BAZEN HİÇ ÖLMEYECEK GİBİ YAŞIYORUZ

Gülten ABACI/YAZAR

10 Ağustos 2022 20:37
A
a

Hepimiz genelde çalışırken, günün stresini yaşarken, koştururken yeri geliyor zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. Bazen “Hayat bize neden böyle monoton geliyor?”, “Neden mutlu olamıyoruz?” diye şikâyet ediyoruz. Elimizde olan fırsatları kullanmayarak, gücümüz olmasına rağmen ailemize, sevdiklerimize zaman ayırmadan endişeler içinde evden işe, işten eve giderek tıpkı bir robot gibi yaşıyoruz.
Bazen de para hırsı uğruna âdeta işkolik denecek kadar kendimizi günün koşturmacasına kaptırıyoruz ve önümüzde olan hayatın tüm güzelliklerini ve fırsatlarını kaçırıyoruz. Aslında bu endişeler, bağımlılık yapar ve son derece tehlikelidir çünkü bizim gündelik hırsların peşinde koşmamıza neden olur.
Oysaki bu dünyadan sadece geçiyoruz. Yaşamak için çalışmamız şart. Bu, demek değildir ki nasılsa bir gün öleceğiz diye yan gelip yatalım. Hayatımızı sürdürebilmek için tabii ki çalışmalıyız. Yaşamak için bazen ölümü unutmak bazen de hatırlamak gerekir. Vademiz dolunca hepimiz öleceğiz. Öyle ki bir gün ölmek için her gün yaşıyoruz.
BİR HİKÂYE, BİR DERS
Bir yerden duyduğum, hiç unutmadığım bir hikâye anlatayım: Şirketleri, evleri, arabalarıyla büyük bir mal varlığı ve dört dörtlük aile yaşantısı olmasına rağmen çok zengin bir iş adamı, çalışmaktan o kadar bıkmış ki bir gün intihar etmek için köprüden atlamak istemiş. Bunu gören çok fakir bir arkadaşı kendisini ikna etmek için dört tarafı rengârenk çiçeklerle ağaçlarla kaplı âdeta cennet bahçesine benzeyen bir yere gelmesini söylemiş. Zengin arkadaşının ağzına bir yemek kaşığı verip içine zeytinyağı koymuş ve ondan yolun karşısına bu zeytinyağını dökmeden gelmesini istemiş.
Zengin olan adam, zeytinyağını dökmemek için etrafına bakamıyormuş. Karşı tarafa varınca fakir olan arkadaşı “Bana doğru gelirken ne gördün?” diye sormuş. Zengin adam, “Bir şey göremedim çünkü gelirken zeytinyağını dökmemek için hep dikkat ettim ve önüme baktım.” demiş. Fakir arkadaşı zengin iş adamına “Şimdi tekrar geriye git ve bu içi zeytinyağı dolu olan yemek kaşığını ağzına tut ve etrafına bakınarak gel.” demiş. Bu sefer zengin olan kişi etrafına bakarak geldiği için kaşıkta zeytinyağının tamamı yere dökülmüş. Fakir arkadaşı “Bu sefer ne gördün?” diye sorduğunda zengin adam cevap vermiş. Güzel ağaçlar ve çiçeklerle dolu güzel cennet bahçeleri gördüm.” demiş. Fakir olan arkadaşı ona şöyle cevap vermiş: “Evet arkadaşım, zeytinyağı senin hayatındır. Sen çok zenginsin oysa ben çok fakirim ama çok mutluyum. Sen hayatını zeytinyağı dökülmesin diye yaşadığın için hiçbir güzelliği göremedin. Bense çok fakir olmama rağmen Yaradan’ın bana verdiği nimetlere şükrettim ve dünyanın bana sunduğu imkânları sevdiklerimle paylaşarak, çevremdeki güzelliklere bakarak yaşadığım için küçük şeylerden mutlu olmasını bildim. Oysaki hayat, sadece çalışmaktan ibaret değildir. Yaşarken de etrafımızdaki insanları, sevdiklerimizi görerek, onlara değer vererek, onları mutlu ederek yaşamalıyız ki hem onlar hem biz mutlu olalım.” demiş ve zengin arkadaşını intihar etmekten vazgeçirerek onun mutlu bir hayat yaşamasına neden olmuş.
MUTLU BİR HAYATIMIZ OLSUN
Ölümden korkmadan ve hayattan zevk alarak yaşamak, alacağımız cesur kararlarla hayatımızı sürdürmek, zamanımıza anlam katarak ve onu renkli kılarak yaşamak hepimizin hakkıdır.
Sevelim, sevilelim, mutlu olalım ki mutlu bir hayatımız olsun.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat