BİR LİSAN BİR İNSAN… BİR MÜLTECİ KAÇ İNSAN?

Songül ŞAHİN/ Yazar

28 Mart 2021 18:55
A
a
Yolda evine yiyecek götüren bir karınca gördüğümüzde hepimiz duygulanmışızdır. Yardım etmek isteriz ama elimizden bir şey gelmez. Kim bilir karıncanın evi nerededir. Küçücük cüssesi ile yuvasına yiyecek taşır. İmkânsız gibi de olsa vazgeçmez. Umudu vardır. Tıpkı dünya genelinde bir hayat kurma hayali olan 22 milyondan fazla insan gibi. Öteki adı ile mülteciler... Onlar da dünya üzerinde, tıpkı karınca misali hayatları için uğraşıyor. Peki, biz karıncaya gösterdiğimiz merhameti onlara da gösteriyor muyuz? Karıncaya yapmak isteyip de yapamadığımız yardımı onlara yapıyor muyuz? Mültecilere aslında hangi duygumuz ile yaklaşıyoruz? Nefret, sevgi,  merhamet, acıma ve hor görme ile mi?
BULUNDUĞUN YERİ TERK ETMEK
Hepimiz, çoğu zaman sıkıcı, üzücü, kahredici bir olayı uzun süre yaşadığımızda, bulunduğumuz yeri terk etmek isteriz, oradan uzaklaşmak, unutmak isteriz. İlk hedefimiz budur. İkinci hedefimiz ise umut etmektir. Belki her şey daha güzel olur. Tabii uzun süreli bir sorundan bahsediyorum. Hiç kimse, kısa süreli bir olumsuz duygunun etkisi ile yerini değiştirmez. Öyle olsa ne çevremiz olurdu ne arkadaşımız. Evet, konuyu mültecilere getiriyorum. Onlar da yıllarca süren korkunç olaylardan kaçtı. Savaş alanından kaçıp yollara düştü. Bir kaçınız, “Düşmeseydi, kaçmasaydı.” dedi sanki ama kaçtılar. Şimdi onları bir de biz mi sorgulayalım? Sorgulamayalım. Onlar zaten yıllarca silah sesleri altında yaşadı. Dayandı. “Geçer.” dedi. Her gece sevdikleri için endişe etti. “Sabah kaçımız hâlâ hayatta oluruz?” diyerek kaygılandı,  içten içe üzüldü. Başardı. Tüm bağlarını, içleri kanaya kanaya kopardı. Kimisi Suriye’den Türkiye’ye geldi. Kimisi önce Yunanistan’a daha sonra İtalya’ya, en son olarak da Almanya ve Fransa’ya ulaştı. Kimisi Afganistan’dan Pakistan’a yerleşti. Kimisi Güney Sudan’dan Uganda’ya yeni başlangıç yaptı. Tutunamayınca başka ülkelere kaçış devam ediyor.
GÜZEL HAYALLERİ İÇİN…
Vatanından çıkarken sadece bir veya iki dile sahip olan insanlar, bu uzun yolculuğun ardından birçok dile sahip oluyor. Bu, elbette kolay değil. Bir dili öğrenmek, o yerin kültürüne de hâkim olmayı gerektirir. Bu uğurda, çok da sıkıntı çekilir. Yola 6 yaşında çıkmış bir çocuk, 10 yaşına kadar bir dil, 14 yaşına kadar bir dil, 20 yaşına kadar ise en az iki dili daha öğreniyor. Evet, ömrü yollarda geçiyor. Dizlerinde sıvı kalmadığı için artık yürüyemeyecek hâle geliyor. Eğer hayatta kalırsa karşınıza yıllar sonra çok kültürlü biri olarak çıkacağından emin olabilirsiniz. Biz de bir deyim vardır, çok da anlamlıdır: Bir lisan bir insan.
Yollarda ömrü geçen bu insanlar, yıllar sonra çok tecrübe sahibi olmuş, çok kültürlü kişiler olacaktır. Onlar boşuna yola çıkmadığı gibi boşuna da bu çileyi çekmiyor. Onları küçümsemeyelim. Biri bir hata yaptığında, hepsini aynı kefeye koymayalım. Onların çoğu güzel hayalleri için çıktı yola. Bu yoldaki insan, senin karşına çıktığında ona da normal çevrene duyduğun sevgiyi, şefkati göster. Fazlasını inan, onlar da istemez.
Onlar, bu dünyaya bir kere geldi. Sadece sıradan bir hayat için çok karanlık bir yola çıkacak kadar cesaretli davrandı. Onlara karşı acımasız olmayalım. Evlerinde oturup bir işe yaramayan binlerce kişi varken etrafımızda suçu mültecilere atmayalım.
Unutmayalım ki onların hedefi var. Hedefi olan insanlardan korkmayalım. Elinde imkân olduğu hâlde gözleri görmeyenlerden koruyalım kendimizi. İşin politika kısmından bahsetmiyorum. Bu yönden bahsedenler zaten var.
NORMAL BİR BAKIŞ YETER
Onlara sıradan insan, sıradan vatandaş olarak sevgimizi eksik etmeyelim. Sevgimiz yoksa bile nefretimizi kesinlikle uzak tutalım. Konu rızk ise Allah herkesin rızkını verir. Sen kendi rızkın için uğraş yeter.
Turist olunca her tür şirinliği yaparız. Bu kadar şirinlik göstermesek sadece normal bir bakış bile atsak olur. Hani Bakkal Amca’yı görür gibi. Onların kimi doktor, kimi öğrenci, kimi öğretmendir. Oturdukları yerde işlerini yapmaları mümkün olmadı ve bir şeyler için uğraşıyor. Hiçbir meslekleri, sıfatları olmasa dahi onları hoş görelim.  Onlara göstermemiz gereken duygu hoşgörü olmalıdır. Hoşgörülü olalım.
Bir gün, hepimizin buna bir şekilde ihtiyacı olabilir.
Unutmayalım.
 

 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat