14 Eylül 2020 15:02
-A +A
Remzi UYSAL

BALIKÇILIĞIN ÖNEMİ SCHLEI’DA YILAN BALIKLARI ÜRETİLECEK

Remzi UYSAL ( Yazar )gazetehamburg.com

Almanların Doğu Denizi dedikleri Schlei, Baltık Denizi’nin batı sahillerinden Schleswig-Holstein eyaletinin diklemesine değil de güneye doğru yaklaşık 45 derece meyilli olarak eyaletin güneyine ve ortalarına doğru girer. 42 kilometre uzunluğunda olan sığ körfezden ziyade koyun en geniş yeri 1,3 kilometre olup, en derin su derinliği de yer yer 3 metreyi bulur.   
 
Schlei’da su derinliği fazla olmadığından, bu koya büyük gemiler girip çıkamadığı gibi motorlu dediğimiz küçük gemiler dahi iyi bir kaptan tarafından kullanılmıyorsa karaya oturabiliyor. 
 
VİKİNGLİLERİN KAYIĞI
 
Schlei’ın ucunda yer alan, eyaletin üst mahkemelerinin de bulunduğu Schleswig kasabasının yıllar önce müzesini gezdiğimde avluda duran dar ve uzun bir kayık dikkatimi çekmişti. 
 
Bunun ne olduğunu ve neden müzede bulunduğumu sorduğumda Schlei’e girip karaya oturan ve esir edilen Vikinglilerin kayığı olduğunu söylemişlerdi.
 
BALTIK DENİZİ’NE YILAN BALIKLARI
 
Eyaletin coğrafya haritasında oldukça güzel ve kıvrımlı bir görüntüsü olan bu koya ait, Lübecker Nachrichten gazetesinde, 03 Eylül 2020 tarihli küçük bir haber vardı. Zaman darlığından, hızlı okuyup geçtiğim gazeteleri birkaç gün sonra, zaman bulup tekrar gözden geçirdiğim için üç gün sonra dikkatimi çekti.
 
Baltık Denizi ile yine Kuzey Denizi dedikleri Atlantik Kıyıları’nın toplam uzunluğu 2 bin 549 kilometredir. Almanya bu denizin kendisi için uzun sahil kayısı oluşturmadığından, balıkçılık sektörü ve de ülke balıkçılığı  konusunda çok dikkatli bir politika izlemektedir. 
 
Bu duruma atıfta bulunan haberden öğrenmiş bulunuyoruz ki Schleswig-Holstein Eyalet Başbakanı Daniel Günther, Schlei Koyu’na tanesi 7 gram ağırlığında olan 53 bin 300 yılan balığı yavrusu bırakmış.
 
Schlei Koyu’nda büyüyüp gelişen yılan balıkları oradan Baltık Denizi’ne dağılacaktır. 
 
BALIK TÜKETİMİ
 
Balık önemli bir gıda tüketim ürünü olduğundan, Almanya balıkçılık konusunda çok hassas davranmaktadır. Zaman zaman nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalabilen balık cinsinin avlanması konusunda; bazen miktar açısından, bazen de avlanmama süresi için kota koymaktadır.
 
Balık ve balıkçılık konusuna değinmişken ülkemizin resmi rakamlara göre 8 bin 355 kilometre deniz kıyısına sahip olduğunu hatırlatalım. Bugünkü istatistik verilerine ulaşamadığımız için net bilgilere sahip değiliz ancak yaklaşık 20 yıl önce, kişi başı balık ve diğer deniz ürünleri tüketiminin yılda 10 kilo civarında olduğu yazılıp çiziliyordu.
 
Bugün, nüfusumuz 85 milyona ulaşmasına rağmen kişi başına düşen balık miktarının yılda 10 kilonun çok altında olduğu kanısındayım.
 
Almanya’da yılda kişi başına tüketilen balık ve diğer deniz ürünlerimin miktarı 14,4 kilo, dünya ortalaması ise 18,5 kilo olarak bilinmektedir. 
 
BALIKÇILIK BAKANLIĞI KURULMALI
 
Kıyı halkımızın “gırgır” dedikleri, denizin dibindeki balık yumurtalarını da süpüren ve yasak dinlemeyip her mevsimde avlanabilen tekneler yasaklanmadıkça, ülkemizde Balıkçılık Bakanlığı kurulmadıkça, Karadeniz, Ege ve de Akdeniz kıyılarında en uzun deniz kıyısı olmasına rağmen vatandaşlarının sofrasına Avrupa’da en az balık gelen ülke olmaya devam edeceğiz.
 
Balık ve balıkçılığın önemi, balığın sadece bir besin  kaynağı ve gıda ürünü olmasından öte ekonomik bir gelir kaynağıdır da.
 
NORVEÇ VE İSVEÇ ÖRNEĞİ
 
Şunu da yazmadan geçemeyeceğim: Norveç’te yılda kişi başına düşen endüstriyel olarak balık miktarı 550 kilonun üzerindedir. Kişi başına, Norveç halkının sofrasına yılda gelen balık miktarı 20 kilonun üzerindedir.
 
İsveç’te ise balık ve diğer deniz ürünlerinin kişi başına yıllık tüketimi yaklaşık 40 kilo civarındadır. 

 

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı