ÇOCUKLAR VE SAVCILAR

Songül ŞAHİN/YAZAR

18 Temmuz 2021 16:11
A
a
Bir çocuk, zihinsel ve bedensel olarak tam gelişmediğinden doğduğu andan itibaren korunma hakkına sahiptir ve buna da muhtaçtır. Bu korunma hakkını verecek en son ve en iyi merci, savcı ablaları, abileri, teyzeleri ve amcalarıdır. İsimlerini çocuk ağzı ile ve kibarca dile getirmeye çalıştığım bu meslek grubundaki kişiler, özellikle söz konusu çocuklar olduğunda Hz. Ömer gibi adaletli yüreğe sahip olmalıdır ve mümkün olduğunca bunu en iyi şekilde yapmalıdır. Bunun altını vurgulayarak söylüyorum çünkü biri en masum varlık, biri de en yüksek adalet. En masum varlığı, elbette en yüksek adalet korur. Yanılıyor muyum? Elbette hayır, değil mi? Herkes buna “Evet.” yanıtını verir.
İĞRENEREK DUYULAN OLAY
Her anne ve her baba, maalesef bazı olaylara şahit olduğumuz gibi maalesef mükemmel olamıyor hatta mükemmeli bırakalım, iyi olmuyor. Onları, kalben iyiliğe sürüklemek imkânsızdır. Çocuğuna cinsel istismara sebep olan bir kalbi artık kim temizleyebilir ki? Buna yapacak bir şeyimiz yok fakat hem çocukların hakkını savunmak hem de suçlulara gerekli cezayı vermek gayet basit ve elimizde olan bir şey, özellikle delil varsa. Bir babaanne düşünün, torunları için 2020 yılının Mayıs ayında cinsel istismar sebebi ile şikâyete gidiyor. Torunları da bir test sonucu bunu resim ile açıklıyor. Bilirsiniz, çocuklar ya balon çizer ya şeker ya da süper kahramanlarını.  Bu çocuklar, yaşadığı vahşeti çizimlerinde gösteriyorlarsa bu çizimden daha büyük delil olamaz. Babaanneyi duymayacak kadar sağır, küçücük çocukların minik ellerinden ve minik zekâlarından çıkan bu resmi görmeyecek kadar kör nasıl olunur? Bu şekilde gitmeye devam ederse Antalya’nın Finike ilçesi gibi Türkiye’nin her yerinden bu tür haberleri iğrenerek duyup, nefret sahibi olacağız. Bu nefretin sebebi, zamanında verilmeyen adalettir. Biri yaşlı kadın, diğeri çocuk olan bu kişilerin hakkı savunulmaz da kimlerin hakkı savunulur? Bu çocukların hakları neden savunulmadı savcı teyzeleri ve amcaları? 20 Kasım 1989 yılında imzalanan Çocuk Hakları Evrensel Bildirgesi’nin maddelerinde “Hiç kimse çocukların onurunu kıramaz, onları küçük düşüremez, özel hayatına karışamaz. Çocukların bu hakkı yasalarla korunur.’’ denilmiyor mu? Bu yasa, şimdi iki kez çiğnenmiş olmadı mı? Şöyle mi anlamalıyız yani? Bu çocuklara psikososyal yardım yapıldı, deniliyor. Bu, “Onlara yeter ve her şeyi unutturur.” mu demek? “Yok ya.” diyoruz. Bu sapıklara serbest kalma kararı vermekle çocukları en çok siz yıktınız savcı teyzeler ve amcalar. Onlara “Sizi kimse koruyamaz.” mesajı mı verdiniz? “Kaderinize boyun eğin.” mesajı mı verdiniz? “Biz şahit olduk acınıza ama yaşayın, ne olacak?” mesajı mı verdiniz?  
Mayıs 2020’de başlayan davada zanlılar, nedense delil yetersizliğinden Ocak 2021’de serbest bırakılıyor, araya bakanlık giriyor, dava yeniden açılıyor ama yine serbest bırakılıyor. Bir babaanne en büyük delil değil mi? Canı sıkıldı diye bunu yapacak hâli yok ya. Hiç mi görmedik babaanne? Üstelik çocuklara bu süreçte psikososyal destek verilmiş. Buna ihtiyaç duyulduğuna göre demek bir şey var ve çizimlerde bu, apaçık belli ama tüm bunlara rağmen zanlılar serbest. Buna sebep olan ise beyanlardaki çelişkiler. Çelişkilerle başa çıkmak mı zor oldu acaba? Ondan mı serbest bırakıldılar? Anlamadım. Yoksa ortada savcılara güvenen bir babaanne ve yardımlarına muhtaç iki çocuk var. En önemlisi de ortada her şeyi açık açık haykıran çizimler var. Başka önemli nokta şu: İki, üç kişinin ağzından çıkan bu karar, ülkenin görünüşünü biçimlendiriyor. Bu görünüş, yazık, günah!
ÇOCUK İSTİSMARINA CEZALAR TAM VERİLSİN
Çocuk istismarı elbette sadece Türkiye’de olmuyor. Karakteri bozuk insanlar dünyanın her yerinde var fakat bir tek gelişmemiş ülkelerde ceza yok. Aradaki fark bu. Avrupa’da böyle bir olay duyulduğunda cezası hemen verilir. Türkiye’de de böyle olması gerek. Sevgili okuyuculardan ve özellikle savcılardan ricam şu: Yarın herkes bir çocuk parkına gitsin ve çocuklara çevreden bakan insanlara dikkat etsin. O çevrede, çocukları uzaktan sapık gözlerle süzen, elleri bilmem nerelerinde kim bilir kaç sapık görecek. Bu serbest bırakılma haberleri yayıldıkça da bunlar çoğalacaktır. Benim zaten anlamadığım nokta, neden bu olay önce tüm haber kanallarında top oluyor, sonrasında şov yapılırcasına zanlılar serbest bırakılıyor? Bu haberler yasaklansın, diyeceğim ama sosyal medya üzerinden tepki olmasa tüm suçlular iyice aramızda gezmeye devam edecek. Cezalar tam verilse de halk arasında bu olaylar normalleştirilmese. Her bir olayda, bir sapık serbest kaldığında, ertesi gün binlerce kişi bunu fırsat bilip kendisi de yapacak. Ta ki o ülkede, herkes çocuğa cinsel istismarı normal bilip yapana kadar. Bu herkes, kardeşiniz de olabilir, en yakın arkadaşınız da. Evet, aynen böyle düşünmeliyiz. Böyle ciddiye almalıyız çünkü olay çok ciddi. Örneğin eskiden hastanelerde sigara içilirdi, o kadar çok olurdu ki bu, hiç kimse bunun kötü olduğunu bilmezdi. Ne zaman yasak geldi, ceza geldi, dünyada sigara ile ün yapmış bir millet cezadan korktu, bunu hemen bıraktı çünkü cezalar hakikaten çok katıydı. Kimse cesaret edemedi. Şimdi hastanede sigara içmenin ne kadar mantıksız olduğunu herkes gördü. Tüm gözleri açan, katı cezalar oldu.
Çocuk istismarına ceza çıksın, aradaki farkı o zaman daha iyi görürüz. Ben her ne kadar bunlar normal değil, desem de birçok kişinin bunu normal gördüğünü biliyorum. Öyle çok yaşanıyor ki çünkü. Bilmezden geliyorum bunu, insanların bunları normal gördüğünü kabul etmek çok acı çünkü. Asla kabul etmeyeceğim.
Umut ediyoruz. Savcıların, çocukları daha çok koruyacağı, daha çok arkasında duracağı günlerin gelmesini umut ediyoruz. O günler gelene kadar çocukları tek adalet Müge Anlı diye uyutacağız. Savcı teyzeleri ve amcaları elinizi çabuk tutun!
Çocuklar büyüyor. Biliyoruz ki geç verilen hak, hak değildir.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat