“Halk ozanlarının amacı bilgili müzisyenler yetiştirmektir.”

Gazetehamburg haber sitemizin müzisyen tanıtım köşemizde bu hafta Aşık Seyit Meftuni’nin oğlu, müzik dünyasına birçok genç isim kazandıran bağlama ustası Ozan Ali Temiz.

Magazin 28 Mart 2018 20:34
“Halk ozanlarının amacı bilgili müzisyenler yetiştirmektir.”
-A +A


Röportaj: Zafer ÖZPOLAT/gazetehamburg.com

Gazetehamburg haber sitemizin müzisyen tanıtım köşemizde bu hafta Aşık Seyit Meftuni’nin oğlu, müzik dünyasına birçok genç isim kazandıran bağlama ustası Ozan Ali Temiz.
 
Ali Temiz kimdir? Sizi tanıyabilir miyiz?
 
Ali Temiz 1965 yılında Malatya’nın Arguvan ilçesinin Kuyudere köyünde dünyaya gelen bir halk ozanıdır.
 
‘Aşık Seyit Meftuni’nin oğluyum.’
 
Müziğe ne zaman başladınız?
 
Müzik/ müzisyenlik dedemden babama, babamdan bana miras kaldı. Beş yaşında babamın bağlamasıyla müziğe başladım. Babam 1920 doğumlu İbrahim Mamo Temiz, diğer bir adıyla Aşık Seyit Meftuni’dir.
 
Kendinizi müziğin neresinde görüyorsunuz?
 
Müzik çok evrensel bir kavramdır. Ben müziğin içerisinde kendimi hiç olarak görüyorum. Müzik o kadar çok büyük bir derya ki bilimsel olarak yaklaştığın zaman müziği biliyorum diyebilmek, notayı biliyorum diyebilmek, enstrümana hâkim olabilmek, sesine hâkim olabilmek yeterli değildir. Karakter, paylaşım, üretim, derleme hepsi içinde bir bütün olarak görürsek ben müziğin içinde, savaşçı insanların yanında kendimi devede kulak görüyorum.
 
Size göre müzik nedir?
 
Bana göre müzik bir paylaşımdır. Dünya güzelliğidir. Yaşamın, ruhun eşdeğeridir. Dünyayı tamamlayan, insanın karakterini, kişiliğini, yaşam şartlarını kolaylaştıran ve ona destek sunan en güzel yaptığımız işlerden biridir.
 
Birçok öğrencinizi müziğe kazandırdınız. Müzik dünyasında bundan sonraki hedefiniz nedir?
 
Halk ozanlarının amacı bilgili öğrenciler yetiştirmektir. En büyük hedefim doğru insanları doğru yere ulaştırmaktır. Müzik doğrultusunda müzik kültürünü vererek tek elde paylaşımcı, dürüst, bilgili, müziğe yararlı gençleri yetiştirmek istiyorum. Bilinçli müzik yapan gençler yetiştirmek…
 
Bir ozan olarak sana göre bağlama nedir?
 
Bağlama Orta Asya’ya baktığın zaman bir savaş kurtaran alet. Bizim Alevi kültürüne baktığınız zaman telli kuran, televizyonun, yazının bulunmadığı o dönemlere baktığınız zaman bir haberleşme aracı, bir dertleşme aracı, Sümerler dönemine baktığımızda bağlama çalmayana kız vermezlermiş. Savaşa giderken öne bağlama çalan kişiyi koyarlarmış, ok atmasınlar diye. Gezginci halk ozanları varmış; bağlamayı kullanarak barışçıl çok işler yapmışlar. Bağlamayı çok evrensel bir yerde görüyorum. Toplumun aynasıdır.
 
Genelde müzisyen arkadaşlarımıza sorduğum soruyu size de sorayım. Bağlama evlere daha çok girmeye başladı. Bazı bağlama ustaları bunu Alevi derneklerinin çalışmalarına bağlarken, bazı bağlama ustaları ise bağlamanın evlere girmesini Alevi derneklerine bağlanmaması gerektiğini söylüyorlar. Size göre nedir?
 
1960’lı yıllara baktığımız zaman Türkiye’de Ankara’da bir tane konservatuar kuruluyor. 1980’li yıllardan sonra yavaş yavaş büyük şehirlerde yayılıyor. Teknik açıdan bu durum bağlamada geri kaldığımız anlamına geliyor. Geçmiş zamanımıza baktığımızda bir Hasret Gültekin gerçeği var. Arif Sağ gerçeği var. Dönem içerisinde konservatuarlar geliştikçe, radyo programları geliştikçe, 1986 yılına baktığımızda, Çetin Akdeniz gerçeği çıktı. Onlar toplumu daha çok etkiledi. Daha sonra Erdal Erzincan çıktı. Hasret Gültekin ve Arif Sağ’dan aldığı bayrağı halen taşıyor. Gençlerimiz de bilimsel olarak müzikte geliştikleri için, müziği genel anlamda çok iyi yaydıkları için, halk bilinçlendiği için bugün bağlama evlere daha çok girdi. Alevi dernekleri katkıda bulunmuştur. Ama her Alevi derneğinde ders veren öğretmenler konservatuar mezunu değil ki… Kurumsal olarak görev yapmak, müzik bağlamında onu ileriye götürmek anlamına gelmez. Ben ona katılmıyorum. Arif Sağ, Yavuz Top, Erdal Erzincan gibi hocalarımızın daha çok bağlamayı evrensel boyuta taşımaları, bağlamayı iyi tanıtmaları en büyük etkendir. Gençlerimiz bu hocalarımızla bağlamayı sevdiler.
 
Bağlama Ustası Hüseyin Duman hocamız müzik derslerinin derneklerden alınıp bir okul çatısı altında verilmesinin daha doğru olacağını söyledi. Siz bu konuda ne dersiniz?
 
Bağlama olarak düşünürsek bağlama kimsenin malı değil, evrensel olarak düşünürsek bu düşünceye katılıyorum. Bağlamanın müzik kalitesini dünyaya duyurmak istiyorsak konservatuar gibi okulların sayısını çoğaltmak lazım. Alevi derneği diyelim ne yapar? Örneğin üyelerinin çocuklarına bağlama öğretilmesi için imkân sunar, bağlama öğrenenler bir gün gelir, iki gün gelir... Nota olmadan doğaçlama olarak bir arada müzik öğrenmelerine vesile olabilirler. Eğer bağlamayı profesyonel olarak evrensel boyuta taşımak istiyorsak gerçek anlamda bir okul çatısı altında verilmeli düşüncesine katılmamak elde değil. Alevi derneklerinde ders veren birçok hocamız yetersiz. Nota bilen insan sayımız maalesef çok az. Kaliteli eğitim vermek de zor. Ben bağlamayı evrensel olarak düşündüğümde bazı derneklerde yetersiz hocalar nezdinde verilen dersleri yeterli bulmam mümkün değil. Bunu aşmak lazım.
 

Müzisyen ile sanatçı arasında bir fark var mıdır?
 
Tabii var. Çoban bile müzisyendir. Koyunlarını otlatırken bir ıslık çalması, kaval çalması, doğaçlama yapması bir müzisyenliktir. Genel anlamda dünya bile ses çıkartıyor. Rüzgârın sesi tabiatın güzel sesleri… Sanatçı dediğimizde, bunun kriteri çok katmanlıdır. Sabit bir duruşu, karakteri, paylaşımcı, kendini aşmış, notaya hâkim, kendinden sonra iz bırakmış kişilere sanatçı diyebilirim.
 
Ali Temiz olarak müzik çevrenize, arkadaşlarınıza bir mesajınız var mı?
 
Kendi örf ve âdetlerinden, kendi geleneklerinden kopmadan, geçmişini araştırarak müzik çalışmalarını ileriye taşımak için devamlı geliştirsinler. Halk müziği müthiş bir deryadır. Geçlere tavsiyem araştırmacı, öğretici, alçakgönüllü olarak müzik çalışmalarını ilerletmelerini arzuluyorum. Üretken olsunlar. Soyut kavramlar üzerinde durmasınlar...
 
 
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

CHP'nin başına kim gelmeli

CHP'nin başına kim gelmeli

  • Kemal Kılıçdaroğlu : 0 Oy (%0)

  • Muharrem ince : 3 Oy (%100)

Duyurular
Arşiv