Hitler faşizminin yönettiği Almanya, 8 Mayıs 1945’te kayıtsız şartsız teslim oldu. Hamburg Eyalet Bağımsız Milletvekili Mehmet Yıldız faşizminden kurtuluşun 78. yılıyla ilgili olarak bir açıklama yayımladı.
Yıldız açıklamasına “Özellikle federal hükümet ve hükümetin ortağı Yeşillerin giderek daha saldırgan bir savaş politikası izlediği günümüzde, 8 Mayıs 1945, “Faşizmden Kurtuluş ve Barış Günü” ilan edilmeli ve 8 Mayıs tatil günü sayılmalıdır. Bu durum, özellikle sağ popülist ve neo-faşist partilerin Avrupa genelinde güç kazandığı bir dönemde doğru bir siyasi adım olacaktır.” vurgusu yaptı.
Alman faşizminin 60-65 milyon insanın ölümden sorumlu olduğuna değinen Yıldız şu ifadeleri kullandı: “Bunların 27 milyondan fazlası Sovyet vatandaşıdır. Altı milyon Yahudi öldürüldü. 1 milyon Sinti ve Roman öldürüldü. Bu vesileyle Naziler tarafından katledilen komünistleri, antifaşistleri, sosyal demokratları, sendikacıları, evsizleri, engellileri ve eşcinselleri de anıyoruz. Almanya'dan çıkan iki dünya savaşının dehşetini unutmamak gerekir. Diyoruz ki “Bir daha asla faşizm, bir daha asla savaş.”.
Faşizmden kurtuluş için özellikle Kızıl Ordu'ya, müttefiklere, partizanlara ve komünistlere teşekkür ediyoruz.
Bu süreçte, Alman ekonomisi, özellikle de kimya ve silah sanayi, Nazi rejiminin izlediği Aryanlaştırma politikası sonucunda savaş esirleri ve toplama kamplarındaki zorunlu işçilerin sömürülmesinden dolayı büyük kârlar elde etti. Elde edilen sermaye, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki sözde ekonomik mucizenin temelini oluşturdu. Savaşın hayatta kalan kurbanları ve yakınlarını kaybeden aileler tazminat mücadelesi vermek zorundadır. Yukarıda belirtilen mağdurların yanı sıra, Yunanistan, İtalya, Polonya gibi ülkelere derhal tazminat ödenmesini talep ediyoruz.”
“Almanya ve AB politikası çıkmaz bir sokaktır”
Alman hükümetinin, Ukrayna'daki savaşta silah sevkiyatını körüklemesi ve Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un kendisini Rusya ile savaş hâlinde düşünmesinin yıkıcı olduğunu aktaran Yıldız “Rusya ve Çin'i düşman olarak gören, kayıtsız şartsız ABD hükümetinin yanında yer alan saldırgan bir Almanya ve AB politikası çıkmaz bir sokaktır ve bunun en kötü sonucu 3. Dünya Savaşı’na yol açılmasıdır.
Barış, silahlanma endüstrisini teşvik etmekten değil, tarafların birbiri ile diyalog kurup uzlaşmasından gelir.
Tehlikeli olan, iktidardakilerin Ukrayna savaşı karşısında tarihi çarpıtıp ve faşizmi basitleştirme çabalarına girmesidir.
Özellikle Ukrayna'daki çatışma göz önünde bulundurulduğunda tarihsel bilincin korunması gereklidir. Alman topraklarında başlayan faşizm ve İkinci Dünya Savaşı'nın tarihi ne yazık ki artık birçok insanın zihninde yer almıyor. Bu, kabul edilemez bir durumdur. Rusya'nın Ukrayna'daki eylemlerini, Alman faşistlerinin suçlarıyla aynı tutmak tarihsel açıdan bir suçtur.
Federal Hükümet, Rusya ve Çin aleyhine kara propaganda yapmayı bırakmalı, ayrıca AB’nin savaşı körükleyen tutumundan vazgeçilmelidir. Alman hükümetini Ukrayna, Suriye, Yemen ve Kuzey Irak'taki savaşları sona erdirmek için barışçıl ve diplomatik çözümler bulmaya çağırıyoruz.” sözlerini sarf etti.