Her yoksul insanın bir kahramanı vardır. Dahası yoksullar kahramanlara ilgi duyar ve onunla bir psikolojik etkileşim içinde bulur kendini.
Onu ya da onları kendinden biri olarak görmesi içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik durumun çerçevesine oturtup onunla birlikte yaşar. Hırsını da onunla alır, öfkesini de onunla bağırır.
Çözüm üretmekte zorlanan birey kendince yarattığı o resmin içinde kendini de resmeder ve o çerçeveye hapseder.
Bu yüzden hemen herkesin bir İdolü vardır.
Toplumsal kültürel altyapısından yoksun topluluklar için tehlikeli bir durumdur. Üretememek, düşünememek, TV bağımlılığı, dizi bağımlılığı , sevdiği şarkıcı ya da futbolcu idolleriyle platonik yasam içine giren bireyin ruh hali de o dizi bittiğinde bir bunalım ya da boşluğa düşebileceği gibi, toplumsal duyarlılıktan kaçınıp kendi resminin çerçevesi içinde mutlu olmaya çalışması aile içinde de ayrışma ve kutuplaşmayı beraberinde getiriyor olacak olması ülkeyi sarıp sarmaladıkça, kendi hesabını kendi kesen anlayışla etrafımız bu insanlarla doluyor olacaktır.
Sorun yoksa sorun vardır diyerek herkes kendi sloganını yaratıp silah kuşanması küçümsenmeyecek bir tehlikedir.
Çukur bunlardan biri.
EDHO bunlardan biri.
Türk sinemasında Ezel ile başlayıp, içerde ile devam edip, Çukur ile süren geriye dönüş teknikleri ve akil yürütme gibi, entrika ve çarpışmayı, mafya oyunlarını çocukların bilgisayar oyunlarıymışçasına akıllıca ve de ilgi çekici olarak çekip yine son derece ilgi çekici ve güzel müziklerle sunan bir sinema yeniliği tabii ki, insanları etki altına aldığı gibi güzel seyirlik tekniğiyle evleri kuşatıyor olması tartışılmasız bir gerçekliktir.
Sokaklarda silah özentisi siyah elbiseli insanların çoğalması ya da çoğalıyor olması bu filmlerin tek başına yarattığı bir kültürel etkileşimden çok Çukurların olmuş olmasıdır.
Çukur ya da EDHO`lar olduğu için bu insanlar etrafımızda çoğalmadı. Çukurlar kurutulmadığı, gelişmişlik ve refah yükselmediği için bu insanlar var. Çukurlar var oldukça da bu tip insanlar var olacaktır bir biçimiyle…
Çukur her yerde var.
Yoksulluğun olduğu her yerde Çukur, Çözümsüzlüğün, adaletsizliğin, ayrımcılığın ve baskının olduğu her yerde çukur ve içindekilerin ruh hallerine hitap eden hayali kahramanları olacaktır.
Bizim orda çukura kortik denir. Kortik mahallesi Kenar mahalle yani Kenarın da kenarında kalmış bir mahalle.
Toprak yollar ,evsiz insanlar, kerpiç damlar, sağlık ocaksız, ilgisiz kenar mahalleler.
Sağcısının da solcusunun da, mafyacısının da olması normal kenar mahalleler.
Tehlikeli olan bu dizilerin yarattığı kara elbiselilerden çok ülkenin kültürel altyapısının değer kaybıdır .
Kalite düşüklüğü ülkenin toplumsal dokusuna sahip oldukça toplum olarak Kortikleşmemiz kaçınılmaz olacaktır.
Tehlikeli düşünce yapısının Çukurluğudur.
Çukur insanlar Çukurlardan çekip hayatımıza karışmaya başladığında ülke olarak Kortikleşmemiz de kaçınılmaz olur.
Birileri gelinceye kadar…
Ne zaman bilmiyorum.




