BİLMEK YA DA BİLMEMEK… BÜTÜN MESELE BU

Korcan YİĞİT/YAZAR

10 Ağustos 2021 19:54
A
a
Bilmekle bilmemek arasında kişiyi hayata bağlayan ince bir çizgi vardır.
İnsanların bilinç düzeyi arttıkça daha mutsuz olur çünkü algıları daha açıktır ve karşısındakinin her kusuru sanki büyüteçle bakar misali gözleri önünde serilir. Gel de görme.
Ya görmezden geleceksin ufak kurnazlıkları ya da silip geçeceksin hayatından insanları.
Bildikçe hayata ve insanlara inancın azalır, hayattan daha fazla koparsın. Bilmemek ise insana büyük bir güven havuzu sunar. İnanırsın, güvenirsin, standart ama göreceli olarak mutlu bir yaşamın olur ve bu yaşama şükürler ederek minnetini Yaradan'a sunarsın.
İnsan, yaradılışı gereği, yaratılışını, varoluşunu sürekli sorgulayan bir varlıktır. Gelişmiş beyni, zekâsı ve kurnazlığı onu diğer canlılardan baskın tür olarak ayırmıştır. Varoluşundan itibaren sürekli yönetmesi, çevresine hükmetmesi, sahiplenici bir yaşam biçimi sürdürmesi, insana her şeye hükmedebileceği ve her sorunun cevabını bulabileceği gibi garip bir ukalalık ve öz güven getirmiştir hatta sorsan yaşam kendisi için var olmuştur. Cevabını bulduğu her soruda egosu ve ihtirası bir kat daha artar, havsalasının yetmediği her konuda Tanrı’sına biraz daha yaklaşır.
DEVAMLI SORGULAMAK NE ZAHMETLİDİR
Maalesef onu üstün tür kılan gelişmiş beyni, adına ister bilim deyin, ister ilim adı altında ona çeşitli oyunlar oynar ve yaşamını çekilmez hâle getirir. Devamlı sorgular hâlde olmak ne zor bir iştir. Çözdüğünüz her problemden sonra başka bir probleme odaklanmak, her şeyin nedenini araştırmak, dibine kadar araştırmak, somutlaştıramadığını yorumlamak felsefe ile sonuca varmaya çalışmak ne büyük bir zahmettir, külfettir.
Yine üstün zekâsı ile insanlığın iyiliği adına insanlığın sonunu getirecek icatlarda bulunmak nasıl bir handikaptır.
Yaşamı ve yaşamın kaynağını bu kadar sorgulayan, araştırmaya kalkan insan, tavuk ve yumurta hikâyesi gibi bir kısır döngü içindedir. Aslında tavuğun yumurtadan çıkmasının ya da yumurtanın tavuktan çıkmasının hiçbir önemi yoktur.
Bilinç düzeyi gelişmemiş insanlar aza kanaat ettikleri için ellerindeki ile mutlu olmayı başarır. Özellikle kapalı toplumlarda yaşayan bireyler gündelik, rutin bir hayatın tekdüzeliği içinde mutlu bir şekilde yaşamlarının sonlanmasını bekler.
AYDINLANMA
Gerçi siz özellikle bir çaba içinde olmasanız bile yaşam size her an yeni tecrübeler, yeni bilgiler ve deneyimler kazandırır. Azıcık beyniniz çalışıyorsa gördüğünüz, duyduğunuz her şey zihninizin bir yerinde birikir, birikir ve bir ışık huzmesi yayılır gözlerinizden. Buna aydınlanma denir.
Bilmek ya da bilmemek… İşte bütün mesele bu! Sizin yaşamınızı etkileyen en büyük etken, faktör, ayıraç… Ne derseniz deyin.
İnsanları tanımak da böyle bir süreçtir. Siz özellikle çözümlemeye çalışmasanız bile hayat onu çözümler ve önünüze koyar yani yaşadıkça daha çok tanırsınız insanları ve bilirsiniz.
Keşke yaşam, insanların hep iyi yönlerini önünüze serse ama maalesef kötülüklerin, ihanetin hele ki yalanın bir gün ortaya çıkmak gibi enteresan bir özelliği vardır.
Kabak gibi karşınızda bulursunuz acı gerçekleri. Gel de güven şimdi.
Yalancı mıyım?

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat