19 Nisan 2018 23:17
-A +A
Tülay ESAT

Kalpten Kalbe…

TÜLAY ESAT/Gazetehamburg.com

İncinen bir yan var insanoğlunda, teknoloji çağı hükmünü genişlettiği zamanlarda başlayıp yavaş yavaş vuku bulmuş olan. Kalp yanı. Günümüzde bu yana ulaşabilmek için türlü uygulamalara başvuran milyonlarca insan yaşıyor ve bu yanının farkındalığını yitirmiş, materyallere sarılarak hayatına devam etmekte olan da milyonlarca insan.
Bütün bu insanların sevgiyle yaratılmış olduğu fikrinden yola çıkarsak, aslında aradıkları her şeyin yolunun sevgiden geçmekte olduğunu da fark ederiz. Yeryüzündeki bütün yaşam biçimleri, hatta politika, ekonomi gibi Aktüel alanlar da bunlara dâhildir. Einstein gibi bir dâhinin bile yaptığı işi sevmeden aylarca icatlarının başında uykusuz emek vermiş olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Ya da yüzlerce deneyden sonra hiç başarısız olmadığı, sadece başarıya ulaştırmayan yüzlerce yol bulduğu felsefesiyle hayalinden vazgeçmeyen Edison, bu hayali ne kadar çok sevmiştir?
Bizler sevginin en güzel örneğini tarihimizde, önce yeryüzünün en büyük devrimcilerinden biri olan Muhammet Mustafa’da, sonra yakın geçmişimizde Mustafa Kemal’de görmüş insanlarız. Bu nedenle ilkyazımın cümlelerini sizlere kalpten kalbe başlığıyla ulaştırmak istedim. Kalbinize dokunamayıp anlık bir göz deneyimi olacak cümleler kurmak istemem. Anlamanın en güçlü temeli kalpten geçer. Kalp gözümüzü açamadıkça günümüzün sorunlarına bir çare bulmamız mümkün olmaz.
Bu gün Almanya’da hızla üremekte olan bir stres sorunu yaşanıyor, bunun sonucunda oluşan depresyon sorunuysa halkın yüzde altmışlarını kapsamış durumda ve yüzde otuzu ise bunun farkında bile olmadan kendisiyle beraber sürüklüyor yaşamının içerisinde ya da tedavi olmayı reddediyor. Aynı zamanda doğudan gelen insan akımlarının, özellikle savaşlardan kaçanların kendileriyle getirdikleri ve onları ülkenin kültürüyle bütünleştirilmeye çalışılırken incitilen öz değerleri var. Teröristliklerini davranışlarıyla ilan etmiş gurupların yanında bir Pegida gurubu ve bunlara hızla katılmakta olan siviller; yıllar önce fikirleri bile sorulmadan toplatılmış Türk Öğretmenlerimiz ve bunların yerlerini doldurmak için çabalama gücünden her açıdan yoksun olan Anne Babalarımız var…
Bütün bu sorunların kalp ve sevgiyle olan tek alakası, kalp gözümüzle bakmadığımız yerde bizi ısırmayan yılan bizden uzak dursun der geçeriz ve sıramız geldiğinde hayattan alacağımız tek karşılık da kendi tutumuzun bir yansıması olur. Bu tür toplumsal bir kısırdöngüden çıkmak ise asırlar sürebilir.
Yaşamımızda olumlu ya da olumsuz bütün olguların beraberinde, umarım kalp yanımız hep açık olsun ve bütün temaslarımız kalpten kalbe olsun ki attığımız adımları, tuttuğumuz elleri görebilelim.
Sevgiyle kalın.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv