"Müzik derslerini dernekler vermemeli!"

Gazetehamburg'un başlatmış olduğu müzisyen tanıtım serimizde bu hafta bağlama ustası, Almanya devlet sanatçısı Hüseyin Duman çok önemli açıklamalarda bulundu.

Hamburg 24 Şubat 2018 19:13
"Müzik derslerini dernekler vermemeli!"
-A +A


Röpartaj: Zafer ÖZPOLAT/gazetehamburg.com


Gazetehamburg’un başlatmış olduğu müzisyen tanıtım serimizde bu hafta bağlama ustası, Almanya devlet sanatçısı Hüseyin Duman çok önemli açıklamalarda bulundu.

 
Hüseyin Duman kimdir? Sizi tanıyabilir miyiz?
 
“Devlet sanatçısıyım!”
 
Hüseyin Duman 1971’de Kayseri Sarıoğlan’a bağlı iğdeli köyünde doğdu. 1979 yılında Almanya’ya geldim. Elektrikçilik ve tamircilik yaptım. 15 yaşından bu yana bağlama çalıyorum. Bizim köyde Veysel Baba’nın arkadaşlarının ve Aşık Hüseyinlerin yanında büyüdüm. Mesleği bıraktım. Çünkü bağlamama âşıktım. Kendi çabalarımla uğraş verdim. Daha sonra bir grup oluşturdum. Festivallerde ve gecelerde çalmaya başladım. Bir yıl boyunca müzik öğretmeninden ders aldım. Eğitimle beraber 1993 yılına kadar düğünlerde çaldık. Hannover’da müzisyen kardeşim Tanju Duman’la görüştükten sonra Türk Kültür Bakanlığı’na müracaat ettim. Bir testten geçtikten sonra müzik eğitim belgesi aldım. Almanya’da sekiz aylık bir uğraşıdan sonra Almanya devlet sanatçısı unvanını aldım. 2003 yılından bu yana  devlet sanatçısıyım. Bildiklerimi aktarmayı çok seven birisiyimdir. Kendime saklamayı sevmem. Sokaktan geçen birisi yanıma otursa bağlamayı eline verip bir şeyler öğretmeyi isteyen birisiyim. 2007 yılında 7’den 77’ye Umuda Türkü Koro’sunu kurdum. En küçük öğrencim 7 en büyük öğrencim de o zamanlar 70 yaşındaydı. Onun için bu ismi kullandım. Şu anda 85 yaşında bile öğrencim var. Dammtor Parkı’nda 11 yıldır geleneksel açık hava konserleri veriyoruz. Bu konserlerimiz devam edecek.
 
Devlet sanatçısı olarak müziğin neresindesiniz?
 
İnsanın “Müziğin neresindesiniz” sorusunda kendini tarif etmesi biraz zor. Ben eğitmeyi çok seviyorum. Bu işi iyi yaptığımı düşünüyorum. Ben bu işten başka bir şey yapamam. Sorunuza karşılık ben şunu söylerim. Ben müziğin eğitim merkezindeyim.
 
Söz yazıyor musunuz?
 
Yok, onu yapan güzel arkadaşlar var. Onlara bırakmak lazım.
 
Bağlama son günlerde evlere girmeye başladı. Bazı müzisyen arkadaşlar “Evlere bağlamanın girmesinde Alevi derneklerinin özverili çalışması etkili oluyor.” diyorlar. Siz  buna katılıyor musunuz?
 
Bunu hiçbir derneğe bağlamamak lazım. Bazı derneklerin katkısı vardır. Son 20 yıldır bağlama  öyle bir yaygınlaştı ki, hemen hemen her evde var. Türkiye’de son yirmi yıldır gençlerin bağlamaya karşı bir sevgisi var. Bunda Arif Sağ gibi hocalarımızın katkıları var. Bağlamanın ufkunun ne kadar açık olduğunu gençler şimdi daha iyi görüyor. Benim dönemimde gençlere bağlama sevdirmek zordu. Şimdi gençler daha bilinçli öğreniyorlar. Bağlamanın 2500 yıllık bilinen geçmişi vardır. Bağlama ile nelerin yapılacağını gençlere göstermek lazım.
 
 
Hangi sanatçılara sahnede bağlama ile eşlik ettiniz?
 
Evet Hamburg’a gelen bazı sanatçılara bağlamamla eşlik ettim. Rahmetli Nuray Hafiftaş’a  eşlik ettim. İki yıl oluyor. Cevdet Bağca’ya sahnede eşlik ettim.
 
Sizce müzisyen ile sanatçı arasında fark var mıdır?
 
Dışardan bakıldığında farkı görürsün. Müzisyenin misyonu sanatçıdan daha ağırdır. Arkada müzisyen olmadan sanatçı bir şey yapamaz. Hangi eser okunacaksa müzisyen öyle bir çalar ki, o da en güzelini okur. Müzisyen çalamazsa sanatçı güzel okuyamaz.
 
Bağlama nedir? Nasıl tarif edersiniz?
 
Bağlama aşktır, sevgidir. İnsanın en yakın arkadaşıdır. Hüzünlendiğin zaman derdini bağlama ile anlatabilirsin. Psikolojik rahatsızlıklar bağlama ile tedavi edilebilir. Size bir örnek vereyim. Bir Alman aile vardı. Çocuğu okulda çok başarısızdı. Sonder Schule’ye gönderilecekti. Okul müdürü çocuğa müzik tavsiye ediyor. Benim yanıma getirdiler. 7-8 ay birlikte çalıştık. Şimdi okulundan teşekkür belgesi almış. Bağlamanın, müziğin müthiş bir faydası var diyebilirim. Bağlama anlatılmaz, yaşanır.
 
Gençlerimize Türk Halk Müziği’ni nasıl sevdirmeliyiz?
 
Türk Halk Müziği’ni gençlerimiz aslında çok seviyor. Belki dinleyememiş olabilirler. Bizim açık hava konserleri düzenlememizin gayesi gençlere sevdirmek. Her açık hava konserinden sonra öğrenci sayımız artıyor. Ailelerin çocuklarına türkü dinletmelerini bazı türkülerin hikâyelerini dinletmelerini tavsiye ederim. Bağlama ustası arkadaşların geliştireceği güzel projelerde yer almayı istiyorum. Çocuk yuvalarına kadar giderek bağlama çalıyorum. Gençlere sevdirmek lazım.
 
Size göre bir müzisyenin veya sanatçının sahnede ve sahne dışında bir duruşu olmalı mı?
 
Her şeyden önce efendi olmaları lazım. İşine saygılı olmalıdır. Ben bu bağlamayı çok iyi çalıyorum havalarına girmemek lazım.
 
Genç müzisyen arkadaşlara ne tavsiye edersiniz?
 
Çevremizde birçok arkadaşımız var. Türkiye’de paralar verip, albüm yapıyorlar. Bunlara aslında gerek yok. Albümler burada da yapılıyor. Bu işle uğraşan arkadaşlarımız var. Avrupa’da Almanya’da stüdyoları var. “Sesim güzel albüm yapayım, yolum açılır.” demek bence yanlış. Çalışıp kendini en iyi şekilde göstermeleri lazım. Rahmetli Kıvırcık Ali’nin çalıştığı gazinonun odasında yattığı olmuş. Bir albüm yaparak Kıvırcık Ali olmadı. Arif Sağ, Erdal Erzincan bugünlere kolay gelmedi. Çok uğraş verdiler. Bu işi severek, çalışarak yapsınlar zamanla yolları açılır. Bir albüm çıkarmakla yol açılmaz.
 
 Albüm yapmayı düşünüyor musunuz?
 
Hayır düşünmüyorum. Ben kendimi değil öğrencilerimi ön plana çıkarmayı isteyen birisiyim.  Ben her şeyi öğrencilerim yapsın istiyorum. “Bir albüm yapayım, tanısınlar” diye bir beklentim yok.
 
Müzik dünyanızda neyi hedefliyorsunuz?
 
“Kadınlar Günü’nü, beş yüz kadının sahne alacağı bir ortamda kutlamak istiyorum!”
 
Hamburg’da çok sayıda dernek var. Bir projem var. Onun üzerinde çalışıyorum. Bu projemde beş yüz kadınla, müzisyenlerin de kadın olması şartı ile Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü konser ile kutlamak istiyorum. Bu günde her ülkeden farklı kadınlar kendi dillerinde türkü seslendirecekler.
 
Başka bir projeniz var mı?
 
Evet var. Müzik okulu projem var. Arkadaşlar kızıyorlar. Belki yine kızacaklar. Dernekler müzik eğitimi dersi vermesinler. Müzik eğitimi dersinin, müzik okulları çatısı altında verilmesinden yanayım. Benim öğrencilerim var. Davul zurna çalmak istiyor. Ama davul zurna öğretme imkânımız yok. Kapalı bir yerde dernekte nasıl çalacak? Ormanda ya da köyde çalarak öğreniyorlar. Davul zurnasından, kemençesinden, bağlamasından ve kemanından tutun hepsi bir okul çatısı altında verilmelidir. Bir yer göstersinler ben işçiliğini yaparım.
 
Siz müzik derslerinin dernekten alınmasını istiyorsunuz. Bağlama dersleri veren Alevi dernekleri buna tepki göstermezler mi?
 
Elbette göstereceklerdir. Müzik evrenseldir. Beni arıyorlar, “Öğrenciler diyor ki, biz kursa gelmek istiyoruz, orası Alevi derneği mi?” Hayır bulunduğum dernek Alevi derneği değil. Olsa  ne olur?
ama  Acabalar çok oluyor. Herhangi bir derneğe üye olan, oranın nasıl bir dernek olduğunu biliyor. Çocuğunu oraya götürüyor. O derneği bilmeyenlere nasıl bağlama öğreteceksin? Bence müzik, derneklerin dışında olmalıdır.
Alevi derneklerinde bağlama bir kültür. Alevi derneğinin kendi kültürünü öğretmesi doğal değil midir?

O derneklerde eğitmenlik yapanlara okul çatısında bir oda verirsin. O çatı altında gelir ders verir. Tabii ki, Alevi dernekleri kültürünü öğretsin. Ama ders eğitimini vermesinden yana değilim. Bakın hiçbir dernek öğrencisine sertifika veremiyor. Ama ben verebiliyorum. Okul çatısında bunu verirsin. Ama dernek veremez. Şu anda benim burada bağlama kursları var. Burası bir okul olsa çalışmalar, faaliyetler başka olur. Bu imkân Hamburg’da var. Derneklerin bu fikre sahip çıkması lazım. Alevi derneklerinde tabii ki, bağlama çalınacak. Ama ders eğitimi verilmemeli. Okul çatısı altında verilmelidir. Kemençe dersi isteyen çok ama bunu veremiyoruz. Keman eğitimi istiyorlar, kurs veremiyoruz. Okul çatısı altında verilir. Müziği bilimsel çatı altında toplamak lazım.
 

Size bağlama öğrenmek için gelen gençlere, nasıl bir eğitim veriyorsunuz?
 
Gençler bize geldiğinde ailesi ile geliyor. Ya anne ya da baba çocuğunun bağlama çalmasını istiyor. Ben anne ve babayı çocuktan ayırır, çocukla yüz yüze konuşurum. O istek anneden mi yoksa babadan mı geliyor, onu çocukta görüyorum. Boşuna enerjimi harcamak istemem. Çocuk, sevdiği şeyleri çalarak aşama aşama altyapıyı aldıktan sonra diğer çalışmalarımıza geçiyoruz. Kursta bir şeyler öğrenir. Ama evde bir saat her gün çalışma yapmalı. Evde emek verip severek çalışması lazım.
 
 
 
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

CHP'nin başına kim gelmeli

CHP'nin başına kim gelmeli

  • Kemal Kılıçdaroğlu : 1 Oy (%6)

  • Muharrem ince : 17 Oy (%94)

Duyurular
Arşiv