“Irkçılığın farklı boyutlarını toplumumuzda maalesef hâlâ yaşıyoruz”

Kategori: Hamburg - Tarih: 26 Haziran 2021 22:50
“Irkçılığın farklı boyutlarını toplumumuzda maalesef hâlâ yaşıyoruz”

Milletvekili Barış Öneş “NSU’nun varlığıyla ırkçılığın ne kadar öldürücü bir yara olduğunun bir kez daha gözler önüne serilmesine rağmen günümüzde ırkçılığın farklı boyutlarını toplumumuzda maalesef hâlâ yaşıyoruz.” vurgusu yaptı.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Hamburg Eyalet Parlamentosu Milletvekili Barış Öneş, 27 Haziran 2001 tarihinde Hamburg’un Bahrenfeld semtindeki iş yerinde üç kurşunla öldürülen Süleyman Taşköprü’nün ölümünün 20’inci yılı üzerine bir basın açıklaması yaptı. Öneş açıklamasında, Taşköprü cinayetinin Almanya’da 2000-2007 yılları arasında sekizi Türk, biri Yunan ve bir Alman polisin katledildiği Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) cinayetlerinin bilinen üçüncü halkası olduğunu belirtti. Öneş “Bu cinayetlerin NSU tarafından işlendiğinin 10 yıl önce ortaya çıkmasına, NSU’nun varlığıyla ırkçılığın ne kadar öldürücü bir yara olduğunun bir kez daha gözler önüne serilmesine rağmen günümüzde ırkçılığın farklı boyutlarını toplumumuzda maalesef hâlâ yaşıyoruz.” ifadesini kullandı. 
“Tedavi edilmeyen ırkçılık yarası kangren olabilir!”
Öneş açıklamasında insanların biyolojik temelle veya farklılıklarıyla sınıflandırılarak etnik ve sosyal bölünmelere yol açan ırkçılığın, artık sadece göçmenleri ya da farklılıkları değil, ılımlı göçmen politikası yürüten Almanları da hedef aldığına işaret etti. Almanya’da İslam, Yahudi, yabancı düşmanlığının, sadece söylemlerle kalmadığına, her geçen gün fiziki saldırı ve şiddet eylemleriyle ırkçılığın çirkin yüzünün daha da belirginleştiğine değinen Öneş açıklamasını şöyle sürdürdü: “Göçmen kökenli siyasetçilerin yanı sıra yabancılara karşı olmayan siyasetçilere gelen tehdit mektupları ve e-postaları sık sık medyada yer alıyor ve bu da ırkçılığın sınırının olmadığını gösteriyor bizlere. Irkçılık hastalığı, iltihaplı bir yara gibidir. İçindeki iltihap temizlenmeden üzeri kapatıldığında daha büyük yaralara, acılara sebep olması kaçınılmazdır. Bu nedenle ırkçılığın tabu olarak görülmeyip açık yüreklilikle konuşulması, bu yaranın tedavi edilmesi şarttır. Devletin ırkçılık ve aşırılıkla etkin mücadele ederek insanlarımızın burada kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak büyük önem taşımaktadır.”
“Taşköprü hiçbir zaman unutulmayacak”
Taşköprü’nün soyadının katledildiği sokağın paralelinde bulunan bir sokağa verilmesinin önemine değinen Öneş “Irkçı cinayetler sonucu hayatlarını kaybedenlerin isimlerinin sokaklara, meydanlara verilerek, anılarına anıt taşlar, levhalar dikilerek ırkçılığın görünür hâle getirilmesi, bu yaranın tedavisinde önemli bir unsurdur ve bütünlüğümüzün kangren olmasını engelleyecektir.  Bu nedenle Hamburg’un NSU kurbanlarının isimlerinin bir sokağa, bir meydana verildiği ilk şehir olması çok önemliydi. Bu şekilde, Taşköprü hiçbir zaman unutulmayacak, ırkçılık, antisemitizm gibi insan düşmanlıklarına karşı toplumun birlikte mücadelesini hatırlatacaktır.” vurgusu yaptı.

“Başarısızlık”

Alman güvenlik kurumlarının NSU cinayetlerinin durdurulması, aydınlatılması ve gerekli cezaya çarptırılması konusundaki başarısızlıklarının olduğuna değinen Öneş, bu gibi cinayetlerin faillerinin kurbanların yakınlarında aranmasının ve medyanın büyük bir kısmının bu cinayetleri başta “döner cinayetleri” olarak lanse etmesinin de NSU davalarında yaşanan büyük başarısızlık olduğunu bildirdi. Öneş “Bu cinayetlerde ölen döner değil, insandır.” anımsatması yaptı.  
Öneş açıklamasını “27 Haziran 2001 tarihinde Bahrenfeld semtindeki işyerinde öldürülen Süleyman Taşköprü’yü, katledilişinin 20. yılında rahmetle anıyorum. Cinayetin soruşturulma sürecinde yaşadıkları haksızlıklarla acıları katmerlenen Taşköprü ailesine ise sabırlar diliyorum.” şeklinde tamamladı. 
 
 

 
 
 

https://www.gazetehamburg.com/haberprint/-irkciligin-farkli-boyutlarini-toplumumuzda-maalesef-h-l--yasiyoruz--14266.html