APOLLON MU, DİONYSOS MU?

Nilgün BATIYELİ/YAZAR

29 Nisan 2022 01:10
A
a
Evet, Değerli Dostlar,
Nihayet çok beklediğiniz, çok arzu ettiğiniz mitoslardan birini kaleme alabildim ancak bugün size Apollon ile Dionysos’un maceraları yerine onların karşılaştırmasını sunmak istiyorum. Zira bu ikisinin karşılaştırılması, içimizdeki zıtlıklara, aldığımız karar ve uygulamalara dikkat çekmesi açısından oldukça önemli. Bakalım, her biriniz ne kadar Apollon, ne kadar Dionysos barındırıyorsunuz içinizde?
MİTOLOJİ VE FELSEFE
Yukarıdaki kahramanlarımıza gelmeden kısaca şu hatırlatmaların önemli olduğunu sanıyorum.
Mitoloji, kelime anlamı olarak efsane yani mitler bilimidir. Halkın dilinde yer alan efsaneleri, tanrıları, gökleri ve yaratılış biçimlerini inceler.
Felsefe ise var olan, ortaya çıkmış her şeyin düşünülmesini ve araştırılmasını gerçekleştirir.
İkisi arasında ortak ve farklı noktalar bulunur. Şöyle: İki bilim dalı da dünyanın yaratılışı, tanrıların varlığı, doğa, ölüm, ahlak ve ruhlar gibi konuları araştırır.
Felsefe, her şeye şüphe ile yaklaştığından tanrıların veya doğanın yasalarının varlığını dahi inceler. Mitolojide ise bazı kabullenmeler vardır. Bunlar sorgulanmaz. Örneğin ahlak ve ruh vardır ve bunların var olup olmadığı araştırılmaz. Kabul edilir yalnızca.
Mitolojide nedensellik bağının bir önemi yoktur ancak felsefede buna önem verilir.
Özetle mitler, yerel olduğu kadar aynı zamanda evrenseldir. Mitler, evrensel olarak dünyanın birçok kültüründe aynı yere işaret edebilir, aynı kavrama gönderme yapabilir. İçinde bulundukları kültürün, zamanın kodları arasında özgürce dolaşabilirler. Bu yönleriyle uzak mekânları ve farklı kültürleri birbirlerine yakınlaştırırlar. Felsefe ise evrensellikten uzaktır ancak ortaya çıkmış mitolojik her düşünce ve olguyu sonuna kadar araştırıp ispatlamaya çalışır.
Ben bunu kendi açımdan hep şöyle değerlendiriyorum: Zekâ ile Akıl arasındaki farktır bu. Zeki insan üreticidir, öncüdür, kâşiftir, mucittir. Akıllı insan ise zeki insanların ortaya çıkarttıklarını uygun yerde, uygun şekilde kullanır, uygular. İkisi arasındaki bağı da bilim ve felsefe üstlenir. Şunu unutmayalım ki akıllı insan zeki değildir ama zeki insan zaten akıllıdır.
APOLLON VE DİONYSOS
Yunan mitolojisinde iki farklı tanrıdan söz edeceğim. Felsefe anlayışını bile değiştirebilen iki mit tanrısı. Neredeyse tüm Antik, Orta ve Yeni Çağ filozofları, Apolloncu bir çizgide giderken felsefesi bir nevi akıl eleştirisi olan Friedrich Nietzsche, Dionysos’u önemser.
Biri aklı yani rasyonelliği temsil ederken diğeri duyguyu yani duygusallığı temsil etmektedir. İleri gidip psişik bir tanım yapmak gerekirse insan psikolojisi üzerinde etkili olan beynin sol lobu Apolloncu, sağ lobu ise Dionysosçu güdüdür. Gel gör ki insan bu iki yetinin bütünüdür yani hangi lobunuz ağır basıyorsa siz de onun gereğini yaparsınız. Tabii her iki lobunuz eşit yetide ise genlerinizle bağlantılı olarak siz bence en doğru kişi olursunuz.
Dionysos şarabı icat eder, her türlü uyuşturucu ve alkolün, zevk ve sefanın tanrısı olma özelliğini taşır. Elinde, yanından ayırmadığı, ortadan gizlice ayrılabilen bir asası bulunur. Bunun bir tarafında şarap, diğer tarafında ise su vardır. Ruhsal durumu ve ortamına göre şarap bölümünde azalma olduğunu fark edince ortadaki bölümü asayı çevirerek açar. Zaman kaybetmeden suyu şaraba katar, şarap bölümünün yeniden dolmasını sağlar. Bu kadar yani.
Apollon ise elinde bir lir ile çok doğrucudur, çok süperdir, “Aman ne mükemmelim!” tavrındadır. Apollon aklı ve mantığı, Dionysos ise sezgiyi ve içgüdüleri temsil eder. Apollon düz bir çizgi iken Dionysos beyin kıvrımları gibi kıvrım kıvrımdır. Biri ayrım yapan logos, diğeri gizemli Eros’tur. Apollon rasyonel ve nesnel, Dionysos coşkulu ve tutkuludur.
Edebiyatta Apollonik ve Diyonizyak diye bir anlatım ayrımı dahi vardır.
İkisi de beyin loblarımızı dikkate alırsak birbirine zıt ama bir arada olmak zorunda olan unsurları sembolize ederler.
Aklı yansıtan Apollon ile duyguyu yansıtan Dionysos birbirine zıttır. Sadece akıllı, bilgili olmak veya sadece duygularla hareket etmek insanı ister istemez yıpratır. Önemli olan uyum ve dengedir. Zıtlıklar, kaos yerine mükemmel bir uyum sergileyebilir yani bir şeyin zıttı ile birleşmesi bir karışımdan ziyade bir uyum yaratabilir. Şu örnekten yola çıkalım:
Hidrojen yanıcıdır, oksijen ise yakıcı. Bu ikisinin birleşiminden söndürücü su oluşur.
HANGİ LOBUNUZ AĞIR BASARSA BASSIN SİHİRLİ KELİME, DENGEDİR
Bu ikilinin örnekleri o kadar çoktur ki yazmakla bitmez. Kesin olan Dionysos taraftarı Nietzsche felsefeye tamamen farklı bir bakış açısı sunmuştur.
Apollon; bilginin, aklın tanrısı olarak karanlığı aydınlatan ışık olmuş, tıbbı insanlara öğretmiştir. Ölçülü gücü temsil eder. Roma mitolojisine adı değişmeden geçen tek tanrıdır.
Dionysos ise Olympos’a giren son tanrıdır. Zaten orada olmayı seçen ve isteyen biri de olmamıştır. Bir ölümlüden doğmuştur ama ölümsüzdür. Sınırlarını zorlar hatta sınırlara inanmaz, sağduyuya sığmaz, taştığı için de çoktur.
Apollon biçimselliği ile heykel sanatını, Dionysos ise sezgiselliği ile müzik sanatını temsil eder. İki sanat dalı, farklı eğilimleri ile açıkça çelişseler de aynı doğrultuda ilerler.
ATATÜRK’E SAYGIYLA
Bu örnekten sonra 23 Nisan haftası olması nedeniyle son örneği dünyanın tartışmasız deha olarak kabul ettiği Mustafa Kemal Atatürk ile noktalamak isterim.
Bir bakışta, hayatı sorunlar, savaş alanları, strateji ve öngörüyle dolu olarak ilerleyen bir dahi beynin sol lobundaki Apollon’u görürsünüz. Diğer tarafta ise kendine ayırabildiği kısıtlı saatlerde bir iki kadeh rakısını içen, sigarayı elinden hiç bırakmayan bir Dionysos.
Ne dedik? Sihirli kelime dengedir. Atatürk her sağ lobundaki Dionysos’u devreye soktuğunda dahi Apollon rasyonelliği elden bırakmamış, kendinden geçmemiş, tersine sayısız kitap okumuş, yazmıştır. Geometri öğretenlerle bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olacak kitabını yazmıştır. Eğitim ve bilime verdiği önemi ile bilinen Mustafa Kemal Atatürk’ün 1937’de basılan bu kitabı, kendisinin türettiği ve günümüzde kullanılan pek çok geometri terimini dilimize kazandırmıştır.
Ebedi liderimize saygım ile “Siz siz olun, ne kadar Apollon olsanız da ölçülü bir Dionysos’u da kendinizden mahrum bırakmayın!” derim.
Son olarak bir tüyo: Mitoloji, felsefe deyip de astrolojiye atıfta bulunmamak olmaz. 28 Nisan’da Venüs ve Neptün kavuşumu aşkı veya ihtiyacınız olan parayı getirirken 30 Nisan’daki tutulma gününde Jüpiter de bu kavuşuma katılacak. Hayalleriniz gerçekleşecek ve herkes nasibini alacak.” diyor astrologlar. Bence bir araştırmaya değer.

Her şey gönlünüzce olsun.

 
1000
icon
Ayhan 10 Mayıs 2022 17:41

Hayatın gercegine guzel bir benzetme. Ozellikle Denge olayının onemine yaptığınız vurgu nedeniyle de bir baska anlamlı olmuş. Elinize yureginize sağlık.

0 1 Cevap Yaz
Arza 4 Mayıs 2022 20:29

Elinize kaleminize saglik nil benim. Cok guzel karsilastirma yapmissiniz. Bu tur yazilarinizi several takip ediyoruz ve yenisini merakla bekliyoruz. Sevgiler

0 1 Cevap Yaz
Serdar Çelikörslü 1 Mayıs 2022 23:15

Nilgün hanım konusu, işlenişi, anlatımı ve sonunda ulu önderimize çok güzel bir benzetme ile verdiğiniz örneğinizle samimi duygularımla belirtmek isterimki en beğendiğim yazılarınızdan biri olmuş. Mitoloji ve felsefe her ne kadar anlamını bildiğimizi zannettiğimiz kavramlar bile olsa verdiğiniz tanımlar kendi açımdan belirtmem gerekirse çok tamamlayıcı ve aydınlatıcı olmuş. Ayrıca “Denge” ; beslenmeden tutunda insan ilşkisine varana kadar hayatımızın bir çok safhasında dikkate almamız gereken bir kavram olduğu konusunda sizinle hemfikirim.

0 2 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat