METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSİ MATARACI: ALTYAPI OLUŞTURMAZSAK FELAKETLERDE SORUMLU ARARIZ

Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili; “Sorunun kaynağı genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye’de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem ve

Medya 19.05.2023 11:44:48 0
METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSİ MATARACI: ALTYAPI OLUŞTURMAZSAK FELAKETLERDE SORUMLU ARARIZ

Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili; “Sorunun kaynağı genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye’de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından 50 bini aşkın vatandaş yaşamını yitirmiş, yüzbinlerce bina yıkılmış, yıkılmayanlarda ise ağır hasar tespit edilerek oturulamaz duruma gelmişti.

Metalurji ve Malzeme Mühendisi Erhan Mataracı, sorumluluğun tek başına bir tarafa yıkılmasının doğru olmadığını söyleyerek, inşaatın yapımı sırasında kontrol sisteminin çalışmasının önemine vurgu yaptı. Yapı sürecinin başından itibaren kontrol firmasının “işin sahibi tarafından görevlendirilmesi” gerektiğini söyleyen Mataracı, aksi taktirde müteahhitlerin kontrol firmalarını mali açıdan desteklemeleri sebebiyle iki taraf arasında ticari ilişkinin oluştuğuna dikkat çekti.

“KONTROL SİSTEMİYLE GÜVENLİ İNŞAATLAR YAPILIR"

Kontrol kuruluşlarının sayısının son yıllarda oldukça arttığını ifade eden Mataracı, kurumlar arasında rekabet yaşandığını ve bu da yapılan işin kalitesini düşürdüğünü söyledi. Bazı firmaların ise kontrol yapmadan belgelendirme yaptığına da dikkat çeken Mataracı, özetle şunları kaydetti: 

“6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremden sonra en çok tartıştığımız şey yıkılan yapıların sorumluluğunun kimde olduğu konusuydu. Sonunda tam olarak sorumluluğun kimde olduğuna karar verememekle birlikte kimisi müteahhitleri, kimisi yapı denetim firmalarını suçladı. Ancak burada sorumluluk tek olarak herhangi bir tarafta değil, genel olarak yapı inşa etme konusunda Türkiye’de yeterli bir sistem geliştirilememiş olmasıdır. Gelişmiş bir sistemde, müteahhitlerin yapı denetim firmalarının, belediyelerin ve bakanlıkların içinde bulunduğu kontrol sistemiyle güvenli inşaatlar ve güvenli imalatların yapılması kaçınılmaz olur.

“TEKNİK BİR KONTROL İLİŞKİSİNDEN ZİYADE TİCARİ BİR İLİŞKİ OLUYOR"

Ülkemizde inşaatlar haricinde endüstriyel üretimde de üçüncü taraf kontrol kuruluşu dediğimiz firmalar var ve bu firmalar Akreditasyon Kurumlarından aldıkları yetkilerle farklı amaçlarla üretilen/inşa edilen her şeyi belgelendirme yetkisine sahipler. Kontrol kuruluşlarının çalışması için en verimli yöntem bu firmaların işin sahibi tarafından tutulması veya görevlendirilmesidir. Aksi durumda imalatçı veya müteahhit firmalar bu kontrol kuruluşlarının masraflarını kendi ceplerinden ödedikleri için aralarında teknik bir kontrol ilişkisinden ziyade ticari bir ilişki oluyor.

“ÜRÜN SERTİFİKALARI HİÇBİR KONTROL YAPILMADAN PARA KARŞILIĞINDA VERİLMEYE BAŞLANDI”

Kontrol kuruluşlarının sayısı son yıllarda çok arttı ve aralarında ciddi bir ticari rekabet oluştu. Bu firmalar akreditasyon için ödedikleri bedellerin, çalıştıracakları sabit personellerin maliyetlerini karşılayabilmek için kontrol kalitesini ciddi anlamda düşürmek zorunda kaldılar. Artık bu kontrol mekanizması öyle bir hal aldı ki, birçok firma hiçbir kontrol yapmadan belgelendirme yapıyor. Şirketlerin iş alabilmek için sahip olması gereken yönetim sistemi sertifikaları ya da bir projeyi kabul ettirmek için edinmesi gereken ürün sertifikaları hiçbir kontrol yapılmadan para karşılığında verilmeye başlandı.

“HİÇBİR KONTROLÜN YAPILMAYACAĞINI ÇOK AÇIK ŞEKİLDE GÖRÜYORUZ"

Geçenlerde şirketimize akreditasyona sahip bir kontrol kuruluşu tarafından 3 bin 500 TL, artı KDV bedelle 1 ISO ve 4 adet CE belgesi verilebileceğiyle ilgili bir e-posta geldi. Bu fiyata bu 4 belgenin verilebilmesi imkânsız. Normalde bu belgeleri verebilmek için günlerce süren denetimler yapılmalı, firmanın bütün sistemi, bütün üretim/inşaat aşamaları incelenmeli ve bunu alanında yetkin personeller yapmalı. Bu sertifikaları alan bir şirket, uluslararası sisteme uygun çalıştığını ispat edebilecek, ayrıca üretimlerini de Avrupa Birliği Standartlarında yaptığına dair sertifika sahibi olacak. Ama işin arkasındaki kontrol sistemine baktığımızda, bu bedelle hiçbir kontrolün yapılamayacağını çok açık şekilde görüyoruz. Yani son kullanıcının kullandığı ürün uluslararası tüm sertifikalara sahip ama aslında hiçbir kontrolün yapılmamış olduğu ürünler olacak.

“SUÇU KADERE ATIYORUZ”

Türkiye’de her tür mühendislik faaliyetinin bu şekilde işlediğini maalesef uzun yıllardır gözlemliyoruz. Kalite Yönetim Sistemi denilen konuya hiç önem vermiyoruz. Günün sonunda başımıza bir felaket geldiği zamanda ya probleme bir sorumlu bulmaya çalışıyoruz ya da suçu kadere atıyoruz. Deprem felaketinden sonra vatandaşlarımız teknik konularla ilgili olarak bizzat bilgi edinme çabasına girdi. Kendi alanında deneyimli bir insanın yetişmesi seneler alırken insanların bu şekilde kendilerini yormaları yine liyakatle ilgili ders almadığımızın göstergesi. Ülkemizde yapılması gereken en önemli konu teknik işlerin nasıl yapılacağı ve kurgulanacağıyla ilgili bir sistem oluşturulması ve herkesin kendi işini layığıyla yapmasıdır. Teknik olarak sağlam bir altyapı oluşturmadığımız sürece gelecekte de başımıza gelen felaketlere sorumlular aramaya devam edeceğiz.

“HER DEPREMDEN SONRA EN ÇOK JAPONYA KONUŞULUYOR"

Her depremden sonra en çok konuşulan ülke Japonya oluyor. Japonya’da herhangi bir hasar olmamasının sebebi bütün vatandaşlarının inşaat teknolojileriyle ilgili bilgi sahibi olması değil, kusursuza yakın bir Kalite Yönetim Sistemi’nin kurulmuş olması ve herkesin kendi işini en iyi şekilde yapması. Bu ülkede üzerinde en çok durulan konu günün sonunda nasıl kaliteli üretim yapılacağı. Bu nedenle Kaizen, Altı Sigma, Toyota sistemi gibi birçok sistem oluşturulmuş durumda ve tüm topluma bu bilinç yerleştirilmiş. Sürekli daha uygun, daha kaliteli üretimin nasıl yapılacağı tartışılıyor. Biz de ise şirketler bu sistemlerin oluşturduğu sorumluluklardan nasıl kaçacaklarıyla ilgili taktikler geliştiriyorlar.”

 

Hannover’de Kent Merkezi Masaya Yatırılıyor

St. Pauli Frankfurt’a Geçit Vermedi: Millerntor’da Golsüz Beraberlik 0-0

Hamburg’da Nefret Suçları Alarm Veriyor: Faillerin Büyük Bölümü Aşırı Sağcı

Almanya tarihinde bir ilk: Cem Özdemir eyalet başbakanı oldu

Lübeck’te Irkçılığa Karşı Şiir ve Edebiyat Buluşması

Gazeteci Abdullah Çelik’ten “Buğday Zamanı” Romanı

Çifte Vatandaşlar Dikkat: Alman Vatandaşlığının Kaybına İlişkin Yeni Mahkeme Kararı

Hamburg’da Sosyal Medya Tartışması: “Yasak Çözüm Değil”

Münih’te kent merkezlerinin geleceği masaya yatırıldı

Abdulhadi Turus YTB Başkanlığına Resmen Atandı

Bremen’de Yaşlıların Topluma Katılımı Masaya Yatırıldı

Hamburg’da “Biletsiz Yolculuk” Tartışması: SPD Hapis Uygulamasını Kaldıracak mı?

Hamburg’da Kadınlar Günü’nde Anlamlı Adım: Forsmannstraße’ye Kadın Sanatçı İsmi Eklendi

Bremen’de “Ferienkompass”: Tatilde Çocuklara Eğitim ve Eğlence Bir Arada

Bundesrat’tan Sosyal Hizmetlerde Reform Girişimi: Bürokrasi Azaltılacak

Almanya’da BAföG Reformu Çağrısı: Bundesrat Hükümete Çağrı Yaptı

Murat S. Dural’dan Yeni Roman: “Fırtına Çıkmazı” Okurlarla Buluşuyor

Lübeck’te Turuncu Bank: Kadına Yönelik Şiddete Karşı Güçlü Mesaj

Braunschweig Stadı’nda Büyük Denetim: 247 Güvenlik Görevlisi Kontrol Edildi

Hamburg’da Miras Vergisi Tartışması: Gelir Artıyor, Muafiyetler Büyüyor

Bremen’de Suç Oranı Yüzde 10 Düştü: Polis Daha Fazla Vakayı Aydınlatıyor

Bremen’de Kadına Yönelik Şiddet Artıyor: 2025’te Vakalar Yüzde 7,1 Yükseldi

HSV Evinde Yıkıldı: Leipzig’den Soğuk Duş (1:2)

Acht neue dual Studierende starten beim Hauptzollamt Braunschweig

Bremen’den Sert Adım: Anayasa Düşmanlarına Kamu Kapısı Kapanıyor

Bremen’de Kamu Şirketleri 2024’te Kârını Artırdı

Hamburg Türk Basın Birliği Yeni Döneme Güçlü Başladı

Harsefeld’de 84 Yaşındaki Sürücü Eczanenin Girişine Daldı

Hamburg’da Yeni Dönem: Demokrat Çorumlular Platformu Artık “Demokrat Hamburglular Platformu”

Markus Söder: “Yerel Siyaset Milletin Kalbidir”

Yükleniyor

loading

Hannover’de Kent Merkezi Masaya Yatırılıyor

St. Pauli Frankfurt’a Geçit Vermedi: Millerntor’da Golsüz Beraberlik 0-0

Hamburg’da Nefret Suçları Alarm Veriyor: Faillerin Büyük Bölümü Aşırı Sağcı

Almanya tarihinde bir ilk: Cem Özdemir eyalet başbakanı oldu

Lübeck’te Irkçılığa Karşı Şiir ve Edebiyat Buluşması

Gazeteci Abdullah Çelik’ten “Buğday Zamanı” Romanı

  • Salı 12.1 ° / 0.9 ° Güneşli
  • Çarşamba 13.3 ° / 3.1 ° Güneşli