında şu örnekler verilebilir:
1-) Çin örneği:
Bilgiye risksiz erişimi sağlamak için politikalar geliştiren ve güvenli internet ortamının, erişkin olmayan kimselere, çocuklara, sağlanması için adım atan ülkelerden bir tanesi Çin olmuştur. Çin Siber Uzay Dairesi, çocuklara yönelik güvenli ortamın sağlanması için çocuklar üzerinde önemli etkileri olan ve bu kategoride üyeleri olan internet servis sağlayıcıları için bağımsız bir organizasyon kurma zorunluluğunu getirilmesi için düzenlemeler hazırlamaktadır. Bu politikanın ulaşmak istediği nihai hedef, ergin olmayan çocukların ruhsal ve bedensel sağlıklarının bir bütün olarak korunması ihtiyacı olmuştur. Kurulacak bağımsız organizasyon aracılığıyla siber korumanın sağlanması için etki değerlendirmeleri ve çevrim içi korumanın denetlenmesi hedeflenmektedir. Günümüzde çocuklar üzerinde önemli etkiler barındıran ve kimi zaman şiddet eğilimine sebep olabilecek nitelikte tehlike barındıran oyun ve video paylaşım mecraları da bu kapsama alınarak genç modu oluşturulması planlanmış ve böylece geleceğimizin teminatı çocuklarımız, sanal ortamdaki risklerden korunarak teminat altına alınmıştır. Ayrıca Çin’in yeni politikasında belirtilmesi gereken önemli noktalardan bir tanesi de internet servis sağlayıcılarının, çocuklar için tehlikeli olan ya da olabilecek nitelikteki hizmet sağlayıcılarla ilişiğini kesmesi kuralının getirilmesi ve kamuya açık denetimi sağlamaya yönelik rapor yayınlamasının yaygınlaştırılacak olmasıdır.
İşte tam da bu noktada, siber denetimlerin sağlanmasında, birçok sektörde önem arz eden yazılımlar ön plana çıkıyor. Elektronik aygıtların belirli bir emir komuta zinciri içerisinde belirli bir sorunu çözmeye yönelik programlanması en genel anlamda yazılım kavramının tanımını oluşturur. Eminim, herkes yazılımın ne kadar önemli olduğunu duymuştur. Evet, gerçekten yazılımlar hayati önem arz ediyor ve çocukların çevrim içi sistemde korunmasını da garanti altına alıyor. Yukarıda belirtmiş olduğum Çin’de ergin olmayan kişilerin sağlığını korumak için geliştirilen politikalardan bir tanesi de güvenli olmayan, risk teşkil eden ortamları algılayan programların ya da yazılımların kullanılacak olması. Böylelikle önemli ölçüde çocuklar için siber koruma sağlanacak ve riskli içeriklere maruz kalmalarının önüne geçilebilecek.
AKILLI SAAT TELEFONLAR VE HANDİKAPLARI: FAYDA MI, ZARAR MI?
Çocukların maruz kalabileceği riskler sadece telefon ya da bilgisayar ile sınırlı değildir. Teknolojinin başarılı kazanımlarından birisi olan akıllı saat telefonlar da veri güvenliği ve güvenli çevrim içi ortam bakımından hayati öneme sahiptir. Nitekim bu örnekte bağımsız bir kuruluş olan BBB Ulusal Programları Çocuk Reklamlarını İnceleme Bölümü, akıllı saat telefonlarının sahibi olan önemli bir firmanın Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası’nı ve ayrıca Çevrimiçi Gizliliği Koruma Öz Denetim Yönergelerini ihlal ettiğini tespit ederek çocukların kişisel bilgilerinin, onay alınırken ailelerine gerekli şekilde bildirimlerde bulunmadığını ve böylece ihlale yol açtığını belirtmiştir.
Konu aslında akıllı telefon saat alınmadan önce ailelerin veriler konusunda yeterli şekilde aydınlatılmaması ve gizlilik politikalarının ürünü satın almadan önce ebeveynlerin gözünden kaçabileceğiyle ilgilidir. Ek olarak firma, hizmet kullanım şartlarında da çocuklara ilişkin verileri toplarken yasal yükümlülüklerine uymayarak ve çelişkili ifadeler kullanarak BBB Ulusal Programları Çocuk Reklamlarını İnceleme Bölümü’nün dikkatini çekmiş ve ihlal tespit edilmesinin yolunu açmıştır.
Üstelik akıllı telefon saatlere dair endişeler sadece satış öncesi hukuka aykırı olarak işlenen kişisel verilerle sınırlı değildir. Bu cihazları kullanarak spor yapan çocukların hangi sporu yaptığı, ne kadar kalori harcadığı hatta hangi sağlık sorunlarına sahip olduğu ve hangi saat aralıklarında nerede spor yaptığı gibi birçok önemli veri toplanabilmektedir.
2-) ABD örneği:
1988 yılında, ABD Kongresi’nden geçerek 2000 yılında yürürlüğe giren ve elektronik ortamda çocukların güvenliğini sağlamaya yönelik en önemli düzenlemelerden birisi olan Çocukların Çevrim İçi Gizliliğini Koruma Yasası (COPPA), kanun kapsamına giren bir sitede reklam verilmesi için bazı yasal yükümlülüklere uyulmasını haklı olarak zorunlu hâle getirmiştir. Örneğin öncelikle reklam isteği, çocuklar için değerlendirmeye tabi tutulması için etiketlenmelidir. Kanun kapsamında on üç yaşından küçük kullanıcılar, geçmiş ve devam eden etkinlikleri için reklam seçeneklerinden yararlanılamayacaktır. Amaç, on üç yaşından küçük olan çocukların siber ortamda güvenliğinin sağlanmasıdır.  
Çocukların maruz kalabileceği risklerle ilgili endişeleri barındıran bir diğer örnek ise video paylaşım mecralarıdır. Bu tür site ve uygulamalar, kimi zaman video içerikleri kimi zaman ise videolardaki reklamlar aracılığıyla çocuklar üzerinde önemli etkiler bırakmaktadır. Nitekim 2019 yılında, ünlü ve milyonlarca abonesi olan bir video paylaşım sitesi çocukların verilerini ailelerinin rızası olmadan yasa dışı toplamış ve yaptırım olarak devasa bir rakamla karşı karşıya kalmıştı. COPPA ile çocukların bu sitelerde geçirdiği vakit dikkate alınarak önemli düzenlemelere imza atılmıştır. Bu kapsamda, içerik üreticiler, içeriklerin çocuklara yönelik olduğu hâllerde ilgili siteye derhal bildirmeli ve çocuklar için kişiselleştirilmiş reklama izin verilmemelidir. En önemli hususlardan bir diğeri ise kanun kapsamında çocuklara yönelik olan içeriklerde yorum yapılması video mecralarında engellenerek abone sayılarının da gösterilmesinin önüne geçilmesidir.
3-) Türkiye Örneği
Çocuklara yönelik zararlı içeriklerin engellenmesi için Türkiye’de de önemli adımlar atılarak çocuklara yönelik yayın ilkeleri belirlenmiş ve bu ihlallere karşı içerik denetimleri ile yaptırım ve yükümlülükler belirlenmiştir. RTÜK ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, Bilgi Teknolojileri Kurumu politika ve yükümlülüklerin belirlenmesinde etkili rol oynamıştır. Güvenli internet seçeneği ile çocukları internet ortamında karşılaşabilecekleri şiddet ve yasa dışı içeriklerden koruma imkânı ailelere sağlanmıştır. Ayrıca tehlike oluşturan içeriklere erişimin engellenmesi seçeneğiyle zararlı içeriklerin engellenmesi imkânı getirilmiştir.
Sonuç olarak belirtmeliyiz ki kişisel veri güvenliği ve siber ortamdaki riskleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde çocuklar, çevrim içi ortamda her gün birçok riskle karşı karşıya kalma tehlikesi altındadır. Karşılarına çıkan her türlü tehlikeyi, ergin olmayan kimseler, yetişkinlere oranla kolaylıkla ve ivedilikle bertaraf edemeyebilir. Dolayısıyla kişisel veriler aslında sadece ad, soy kapsamında değil, kişilerin psikolojik, bedensel, ruhsal bir bütünü olarak değerlendirilmeli, teknoloji ve yazılımlar sayesinde de riskler minimize edilmelidir. Özellikle söz konusu çocuklar olduğunda daha hassas davranılmalı ve onların bedensel ve zihinsel gelişimi dikkate alınarak süreci iyileştiren uygulamalara yer verilmelidir.

 
1000
icon
Ahmet 22 Nisan 2022 13:02

Dijital çağın çok büyük getirileri olduğu gibi belli riskleri de mevcut.Bu risklerden küçük bireyleri korumak ve bilinçlendirmek için güzel bir çalışma olmuş.

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat