Yasemin Murat Arslan

“HER SABAH, AYNADAKİ YÜZÜME BAKABİLMELİYİM”

Yasemin Murat ARSLAN/YAZAR

21 Ocak 2021 22:59
A
a
Bilindiği gibi dünyanın birçok yerinde, Almanya, sosyal hakların en çok olduğu ülke olarak tanınıyor. 
İşsizlik sigortası, emeklilik sigortası, sağlık sigortası, yaşlılıkta bakım sigortası gibi sosyal sigorta uygulamaları var. Eviniz, arabanız ve sahip olduğunuz her şey için sigorta yaptırabileceğiniz kurulmuş belirli bir sistem var.
Sizlere, bu konuyla ilgili hem mesleği gereği hem de hayatının bir döneminde ihtiyacı olduğu için Almanya’nın sosyal güvenliğini yakından tanıyan bir Alman kadından bahsetmek istiyorum.
Kendisiyle sohbetimize, 50 yaşın ortalarında Parkinson hastalığına yakalanmış olduğunu, şimdi ise 72 yaşına geldiğini, her gün ölümü beklediğini ama hâlâ bir türlü ölümün kapısını çalmamış olmasına hayıflandığını söylemesiyle başladık. “Hastalığa yakalandığımda iş hayatındaydım, çok ani ve hızlı bir şekilde gelişti ve çok genç yaşta bakıma muhtaç bir duruma geldim.” dedi.
Hemen başlayan tedavilerle birlikte erken emekli olduğunu belirtti. Evinde ihtiyaçlarının karşılanması için hastalık bakım ve sağlık sigortasının yanı sıra, çalışırken düzenli şekilde maaşından kesilerek ödemesi yapılan bütün sigorta uygulamalarının yasa çerçevesinde yürürlüğe girdiğini söyledi.
İYİLEŞME SÜRECİ BAŞLIYOR
Kendisini sadece hastalık sigortasının karşıladığı modern tıp tedavilerine teslim etmediğini,  doğal tedavi desteğinden de destek tedavi olarak kendi maddi imkânları çerçevesinde düzenli bir şekilde yararlandığını anlattı.
Özverili bir şekilde, kendi tedavisine canla başla devam ederken hastalığının da bütün yapılan tedavilere olumlu yanıt verdiğini, çok fazla bakıma ihtiyacının kalmadığını fark ettiğini aktardı.
SİGORTALAR YARDIMI KESİYOR
Bu gelişme üzerine kendisine bakım desteği veren bütün sigorta kurumlarına dilekçe yazarak kendisinin kısmen iyileştiğini ve bazı yardımlara ihtiyacı kalmadığını belirtmiş. Hastalık ve bakım sigortaları ise kendisine daha önce doktor raporuyla onay verilmiş bütün destekleri bir anda kesmiş. Bu süreci, “Daha sonra çocuklarım ve ben, kurumlara kaç sefer dilekçe yazdık ama bir türlü yardımların bir kısmına hâlâ ihtiyacım olduğunu bir türlü anlatamadık. Kaç yıldır bakımla ilgili bütün ihtiyaçlarımı emekli maaşımla ödemeye çalışıyorum.” diyerek anlattı.   
HAK YEMEMEK İÇİN… 
Ben de gayriihtiyari “A,  keşke öyle bir şey yapmasaydınız!” dedim. O anda bana bakarak kendisinin Devlet Eğitim Yardımı (BAföG ) ödeme memuru olarak görev yaptığını, birçok kez devlet yardımı hakkına sahip olmayan kişilerin, devletten yardım almak için müracaat ettiğine tanık olduğunu söyledi.
Bu gençlerin aileleri iş adamı, doktor, avukat, taksici, öğretmen, restoran sahibi kişilermiş. Gelir düzeyleri hiç de küçümsenmeyecek kadar yüksek olduğu hâlde, sahte evrakları ustaca hazırlayıp masaya koyuyorlarmış. Kendisi ve iş arkadaşları, bütün evrakların sahte olduğunu bilmelerine rağmen içleri acıyarak o kişilere ihtiyaçları olmayan ve hak etmedikleri yardım parasının verilmesini onaylamak zorunda kalmış. Kendisi de onlar gibi olmak istemediğini için bu yazıları yazarak hak etmediği bir yardımı almak istememiş. Başkalarının çocukları için devlet yardımı ödeneğine onay verdiği zamanlarda ise kendisi, iki oğlunu da sadece bir memur maaşıyla tek başına okutmuş. Asla kimseden bir yardım talebinde bulunmamış, o yüzden vicdanı çok rahatmış.
“Sabah yataktan kalktığımda aynaya bakabilmek istiyorum. Aynaya baktığımda kendimden utanmak istemiyorum.” dedi. “Dünyada yardıma muhtaç onca insan varken ben, o insanların haklarını yersem o zaman eskiden bana hak etmedikleri hâlde öğrenci eğitim yardımı almak için gelen, beni ve çalışma arkadaşlarımı zor durumda bırakan insanlardan ne farkım kalırdı?” diye sordu.
BAKIMA MUHTAÇ OLMAK ÇOK ZOR
“O yüzden hastalığım kısmen de olsa düzelince yardımların bir kısmına artık ihtiyacımın olmadığını bildirmek istedim ama hastalığım şimdi tekrar kötüleşti ve hastaneye gitmek durumunda kaldım. Doktorlar yeniden yardım alabilmem için yeni rapor hazırlıyor.” dedi. 
Konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu dönemde, çocuklarım beni hiç ihmal etmedi. Her gün defalarca arayıp sorar. Devlet yardımı kesince onlar bana maddi destekte bulunmak istedi. Onların da aileleri var. Onların maddi yardım talebini kabul etmedim. Çocuklarının ihtiyacı varken bana yardım etmelerini doğru bulmuyorum. Bana yakın bir mesafede oturan dünya tatlısı bir kadın var. O, şimdilik benim bütün ihtiyaçlarımla ilgileniyor. Ben de emekli maaşımdan ona ödeme yapıyorum. Umarım, hep böyle kalır, benim için başka birini görevlendirmezler. Bakıma muhtaç olmak çok zor ve öyle bir durumda kimin baktığı da çok önemlidir.” 
 

 
1000
icon
Fatma Tekin 22 Ocak 2021 00:18

Allahım herşeyin hayırlısını versin hayırlı yaşam sağlıkla sıhhatle inşallah

0 0 Cevap Yaz
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
  • zaferözpolatmedya.com
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat