17 Eylül 2017 19:32
-A +A
Remzi UYSAL

HAPİSHANE YAZ ŞENLİĞİ'NDE MAHKÜMLER MORAL BULDU!

Lübeck hapishane avlusunda, bugün (15.9.2017) geleneksel Yaz Şenliği gerçekleşti.

Almanya'nın ağır cezalı mahkümlerin kaldığı ve korunma tedbirleri oldukça yüksek olup, fotoğraf çekmenin dahi yasak olduğu Lübeck hapishanesinde, sadece izin verilen mahkümler bugün Yaz Şenliği'nde aileleri ve ziyaretçileri ile hoşça 4 saati birlikte geçirdiler.

Hapishane kural ve hukukunun seminerlerle verilen eğitimden sonra benim de üyesi olduğum ve mahkümleri toplum hayatına tekrar kazandırmak amaçlı kurulmuş RESO Derneğinin, mahkümlerin bütçelerine katkıda bulunmak amaçlı pasta ve içecek standı kurduğu şenlikde, bugün Schleswig-Holstein havasının güneşli geçmesi, katılanlara, günün tadını yaşattı.

500'ün üzerinde mahkümü olup, 1970'li yıllarda Bader-Meinhof çetesinin de bir süre kaldığı Lübeck hapishanesinden, 90'lı yılların sonlarında bir mahkümün, kendi oluşturduğu bir teknikle tel duvarın üzerinden firar edip, cinayet işlemesi, hapishane duvarlarının yaklaşık bir metre daha yükseltilmesine neden olmuştur.

Yaşları küçük olan Türk mahkümlerin, toplumsal geleneğimizden, isim yerine bana "abi" diye hitap etmeleri, Filistin, Lübnan, Irak ve Tunuslu mahkümlerin de bu hitap deyimini benimsemeleri, geniş avlunun bir ucundan "abiiii" diye yükselen bir sese, Alman arkadaşlarım bana dönüp: "Bak sana sesleniyorlar" diye, beni uyarıyorlardı.

Mahkümlerle, geniş avluda kesintisiz 2 saat attığımız voltalardan sonra, çadırda oturup hoşça ve de ilginç sohbetlerimiz de oldu.

Iraklı genç bir mahküm: "Bugünlerde Irak'ta her gün bombalar patlıyor ve insanlar ölüyor. Oysa 1995 ilâ 2003 yılları arasında sadece 165 bomba patlamıştı" diyor.

Bugün yolumu gözlemiş olan Filistinli mahküm, nışanlısı ile hapishane de imam nikahı kıymak istediğini, bu konuda yardımcı olup bir imam bulmamı rica etti. Ben "gerekli mi?" şeklindeki bir ima'da bulunmuş olmalıyım ki; "bu bir adet" diyerek, bıyık altından bir gülümseme fırlattı.

Ben de: "Peki, yönetim üzerinden bana bu dileğini yazıp gönder" dedim.

Filistinli ile sohbetimiz devam ediyor. Ürdün'deki Filistin kamplarında doğup büyüdüğünü, Ürdün'de 12 Filistin kampının olduğunu, her kampın bir kent büyüklüğünde olup, bugün Ürdün'ü içeriden teslim alacak askeri birliklerinin dahi oluştuğunu, söyleyince, benim anlamlı bakışımdan sonra:
"israil demek, ABD demektir", diyor.

Ve sözlerine devam ediyor: "Babam 1982 yılında Lübnan - İsrail savaşında şehit oldu. O bir savaştı. Ama ben Musevilere karşı değilim. Benim mülteciler konusundaki avukatım bir Musevi ve çok başarılı bir hukukçu. Belki senin de tavsiye edebileceğin birileri olabilir" diyor, avukatının ve de çalıştığı kentin adını anıp, adresini internetten bulabileceğimi söylüyor.

16 yaşında uzun bir hikayesi olan yolculukla, Fransa üzerinden Almanya'ya geldiğini, ilticasının halen 20 yıldır kabul edilmediğini ama geri gönderecekleri bir ülke de bulamadıklarından, iltica davasının halen devam ettiğini söylüyor.

Vedalaşmalar hep buruk oluyor. 2 hafta sonraki konuşma saatimde görüşmek üzre vedalaşıp, avludan, önce mahkümlerin koğuşlarına götürülmesini, biz ziyaretçiler hüzünle seyrediyoruz.

Remzi Uysal

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv