Yasemin Murat Arslan

BAZEN HİÇ TANIMADIĞIMIZ BİRİSİNE KARŞI ÇOK YAKIN HİSLER BESLERİZ

Yasemin MURAT ARSLAN

23 Mayıs 2022 23:55
A
a
Hemen hemen hepimizin tanıdığı bir duygudur ilk karşılaşmada birilerine sempati ya da antipati duymak. Öncelikle sempatiyle başlamak istiyorum. 
Bazen aynı meslekten birisine bazen aynı dili konuşan ya da aynı inanca sahip olana onunla ortak yönümüz olduğu için sempati duyarız. Bazen çocuklarımızın, ebeveynlerinizin aynı yaşlarda olması, aynı işlerde çalışması ya da aynı ülkede yaşamamız, aynı sorunlarla, aynı hastalıklarla mücadele etmemiz yakınlaştırır bizi birbirimize. Bazen aynı takımı tutmak, aynı siyasi görüşe sahip olmak, aynı ismi taşıyor olmak, aynı burçtan olmak mıknatıs etkisi yapar biz insanların arasında. Bazen aynı ülkenin, aynı yörenin kültüründe birleşiriz daha henüz doğru dürüst tanımadığımız insanlarla. 
 
Yazımı çok fazla uzatmamak adına yaşadığım olaylardan sadece birkaçından bahsetmek istiyorum burada. 
Mart ayındaki okul tatilinde, Hırvatistan ve Bosna Hersek gezisi yaptığım sürede birçok hem güzel ve hem de olumsuz olaya tanık oldum. Gezi esnasında oğlum ve ben hotellerde kalmak yerine ev kiralamayı daha doğru bulduğumuz için her gittiğimiz yerde bir ev kiralayıp konakladık. Gezimize Hırvatistan’dan başladığımız için ilk gittiğimiz evde ev sahibi Hırvat bir aileydi. Gider gitmez “Bize ne içersiniz?” diye sordu.  Ben “Hiçbir şey.” Yanıtını verdiğim hâlde “Kahve, çay?” diye sordu ve birkaç tane çay ismi saydı. Biraz Anadolu usulü bir tarzla “Ben istemiyorum.” desem de o, illaki bir ikramda bulunmak istiyordu. En sonunda bir çay alabileceğimi söyledim. Kendisi de hemen yan tarafta oturuyordu. Evine gidip bir çay tepsisiyle geri geldi. Tepside hem çaylar hem çayları tatlandırmak için şeker, bir şişe bal ve bir de kişi başı birer dilim ev yapımı kek vardı. 
İKRAM
 
Sarajevo’ya gittiğimizde kaldığımız yer, şehir içinde iç mimarisi gerçekten çok özenilerek düşünülmüş, yapılmış iki katlı bir daireydi. Ev sahibi kadın, nereden ve neden geldiğimizi, kaldığımız yerleri sordu. Benim ve ailemin o bölgeden Türkiye’ye göç ettiğini, o bölgeye ilgimin olduğunu, o yüzden gezip görmek istediğimizi söyleyince “Tam nereden?” diye sordu. Ben yine aynı şekilde cevap verdim ve evin sahibi kadın bana sımsıkı sarıldı. Bir sehpanın üzerinde broşürler vardı, evle ve kendisine ait çarşının içindeki restoranla ilgili bilgiler içeren. “Yemek yemek istediğinizde benim restoranımda da yiyebilirsiniz.” dedi. “Tam olarak nerede olduğunu buradaki broşürlerden bakıp bulabilirsiniz.” dedi ve gitti. Henüz etrafı tam dolaşmadan “Bir akşam yemeği yiyelim.” dedik ve bize söylediği gibi ev sahibimizin restoranında yedik. Biz gittiğimizde kendisi orada değildi ama ödeme yapacağımız sırada geldi. Çalışanlarının bize sunduğu hesabı elimizden aldı ve “Bugünkü yemekleriniz benden.” dedi. İki üç saat önce tanışmış olmamıza rağmen bize kendisinin misafiriymişiz gibi muamele etti.
Bunun gibi bir olayı Avustralya’nın Sidney şehrinde kızımı ziyarete gittiğimde de Adanalı bir ailenin restoranında ayran ve tatlıları bizden, diyerek istemediğimiz hâlde masaya getirmişlerdi. 
Hamburg’da öğrencilerimle kültürel geziler yaptığımız günlerde bazen döner yemeye gidiyoruz. Bazıları içeceklerin parasını almıyor, bazıları da tatlı ikramında bulunuyor. 

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat