22 Mayıs 2020 12:43
-A +A
Yasemin Murat Arslan

Almanya’da Aile

Yasemin Murat Arslan ( Yazar ) gazetehamburg.com

Almanya dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. Ekonomik gücü kendisine yettiği gibi bir de Avrupa’nın ekonomisi zayıf üye ülkelerine destek oluyor. Bunu bütün dünya bilir. O yüzdendir ki, sığınmacı olarak bir çok kişi her hangi bir Avrupa ülkesine kapağı atıp, oradan da Almanya’ya gelmek istiyorlar. Almanya’nın nüfusu daha çok yaşlılardan oluştuğu içinde bazı iş gücüne hala ihtiyaçları var. Bu yüzden ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı bazı meslek gruplarından birilerinin buraya gelmelerini zaten istiyorlar. Peki Almanya’nın nüfusu neden daha çok yaşlılardan oluşuyor? Almanya’da doğum oranı bir çok başka ülkelere göre hala çok düşük. Yabancı kökenli aileler olmasa belki de doğum oranı bir çok ülkeyle karşılaştırıldığında çok çok düşük olurdu. Çünkü genç Almanlar çocuk sahibi olmak istemiyor. Peki genç nesil neden çocuk sahibi olmak istemiyor? Almanya her geçen gün doğum oranını artırmak adına çocuk parasını kuruş kuruş yükseltmenin yanında ne yapıyor? Almanya’nın bu konuda yürütmüş olduğu politika doğru mu?  Bana kalırsa Yapılan her şey hala çok yetersiz. Devlet bir çocuğun aileye ödenen 150-200€  Çocuk parasından çok daha fazlasına ihtiyacı olduğunu bilmiyor mu? Bilmiyorsa benim gibi üç çocuklu ebeveynlere sorsun. Ben üç çocuk annesi bir vatandaş olarak şunu söyleyebilirim; bir çocuk doğduğu günden eğer üniversite eğitimi de almışlarsa aşağı yukarı 28-30 yaşlarına kadar maddi manevi desteğe ihtiyaçları oluyor. Bir aile, bu genelde annedir  altı aylık bir bebeği kreşe vermek zorunda Kalıyorsa sırf işe gidebilmek için. Ben şimdi soruyorum: ben bir anne olarak dünyaya getirdiğim çocukla zaman geçiremeyeceksem, onu sabahın 6-7 sinde apar topar bir kreşe bırakıp, koştur koştur işe yetişmeye çalışacaksam, akşam iş yorgunluğuyla yine çocuğumu işten almak İçin strese gireceksem, ve bu benim yıllarca yaşayacağım bir durum ise, ben bu çocuğu neden dünyaya getireyim? Bana ve dünyaya getirmiş olduğum çocuğuma ne gibi bir faydası var? Çocuk kendi beden saatinin haydi kalk demesini beklemek yerine, daha o yaşta askeriye hayatında talim görüyor gibi kurulmuş saatle uyanmak zorunda kalacaksa, annesinin sıcak kucağı yerine bir çok akranlarıyla birlikte yine sabah sabah belkide kendi çocuğunu aynı stresle kreşe, yada okula bırakmış bir eğitmenin, anaokulu öğretmeninin yanında kendini nasıl hisseder? Son zamanlarda bu konuda annelere, ailelere bazı kolaylıklar getirilmeye çalışılsada yeterli bulmuyorum ben. Yapılan destek, getirilen kolaylık gibi düşünülen kanunların, kuralların arkasında hep şu var. Çocuk sahibi olmasına rağmen ekonomiye nasıl daha fazla katkısı olur bu vatandaşların. Çocuğunu sabah altı, akşam altı kreşe, okula daha sonrada öğleden sonraki oyun oynayıp, zaman geçirebileceği bir gruba gönderme imkanı sağlamak, ailenin ve çocuğun düşünüldüğü bir sistem gibi gelmiyor bana. Ben kendi çocuklarını üç-dört yaşlarına kadar kendi elleriyle büyütmüş bir anne olarak vicdanen rahatım. İlk okul çağlarında okuldan sonra hem ev ödevlerini, hem de öğle yemeği yiyebilecekleri şekildeki bir sistemde bile her gün bizimle tartışırlardı. Ne olur anne, ne olur baba  bize anahtar verin de okuldan çıkıp direk eve gelelim. Söz kötü, tehlikeli bir şey yapmıcaz, sadece ev ödevlerimizi evde yapar sizin eve gelmenizi bekleriz, diye ısrar ederdi benim çocuklarım. Düşünün bu çocukların daha küçük yaşlarda ev ortamı yerine başka yerlerde olmak zorunda olduklarını. Sağlıklı bir nesil istiyorsak, çocuklarımıza özellikle ilk 3-4 yaşına kadar sevgi dolu bir ortamda, sakin bir hayat sunmalıyız. Kendi kararlarını kendileri verebilir bireyler olabilmeleri için ilk temel ilk yıllarda sağlam bir şekilde atılmalı. Stresin insan sağlığını ne denli olusuz etkilediğini bilebile, daha hayatlarının ilk yıllarında çocuklarımızı stresin içine atmamalıyız. Stres yaşayan bir anne ve babayla aynı Evi paylaşan çocuğun ruh haliyle, sakin, harmonik bir ortamda yaşayan bir anne, babayla yaşayan bir çocuğun ruh hali kesinlikle aynı olmayacaktır. 
Hayat yeterince stresli, stresten kaçmamız mümkün değil, ama stresin hayatımıza daha geç, daha az girmesi için bişeyler yapabiliriz, yapmalıyız da ve bu konuda Alman devleti halkına destek olabilecek güce sahip diye düşünüyorum. 
 

Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Aylin Karan

16:57 22 Mayıs 2020

Çok önemli bir konuya parmak basmışsınız Yasemin hanım başarılarınız devamını dilerim
1000

Mehmet Murat

15:05 22 Mayıs 2020

Almanyada ki genç nüfus sorununu özetleyen güzel bir yazı olmuş,yazılarınızın devamını bekliyoruz...
1000
Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv
2012 Softmedya tüm hakları saklıdır Softmedya Haber Scripti Yazılımı