BİZİ BİZ YAPAN HİKÂYELERİMİZDİR

Gülseren KAYA/YAZAR

30 Mart 2022 22:43
A
a
Size de oluyor mu? Bilmiyorum ama ben bazen yaşıyorum.
Nedenini bilmiyorum, karşılaştığım kişiler bana güvenip yaşadığını benimle paylaşıyor. Ne mutlu bana ki insanların güvenini kazanabiliyorum!
 Geçenlerde uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımla karşılaştık, ayaküstü hoşbeşten sonra “Zamanın varsa birer kahvemizi içelim.” dedim.
Kahve kokusu sardı sohbetimizi, belki de bu yüzden sirkteki cambazlar gibi konudan konuya atlıyorduk. Ne çok şey birikmiş!
 
Epey oturduk kafede, “Buluşmayı sonlandırma vakti geldi artık.” diye düşünürken aslında konuşmak istediği bir şeyler olduğunu fark ettim.
Yakındaki bir parkta yürüyüş teklifimi belki de bu yüzden hemen kabul etti.
 
GÖZLERİ UZAKLARA DALGIN
Yürürken bana hikâyesini olduğu gibi bütün samimiyetiyle anlattı. Aslında ilgimi çeken, kendi hikâyesini anlatırken sanki başka birini anlatır gibi olmasıydı. Kendisine üçüncü tekil şahıs olarak “o” diye hitap ediyordu.
 
“Onun hayatı, zaten hiç tozpembe geçmedi ki.” diye başladı anlatmaya.
Sanki hayata olan sitemini haykırıyordu, sesi yorgundu.
Hafif kısık sesle gözleri uzaklara dalgın anlatmaya devam etti.
“Neyi kolayca halloldu ki bu hayatta?
Ne zaman istediği şeyleri sorunsuz başardı ki?
O, daha ne yapmak istediğini düşünürken zorluklar sıraya dizilmedi mi peşi sıra?
Bugüne kadar onun için kim ne yaptı ki?
Ne zaman kendisi için yapılan güzel bir şeye şaşkınlıkla gülümseyebildi?
Zaten bugüne kadar kimse onu düşünerek bir şey yapmadı ki.
Kimse, hiç kimse onu mutlu etmek için çabalamadı.
Tanımıyordu o böyle şeyleri, alışık değildi birinin onu düşünmesine, önemsemesine.
Onun için çabalamasına.
 
Neyi halloldu ki?
Hayat yolunda düşe kalka yürüdü o, hep tek başına.
Kimseden hiçbir şey beklemedi, kimseye derdini söylemedi.
Kim onun sorunlarını halletti, halletmese bile kim destek oldu?
 
Hallolmaz elbette, kimse de destek olmaz.
Hayat da alıştı onun mücadeleci ruhuna, o da kolaya kaçmıyor ki.
Hem sen kimseye minnet etmezsen kimse de sana zahmette bulunmaz ki.
 
Daha küçücük bir çocukken başlamadı mı hayat onu umutsuz ve çaresiz bir şekilde kederini yutkundurtmaya, gözlerindeki yaşları inatla geride tutmaya çalışırken yumruğunu acıyla sıktırtmaya?
 
Hayat onca ağırlığıyla bedenine yüklenirken o, ruhuyla bir kuş olup uçup bulutların içine saklanmayı düşledi hep ya da bir balık olup denizin en karanlık diplerine dalmayı.
Ne çok istedi başını alıp herkesten uzaklaşmaya, kimsenin olmadığı bir yere kaçmaya!
Kaçmaktan, uzaklaşmaktan başka çaresi yoktu ki.
Sanki başını dayayıp orada dinlenebilecek bir omuz mu vardı yanı başında?
Sanki başını göğsüne koyup kollarına sığınabilecek biri mi vardı?
Yoktu, kimsesi yoktu.”
 
Ne kadar da kırılmıştı, küsmüştü hayata!
Ne kadar yalnız hissediyordu kendini!“
Hayat bana neyi kolayca verdi ki?” diye hayatındaki zor mücadelelere işaret ediyordu.
Çocukluğundan başlamıştı hayata kafa tutmaya, ta o zamanlardan beri mücadele ediyordu bir yudum mutluluk için.
O, mücadele ettikçe her seferinde hayatın sillesini yüzünde hissediyordu.
Her defasında daha şiddetli şekilde.
 
Epeyce dinledim, o anlattı, ben dinledim.
Sonra dönüp ona dedim ki
“O, aslında çok güçlü birisi.
Hayatında herkese kafa tutmuş, yaşadığı zorluklarla kendince baş edebilmiş.
Aldığı her darbe onu yere düşürse de o, her kalkışında yerden aldığı bir avuç toprakla güçlenmiş.
Belki gözünde kalan birçok yaşanmamışlık var.
Belki de kursağında kalan hayalleri var.
Belki birileri umutlarını taşlamıştır ama o, kimseden yardım beklemeden hayat yolundaki zorluklara tek başına göğüs germiş. Bunu herkes başaramaz.”
 
Şaşkınlıkla ama dikkatle beni dinliyordu.
Bilmiyorum, belki de yaşadığı zorlukları pozitif açıdan yorumlamama şaşırmıştı.
“İYİ Kİ VARSIN”
“Hayatta öğrenmemiz gereken en önemli şey nedir?” diye sorarsan istisnasız kıymet bilmektir, dedim.
Kıymet bilmek ve kıymetinin bilinmesi.
İlk önce sen kendine kıymet vereceksin.
Sen kendini önemseyeceksin.
Sen kendini seveceksin ki başkaları da seni önemsesin, seni sevsin, sana değer versin.
 
Sanırım duymak istediği şeyi söyledim, birden yüzü güldü.
Gözlerinin içi parlıyordu, “Ne kadar güzel gözlerin varmış!” dedim.
Sesli güldü, sarıldı ve “İyi ki varsın.” dedi.
“İyi ki varız.” dedim.
 Sessizce yürüdük yan yana.
 Hayatta ne yaşarsak yaşayalım, bizi biz yapan hikâyelerimizdir.
 

 
1000
icon
Yasemin 31 Mart 2022 06:52

Hepimiz milyonlarca insanın içinde yapayanlızız aslında. Bunu ençok mutfak dolaplarının kapağı ile yerdeki parkelerle konuştuğumda anladım. Ben ağladım sanki onlar birer insan oldu dinledi beni.

0 0 Cevap Yaz
Gülseren K.

İnsanların içinde insana muhtaç yaşayıp gidiyoruz…

0 0
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat