BU YAZ TATİLİNDE ÖĠRENCİ ARKADAŞLARIMIZA TAVSİYELER

Remzi UYSAL/YAZAR

4 Temmuz 2022 23:41
A
a

Geleneksel olarak her yaz tatili öncesinde, öğrencilerimize aşağıdaki tavsiyelerimizi yenilemekteyiz.
 
Türk öğrencilerimizin de okullarında öğrenim gördüğü Batı Avrupa ülkelerinde, ülke ve eyaletler arasında yoğun trafik sorunlarının oluşmaması için gün ve hafta farklılıkları göstermiş olsa da bütün okullar, Türkiye´de olduğu gibi yaz tatiline yavaş yavaş girmeye başladı.
 
Sınıfını geçen öğrenci de sınıfında kalan öğrenci de tatili haketmiştir.
 
Sınıfını geçen öğrencinin sevinmesi ve ödüllendirilmesi oldukça doğal. Sınıfını geçemeyen öğrencinin ise cezalandırılması da bir o kadar yanlıştır.
 
Sınıfta kalan öğrenci, tek başına sınıfta kalmamıştır. Bunda tüm aile bireylerinin payı vardır. Karne alındığında belli olan öğrencinin başarısız dersleri ile aile yeterince ilgilenmiş midir?  İyi karne de kötü karne de tüm aileye aittir.
Bu geride bıraktığımiz 2021/2022 Öğrenim Yılı, geçen ders yılı gibi bir nevi “Covid-19 Öğrenim Yılı”ydı. Öğrencilerimizin arasında doğru dürüst derslerini izleyemeyenler de olmuştur. Veli ve diğer aile bireyleri bu konuda kendisini de sorgulamalıdır. Bu nedenle sınıfta kalan öğrenci cezalandırılamaz. Aksi hâlde veli ve aile kendisini cezalandırmış olur.
 
Sınıfta kalan öğrenci tamtakır değildir. Ailesi, sınıfta kalan çocuğunun gelecek ders yılı sınıfının en iyi öğrencilerinden biri olacağına inanmalıdır.
 
İkinci yarı yıl karnesinden sonra “Bu yaz tatilini nasıl ve nerede geçireceğiz?” diye sorulur. Bazı öğrencilerimiz, tatillerini aileleri ile birlikte yaşadığı ülkede veya tatilin bir bölümünü başka bir ülkede geçirecektir. Öğrencilerimizin arasında Türkiye’de tatilini geçirecek olan da vardır.
 
Tatil, nerede geçirilirse geçirilsin hem dinlenme hem de bir öğrenme sürecidir. Hep yan yatmak olmaz çünkü insan, yaşamın her bölümünde ve şartlar nasıl olursa olsun istemese de bir şeyler öğrenmektedir.
 
Avrupa´daki öğrencilerimiz arasında yaz tatilini yaşadığı ülkede geçirmek isteyen yahut ailesinin her yıl Türkiye´de tatil yapmaya maddi olanağı elvermediği için yaz tatilini sadece yaşadığı şehir, bölgede geçirecek öğrencilerimiz de vardır. Bu ögrenci ve velilerine tavsiyemiz, şehir yönetimlerine bağlı gençlik dairelerin veya bazı resmiyet kazanmış kurum ve grupların Ferienpass/Tatil Pasaportu adında bastırdıkları broşür veya kitapçıklardan yararlanması. Bu kitapçıklarda, gençlerin yaz tatili boyunca hangi sosyal kültür ve eğlence dolu etkinliklerden nasıl yararlanacağı anlatılır. Bu kitapçıkları, Almanya´da yaşayanlar, her şehrin resmi bir kurumu olan Jugendring derneklerinden temin edebilir.
 
TÜRKİYE’DE TATİL
 
Türkiye’ye bu yıl yaz tatiline gidip gitmemekte kararsız olan aileleri çocuklarımız, Türkiye’ye gitmek için etkilemelidir. Bu, kendileri Türkiye´de doğmamış olsa bile Türkiye’de oturan ve özledikleri yakınlarını ziyaret etme, dinlenme ve Türkiye’yi daha  iyi tanıma fırsatı bulabilmesi için önemlidir. Böylece Türkiye turizmine katkı da sağlamış olurlar.  
 
Yaz tatilini Türkiye’de geçirecek öğrenci arkadaşlarımıza burada bazı küçük tavsiyelerde bulunalım. Türkiye‘nin hangi yöresinde tatilinizi geçirirseniz geçirin ama sadece denizi, kumu ve sahilleri ziyaret edip tanımakla kalmayın.
 
Gezip gördüğünüz ve dinlendiğiniz yörelerde oldukça değerli tarihi eserler, antik kentler, yeraltı şehirleri, ilginç göller, nehir ve şelaleler, mağaralar, dağlar, vadiler, kuş cennetleri, eski kiliseler, kümbetler, bakımlı, tarihî güzel camiler, medreseler, eski üniversiteler ve müzeler de olacaktır. Zaman ayırıp bu tarihi yerleri, doğa güzelliklerini gezip görmelisiniz.
 
Yolu Ankara’ya düşenler, Ankara’daki Anadolu Medeniyetler Müzesi’ni her hâlükârda gezmelidir çünkü bu müze, Anadolu’da yaşamış tüm medeniyetler ve kurulmuş devletler hakkında  önemli  bilgiler vermektedir. Bu müze, bir anlamda Türkiye´de yaşayan her insanın geçmişinden izler taşır,
1921 yılında kurulmuştur. Bu tarih, size önemli bir şeyleri de anlatıyor olmalı. Bu müze kurulduğu yıllarda, Mustafa Kemal Atatürk, Türk milleti ile Türkiye´nin Ulusal Kurtuluş ve Bağımsızlık Mücaadelesi’ni vermekteydi.
 
İşte Atatürk böylesi bir dönemde zaman ayırıp Anadolu Medeniyetler Müzesi’nin kurulması ile bizzat ilgilenmiş ve bu müzeyi kurdurmuştur. Bu da Atatürk´ ün sadece bir asker ve komutan olmadığını, aynı zamanda  geniş bir ufka sahip kültürlü ve tarih bilgisine sahip bir dâhi devlet adamı olduğunu da göstermektedir.
 
Böylece Atatürk, bu müzeyi kurdurmakla bugün Türk ulusunun yaşadığı topraklarda, kendilerinden önce yaşamış ulus ve kültürlere olan saygısını da kanıtlamıştır. Bu müzeyi gezip gören biri, Anadolu’nun değişik yörelerinde geçmişte hangi medeniyetlerin ve devletlerin kurulmuş olduğunu önemli ölçüde öğrenebiliyor.
 
Türkiye’deki tarihi kazı yerlerinde kesintisiz devam eden kazılar, insanın üç beş yıl önce gördüğü yerlerde, meydana yeni çıkarılmış yeni yerleşim alanları ve eserleri ortaya çıkartıyor.  
 
Bunun dışında Türkiye´ de görülmeye değer oldukça güzel heybetli dağlar, nehirler, göller ve yaylalar da vardır. Türkiye´yi çok iyi tanımayan arkadaşlarımıza burada bazı küçük kopyalar da verelim: Edirne’de Selimiye Camii,  Çanakkale‘de Abide, Şehitlik ve Truva, Bergama ve  Selçuk’ta Efes gibi tarihi eski kentler,  Trabzon’da  Sümela Manastırı,  Doğubeyazıt’ta İshak Paşa Sarayı, Güneydoğu Anadolu´ da GAP, Şanlıurfa´da mistik bir öyküsü de olan balıklar ve Balıklı Göl, Harran Ovası´ndaki ilginç bazı köy evleri, Mardin’in taş evleri, Antakya’ da mağara içindeki dünyanın en eski ve ilk kilisesi olan St. Petri Kilisesi ve kent merkezindeki Mozaik Müzesi, Aksaray‘da dünyanın ikinci Pisa Kulesi olan Eğri Minare, Antalya‘da Termessos, Aspendos,  Konya’da Mevlânâ Türbesi, Denizli’de Pamukkale, Safranbolu ve Birgi´de eski Türk evleri,  Fethiye‘de Kaya Mezarları, Ankara’da, Atatürk´ün mezarı olan Anıtkabir, Anadolu Medeniyetler Müzesi ile Ankara Kalesi, Bursa´da Ulu Camii, Balıkesir´de Zağnos Paşa Camii  görülmeye değer eserler arasındadır.   
       
Kayseri’de Erciyes Dağı’na,  Bursa’da Uludağ’a,  Kahta’da Nemrut Dağı‘na  çıkmalı.  Yollarda hâlen görülmeye değer eski hanlar da vardır. Bu hanlar,  o devrin 5 yıldızlı otelleri, meşhur kervansaraylarıydı. Ayvalık’ta Şeytan Sofrası´nda gün batımında çay keyfi bir başkadır.
 
Sadece İstanbul’da Topkapı Sarayı ve Müzesi’nden Ayasofya Camii ve Müzesi’ne kadar pek çok ve saymakla bitmeyecek görülmesi gereken güzel  yer vardır. Asya ile Avrupa´yı birleştiren İstanbul Boğazı´ndaki köprülerden yürüyerek karşıya geçmenin, Boğaz suyuna yukarıdan bakmanın bir başka keyfi vardır. Aslında bu  örnekleri uzatabiliriz.
 
Türkiye´de bazı doğa harikaları vardır ki insanı hayrete düşübebiliyor. Burhaniye ilçesini geçip Ayvalık istikametine doğru giderken Gömeç kasabasında yol boyundaki bir park yeri veya kahvede kısa bir mola veriniz. Bir kır kahve önünde durmuş iseniz kahveci veya garson hemen size eliyle tam karşı tarafta bir yeri işaret edecektir. Madra Dağı´na doğru dikkatlice bakınız. Dağın tam karşınızda kalan sırtlarında, Atatürk’ün bir resmi veya bir heykeli gibi kaşı, burnu, çenesi ile tıpa tıp kendine benzeyen başı ile karşılaşacaksınız.
 
O kahvelerde yaz günleri soğuk bir ayran içmenin keyfine doyum olmaz. Orada ayranınızı içerken Atatürk´ün fotoğrafını da çekmeyi sakın unutmayınız.
    
Başka ülkelerde, büyük kentlerin çevresinde de gidenlerin ilgisini çekecek önemli yerler tabii ki vardır. Paris´e gidip de Eyfel Kulesi’ne, İtalya´nın Pisa kentine gidip de eğri Pisa kulesine çıkmadan, Berlin´de Bergama Müzesi´ni görmeden, Federal Parlamento binasının camdan kubbemsi katına çıkmadan geriye dönmek olur mu hiç?
 
Benim  Türkiye’ye  yolum düştükçe değişik yerlerde üç beş yıl önce görmüş olduğum pek çok tarihi ve doğal  yerleri tekrar gördüğümde “A, Bak burası yeni kazılıp açılmış!”  veya Hayret!  Daha önce burası gözümden kaçmış.“  dediğim ve hemen fotoğraf makineme sarıldığım çok olmuştur. 
Ayrıca deniz, kum ve tarihi eserler kadar tanıdığımız veya yeni tanışacağımız  insanlarla da ilgilenmemiz gerekir. Bu ilgi sadece hâl ve hatır sormak, adres alıp  vermekle kalmamalıdır.
 
KÜLTÜR ELÇİLİĞİ
 
Almanya´nın veya diğer ülkelerin sosyal, kültürel ve ekonomik durumlarını oradakilerle kıyaslamalıyız. Bazı şeyler bizleri rahatsız ediyorsa bunları gerekirse yetkililere uygun bir dille aktarmalıyız. Okullarımızda, derslerimizde öğretmenlerimizden öğrenmiş olduğumuz sorgulamayı uygulamalıyız. Neden böyle? Daha iyi olabileceği konusunda  açıklamalı önerilerde de bulunmalıyız. Düşüncelerimizi söylemeliyiz. Konuştuğumuz kişileri de, dikkâtle ve can kulağı ile dinlemesini de bilmeliyiz çünkü kültür ve medeniyetleri, insanlar, tarih boyunca beraberlerinde köyden köye, kentten kente, ülkeden ülkeye ve de kıtadan kıtaya taşımıştır.
 
Aynı şeyi de biz, belki de farkına varmadan yapmaktayız. Hepimiz bir anlamda, yaşadığımız çoğrafyada birer kültür elçisi sayılırız. Bu, tarih boyunca hep böyle olmuştur. Bundan sonra da bunun böyle devam edeceğine inanıyorum.
 
Almanya´da veya  yaşadığınız başka bir Batı Avrupa ülkesinde her şey iyi Türkiye´de her şey kötü demek de yanlıştır. Türkiye´de bazı şeyleri beğenip yaşadığımız Batı Avrupa ülkesinde bunu bulamayıp hatta  özlemini çektiğimiz pek çok güzel şey de var.
 
Tatilimizi nerede geçirirsek geçirelim trafik kurallarına, araç kullanırken ve yaya olarak yürürken yaşadığımız Batı Avrupa ülkelerinde öğrendiğimiz gibi dikkatle uyalım. Öğrencilerimizin, öğrenimlerinin yaz tatili sonunda tekrar bir okulda, bir çıraklık yerinde, bir hazırlık projesinde veya bir yüksek okulda devam edeceğini de unutmaması gerekir.
 
Tabii ki öğrencilerimizin arasında okulunu bitirmiş, mesleğini öğrenmiş, çalışma hayatına yeni atılacak arkadaşlarımız da vardır. Onlara da yeni mesleki ve çalışma hayatlarında, öğrenimlerini okullarda sürdürecek olan arkadaşlarımız gibi üstün başarılar dileriz.
 
Yine de biz, çoğunluğumuzun  okul ve öğrenim sorumluluğunun bu yaz tatili sonunda da tekrar başlayacağını biliyoruz. Yine de öğrenci arkadaşlarımızın, gelecek ders yılında derslerinde daha başarılı olmasını, evlerine iyi notlarla bezenmiş karneler getirmesini diler, sorumluluğu kendisine tekrar hatırlatmak isteriz.
 
Tatilden dönünce de gördüklerimizi, yaşadıklarmızı, yazıp not aldıklarımızı ve etkilenmiş olduğumuz olayları, okulumuzda, sınıfımızda öğretmenlerimizle sınıf arkadaşlarımızla, gençlik derneklerinde, gençlik kahvelerinde, spor kulüplerinde ve semtlerimizde  arkadaşlarımızla ve de komşularımızla konuşmayı ihmal etmeyelim.
 
Yukarıda da değindim gibi kültür ve medeniyetleri insanlar hep beraberlerinde taşır çünkü kültür hüviyettir. Kültürü insanlar birbirlerine aktarır ve kültürleri ile birbirini etkilemeye çalışır. Kültür ve medeniyetler de tıpkı civa gibidir.
 
Tatilimizi geçirmek için nereye gidersek gidelim nasıl ki küçük dizüstü bilgisayarımızı, tabletlerimizi yanımıza almayı unutmuyorsak çantamıza, bavulumuza da okumak için bir iki kitap koymayı da unutmayalım.
 
Bu bağlamda, tüm öğrencilerimize  ve  aile bireylerine iyi, dinlendirici, sorunsuz, mutlu, sağlıklı, bol güneşli bir yaz tatili diliyoruz. 
 
Unutmayalım ki bu yaz nerede olursak olalım, yapacağımız tatilde, Covid-19 Pandemisi tedbirlerine uymayı, bu pandemiden korunmayı da lütfen ihmal etmeyelim.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat