AYNI YOLUN YOLCUSUYUZ

Korcan YİĞİT/YAZAR

19 Ekim 2021 21:44
A
a
Ne yaparsan yap hayatta. Ne kadar uğraşırsan uğraş. Deliler gibi çalış, Kârûn kadar zengin ol veya beş kuruş paran olmasın, bütün ömrün miskinlikle geçsin, gideceğimiz yer aynı. Öyle veya böyle. Ne fark eder ki?
 
Üç günlük dünya işte! Basit hâli ile 72 saat yani. "Aman tanrım, ne kadar kısıtlı bir zaman!" diye ürperdiğinizi duyar gibiyim. Alın o zaman size bir hesaplama: 72×60= 4.320 dakika. "Ömür gerçekten kısa, ne yapılabilir ki bu kadar az zamanda?" diye telaş etmeyin. Alın size 72×60= 259.200 sn. Bu da mı yetmedi? O zaman size sonsuz bir yaşam gibi 72×60= 15.552.000 salise veriyorum. Bir nevi akıl aldanması işte. Farzımuhal olarak söyledim elbette.
“Gideceğimiz yer aynı.” diyoruz da geldiğimiz yeri hiç hesaba katmıyoruz. Gideceğimiz yer, geldiğimiz yer mi acaba? Eğer öyleyse orayı biliyoruz, demektir eğer tüm insanlık olarak bir hafıza kaybına uğramadıysak. Öbür dünyada sonsuz zenginlik var ise bu dünyadaki zenginlikler için çalışmanın bir anlamı yok. Yine de hangi dine mensup olduğu fark etmiyor; en dindar, en inançlı gördüğümüz, en çok ibadete düşmüş kişiler ve din adına faaliyet gösterenler de bu dünyada en çok para ve zenginlik peşine düşen olarak karşımıza çıkıyor, bu da bir handikap. Üstelik elinde tuttuğu dünyanın zenginliklerini paylaşmamakta da ağız birliği etmiş gibi. Paylaşsa açlıktan ölen çocuklar, borç harç içinde çıkış yolu bulamayıp hayatına kıyan insanlar olmazdı. Allah'ın verdiği nimetler; beşeriyete, hayvana, her yaratılana yeter, her canlı huzur içinde yaşar ve ebediyete intikal ederdi. Demek ki "Bu dünyada nimetler sunulmuş, o zaman debelenmenin anlamı yok." diyenler bu işi çözmüş, demektir, değil mi?  
Mademki bu dünyadan öbür tarafa bir şey götüremiyorsun, ne diye para için mal için bir tarafını yırtıyorsun? Zengin olsan ne? Fakir olsan ne? Karnın doysun, sırtın açıkta kalmasın, başını sokacak bir dam bul, insan ol, insan gibi yaşa yeter. Öyle değil işte. Bu işte bir gariplik var: Ya bu dünya yalan ya da öbür dünya.
İNSANIN EVRİMSEL TARİHİ
Çok uzun geliyor ya hani yaşam bize, hiç sonu gelmeyecek gibi bir hırs ve telaş içindeyiz ya. Belki de andır yaşam: şu an. Dünya ölçülerinde, ufacık beynimizle kurguladığımız zamanın acaba evrendeki karşılığı ne? Bir yıldız görüyoruz, diyoruz ki "3 ışık yılı uzaklıkta.". E, kendini bilmez insanlık daha ses hızı dediğin şeye ulaşamadı, denedi, beceremedi hüsranla sonuçlandı! Işık hızı diye bir hesap yapıyorsun, bu da enteresan. Ya insanlığın bu hıza yetişmesi için birkaç milyon yıl daha geçmesi gerekiyor ya da bu kafayı değiştirmesi gerekiyor, en güzeli. Birkaç milyon yıl biraz iyimser bir tahmin oldu, sanırım.
İnsanın evrimsel tarihi üzerine yapılan araştırmalara göre insanın maymun benzeri bir yaratık olduğunu da ortaya koyarsak yaklaşık 65 milyon yıl önce dünya üzerinde fosil kalıntılarımıza rastlanmış. Tabii "İnsan, insan olarak yaratılmıştır, maymundan gelmedik." diye hemen itirazlar gelecektir. Tamam, öyle kabul edelim. İskelet yapımız benzediğine göre o dönemde yaşayana ister maymun, de, ister insan. Karbon testlerine göre 65 milyon yıl geçmiş işte. Yine mi itiraz gelecek. O zaman pek beyninizi yormayın, polemik de olmasın, şu an aynada kendinizi gördüğünüz hâliniz ile modern insanın varlığı yaklaşık 200 bin yıl öncesinden başlıyor, diyelim, olsun bitsin. Daha fazla itiraz edip kafamı bozmayın, tüm yaşamın kaynağı tek hücreli yaşam formunu, ilk yaratılış olarak kabul edip 3,5 milyar yıl öncesine dayandırırım evrimimizi, bilim diye bir şeyi kabul ediyorsanız yani.
Neticede öyle veya böyle 13,51 milyar yaşında bir Samanyolu Galaksisi’nin, 4,54 milyar yıllık Dünya gezegeninde insan ömrü nedir ki? Üç günlük dünya işte!
Yalancı mıyım?

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat