BEN, SEN, BİZ

Gülseren KAYA ( Yazar ) gazetehamburg.com

15 Aralık 2020 21:31
A
a
Hayatta en anlamlı kelime “biz”, en anlamsız kelime ise “ben”dir.
 
Etrafımda o kadar “ben” endeksli insanlar var ki anlatamam.
 
Her biri kendine göre koca bir dünya sanki. Kendisinden başkasını görmeyen ya da görmezden gelen hatta kendinden başkasına tahammül bile edemeyen insanlar...
 
Bir de şu “Her şeyin doğrusunu ben bilirim.” “En iyisi, en güzeli benim.” havaları yok mu?
 
Senin nasıl bir “sen” olmana söyleyecek o kadar çok sözü var ki anlat, desen bir çırpıda seni eleştirilerinin altına gömecek.
 
Senin “senliğin”, onun “benliğine” yaraşır şekilde olmalı. Olmalı ki onun tarafından kabul edilebilesin.
 
Onun gerçekleri, onun doğruları, onun hayat anlayışı, onun düzeni, onun hayalleri gün ışığına çıkarılırken bir bakarsın, seninkiler çoktan göz ardı edilmiş, karanlığa gömülmüş bile.
 
Hâlbuki ben ve senin birleşimi ancak “biz”i yaratır.
Sen ve ben olmasak nasıl biz olunur?
Senin senliğin ve benim benliğim harmanlandığı zaman, bizim güzelliğimiz ortaya çıkabilir ancak.
 
İşte toplumun her alanında biz olamamanın tek sebebi, bireylerin egolarının ağırlığından kaynaklanıyor.
İnsanlar, sadece kendini mükemmel görüyor, karşısındakini de kendisine dönüştürme çabası içinde. Bu da iki farklı kişiliğin birbirini tamamlamasını engelliyor.
 
ÇÖZÜM; ANLAYIŞ VE HOŞGÖRÜ
 
Aslında sorun çok basit, çözümü ise anlayış ve hoşgörü.
Çözümü, maalesef gelinen şu son noktada, çok zordur. 
Nedenlerin en büyüğü, herkesle bir kıyas içinde olmak ve bu anlamda hep birileriyle yarış içinde bulunmak.
Bulunduğumuz zamanın en belirgin, en baskın insan karakteri.
 
Mesela iş hayatında, sizden beklenilen bir performans vardır, ekip çalışması yapsanız da toplantıda en iyi argümanları kendinize saklarsınız.
Neden?
Amirinin gözüne girmek için kendini gösterme çabası.
Hâlbuki ekip olarak hareket edildiğinde sen ve ben kalmıyor, sunumda biz olunuyor.
“Ben” kayboluyor yani kaybolması gerekiyor. Bu egoist tutum hortladıkça bir ekibin birliktelik ruhu baltalanıyor, bu da çalışmanın sonuçlarını etkiliyor.
 
EVLİLİKTE SEN VE BEN KAVGASI
 
İkili ilişkilerde durum farklı mı?
Orada da sen ve ben kavgası gizli bir şekilde başlatılıp belli belirsiz sürdürülüyor.
İlişkide kimin sözü geçiyor, kim daha baskın, kim daha güçlü?
Daha nikâh masasında başlamaz mı imza atarken ayak basma seremonisi?
Ayak basan kimsenin, evlilikte sözünün geçeceğine inanarak alkış tutar misafirler.
Evlilikte sen ve ben kavgası daha nikâhta, gelen misafirlerin ve nikâh şahitlerinin önünde resmi olarak başlamıştır, kolay gelsin.
 
Saçma sapan buna benzer şeylerin hesabı yapılır işte, hayat boyunca.
 
Böyle başlayan birlikteliklerde de kazanılan her hamle, gizlice not alınır belki de üstün gelinen her an için bir çeltik atılır, görülmeyen istatistik listesinde.
Kavga, kıskançlık, güvensizlik, yetersizlik ve işin ilginç yanı da sözüm ona sahiplenme, böyle başlayan ilişkilerin, evliliklerin vahim sonu ve kaderi. 
 
Bir ilişkide veya evlilikte, eşler bir ekip oluşturup el ele yol almalıdır. Gerektiğinde güçlerini birleştirebilmeli, sırt sırta verip ayakta durabilmelidir, birbirine hayatın her alanında destek olabilmelidir ki esas olan da budur. Esas olan budur, diyorum, çünkü toplumun en küçük birliğinde, çekirdek ailede başlamıyor mu, her şey?
 
HER BİREY AYRI BİR GÜZELLİKTİR
 
Hâlbuki sevgiyi, yaşamı, birlikte geçirdiğimiz zamanı hoşgörü ile bölüşmek sen ve beni biz yapar.
Farklı yeteneklerin, farklı bilginin harmanlanması güçleri birleştirip birlikteliği daha sağlam yapmaz mı?
İşte o zaman hayat, tüm güzellikleriyle yaşanır olmaz mı?
Atalarımız ne demiş: “Birlikten güç doğar.”
 
Hayatın anlamı da güzelliği de aslında “biz” olabilmekte ve “biz” kalabilmekte.
 
Bu dünyaya sahip olmaya değil, her bir bireyin ayrı bir güzellik teşkil ettiğine şahit olmaya geldik.
 

1000
icon
Emine arslan 21 Ocak 2021 12:29

Hardware bir yazi

0 1 Cevap Yaz
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat